Bu sabah başka bir sabahtı artık./ * Hospital Playlist

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Gündüz gelecek ve doğru olanı yapacağım…”

Yalan, yılan olmuş koynumda! “Peki…” demek “Artık savaşacak bir şey bulamıyorum” demektir biraz da… Uğruna yapılacakları da tükettin bu sözünle… “Seçeneklerimi kullanıyorum şimdi, sen az biraz bekle” gibidir yaptığın, aşkta bunu diyemezsin! Ya dürüstsün ya da değil. Doğru; gebelik gibidir. Birazı olmaz! Bunu da bir yere yaz, sevdiğim.

Tek kandırdığın kendinsindir aslında… Ve daima oyunlar oynayamazsın. Kulislerin vardır; kendinle kaldığın. Gerçeğin ile… Sahne de esas kız olmama değil lafım. Kabulumdün. Tek şartım vardı: kulisinde dizinin dibinde de ben olacaktım!

Bu sabah başka bir sabah artık. Tek başınasın! Yol uzun, yol kalabalık. Şu bir kaç gün geçsin, iyileşsin yaralarım. Yine seninle olacak dualarım… Can çekişen ruhunun ölmesine izin veriyorum bu sefer. Yüreğimde o son nefesini ver, yeter! Sonsuza dek yerindir; kalbimde ki mezar… Ve benim o kabre getirecek çiçeklerim; hep olacaklar. Rahat uyu yar!

Aldatmak ne zaman öldürür? Ve aldatan kimi öldürmüştür? Bir kaş gün yasımı tutar çıkarım bu matemden.

Bil ki asıl o yılan, seni yok etti. Der kapatırım sana çıkan tali yolları da… Sabah ola hayrola!

Edit: Tamam konuyu kapattım. Önümüzde ki maçlara bakalım. Anlayışınız için de teşekkürler ayrıca! 😉

*Aslı nın Dizi Önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Hospital Playlist : Aslında bir serinin 2.sezonu aynı zamanda ama lansman iki şekilde yapılmış. Yarın da ilk sezona ait bilgiler vereyim dedim. Bu yılın yayını ve 12 bölümlük Medikal Dram/Komedi ve afişten de anlaşıldığı üzere Kore yapımı, Netflix de yayında. Konusu: Fakülteden beri arkadaş beş doktorun hikayesini anlatıyor. Kesinlikle şans verilmesi gereken bir dizi, hadi seyredelim! Yılansız yalansız.. 😉

*Aslı nın Dizi Önerisi…

Aslında ben herkese susmam, sustuklarım bana özeldir… Çünkü bilirim ki…! Sevmenin de sövmenin de, edepli olanı güzeldir…

Bedirhan Almas …

Bir engereğe avucunuzdan yemek yemeyi öğretebilirsiniz ama ısırma arzusu içinden söküp alamazsınız.

Madeline Miller…

Bugün iki söz arka arkaya!

Küheylan’a…

Artık senden gelecek bir cevaba tutunamayacaklar!

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Ama bu üstesinden gelmem gereken bir şey…”

Seni umursamamayı nasıl öğrenebilirim, bilmiyorum. Bu replik dolu videoda söylenen gibi; Bir insanı sevmek demek onu incitmektense ölmeyi tercih etmektir; diyor… Neyse bu üstesinden gelmem gereken bir şey, hepsi bu!

Dün çok üzücü ve çok sevindirici iki haber aldım. En doğal haliyle paylaşmak istedim. Olmadı. Ve en çok da bu beni düşündürttü. Bu kadar yakın olmadıysak eğer bu anlama tutunmak artık bana uzak, sana uzak ve yabancı olmak; değil mi?

Tebrikler! İncitme şampiyonluğunu yine sen kazandın! Oysa ben, umursamamayı senden öğrenebilirim sanmıştım. Bu da olmadı.

Bir andır ya kırılma noktası! O çıt sesi… Tüm iç ve dış sesleri bastıran minicik gürültüsüz bir hışırtı gibidir… Yankısı, evreni yıkan koca bir uğultuya dönüşür. Yer küre yarılır, faylar kayar ve ayak parmağımın ucunda başlayan devasa bir uçuruma açılır gibi.

Ve… Sana gidecek bir kıpırtım bile kalmadı. Tuttum nefesimi; en ufak bir titreşim ile beni de içine çekecek kadar muazzam o boşluğa düşmemek için… Sadece yutkundum!

Bu sabah, yavaşça adımımı geri çekerek oturdum ve düşündüm. Ancak ölümünün açabileceği bu imkansızlığı ve çaresizliği iz`an edemedim aklıma. Anlamını yitiren tüm kelimeler ve anları gördüm, uçuşuyorlardı. Tıpkı esen kuvvetli bir rüzgarda savrulan bir tomar kağıt gibi… Aidiyetleri tüketilmiş, özgürce! Bir otistik gibi büyülenmiş seyrettim atmosferde dolanmalarını… Öylece…

Bir süre sonra, mevcudiyetimle huzur kaldı. Bir de zihnimde de kanatlanan sorular; ki artık senden gelecek bir cevaba tutunamayacaklar!

Israrla görmeyi reddettiğim, kulaklarımı tıkayıp duymaktan kaçındıklarımı ve yüreğimin fısıltılarından es geçtiklerimi çıkarıyorum çekmece altlarından. Gerçeği dönüştürme gücümün beta sürümünü geri çekiyorum piyasımızdan! Çünkü ben like lamayan, geri bildirime katılmayan, senkronize olamayan ve takip ettiğinin bile farkına varamadığım takipçiden; hiç bir şey anlamıyorum!

Anladıklarımın önünde de saygıyla eğiliyorum, dürüstçe. Algılayana; bir kapı açmak; burada yaptığım. Okuyana, perdeyi aralayıp günü göstermek. Düşünene, yaşamsal ekipman konusunda ihtiyacını hatırlatmak. Ve en çok, yalnızlığın da paylaşılabilir olduğunu bildirmek!

Bugünde böyle olsun; düşünen ve zamana ihtiyaç duyanlara boşluklar, seçimler versin. Ve fakat daima ilk sorunun cevabı “BEN” olmalı, kendinizi ıskalamadan; yaşamanın prensibi kendimizden geçer çünkü. Ve elbette en son soru da; cevabı “EVREN”e bırakmalı. Ve ötesini zaman halleder, nasıl olacak ise o seçenekle!

Bu gün dizi mizi yok. Eskileri karıştırın, bulursanız seyredin, bulamazsanız da açın pencereyi gökyüzünü izleyin. Algınız bol olsun!

Aslı nın Seçimi…

Belkide hayat, yanlış anlayınca güzeldi…. Sadece yanlış anlayınca.. __Ama her şeyi…..

Hakan Günday

Belki de ….

Küheylan’a…

Bu gece içimden sadece susmak geliyor…/ *The Letter for the King

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Ve dün dua etmeye çalıştım ama ne diyeceğimi bilmiyordum!”

Attım havluyu! Ardından paspası, kilimi, mektupları, börtü böceği…Ya sen bu oyunun mızıkçısısın ya da yanlış oyunda rol kapıverdin.

Demem o ki; bu el benden “Pas!”

Sabah çok erken uyandım ama kalkmadım yataktan… Kahvaltımı da burada yaptım ki genelde kahve altı pek yapmam. Gökyüzüne baktım çokça… Bembeyaz bulutlara… Klavyeyi de taşıdım yatağa…

Kırk kere “Amin!” deyince de olmazmış olmayan… Oysa ki ben, kırkbir kerenin “Maşallah!”ına takılmışım buradan!

Bu gece içimden sadece susmak geliyor…

*Aslı nın Dizi Önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

The Letter for the King : Mart ayında yayına giren dizi 6 bölümlük. Şövalye efsanesi olan De brief voor de Koning adlı Hollandalı yazar  Tonke Dragt tarafından yazılan romanın uyarlamasıdır. Müzikal, film olarak da uyarlanan kitap, bir çok dile çevrilmiştir. Kralı korumaya yemin etmiş bir delikanlıyı konu alır. Hafta sonu izlemelik!

*Aslı nın Dizi Önerisi…

Senin sessizliğini anlamayan, muhtemelen senin sözlerini de anlamaz.

Elbert Hubbard….

Bence sen, hiç okumaya da çalışma…

Küheylan’a…

Olası ki; senin elin, benim eli hayli hayli sever…/ *

Aslı nın Müzik Seçimi…

FuzzyLogic Aşkın keşfi ile içimde ki kadınlar…

İçimde binlerce kadın var. Bir birinden farklı yaşayan… Bir birlerinden farklı hayalleri olan… Biri birlerinden farklı duygulara savrulan… Ki bir birlerini bile daha tam tanış olamayan!

Biri, başına buyruk! Gerçeği ile hayalini bile ayırt edemeyecek kadar bulanık mantıkla… Kendine aşık. Yaşama aşık. Yürümeyi, yürüyüp gitmeyi bir meziyet sayan… Uçmayı, konmayı ve rüzgarı, bulutları seven! Ve hep sağ omzuma dokunup “Hadi, gelsene… Su çok güzel!” diyen.

Bir diğeri, sadakatle değerlenen… Kök salmaya, durmaya inanan! Tüm gücünü, olduğu yerde yeşillenmeye adayan. Güzele, gelene kucak açan… Sana aşık. Bize aşk kuşatan. Dualarla olduran. Saran, sarmalayan! Bilge baykuş misali seyreden, söz eden, dinleyen! Zihnime fısıldayıp en alçak sesiyle “Kal, ölene dek burada kal!” diyen.

Bir ötekisi, hesap kitap kadını! Bilgiye susamış, öğrenmeye aç. Kavramak, anlamlandırmak ve sonuç ile yeni verilere coşkuyla tekrar baştan başlamaya inanan. Hiç sıkılmadan, sızlanmadan sonuçlar çıkaran… Sonuçlara aşık. Burnunu uzatıp havayı koklar gibi her yeni veriye el çırpan. “A, bu nedir? Nasıl? Niçin? Anlatsana…” diye sorulara boğan… Sorular soran… Cevaplar arayan, bulan!

Bir farklısı, evin delisi gibi… Geçmişi ölçüp biçen. Eski elbiseden yani bluzlar diken. Dünden alıp yarına çeviren… Seyreden… Aşka aşık! Her gördüğüne inan. Her duyduğuna şaşıran. “Bu çok değerli! Yeniden başla!” deyip sahip olduklarımı güncelleyerek asla vazgeçmeyen. Hiç eskimeyen, hep yenileyen… Yenideni seven!

…..

Yani tüm bu kadınları bu bedene sıkıştırmak güç. İçeride kavga çıkarıyorlar. Sorunlara neden oluyorlar. Her seferinde ben, ortayı bulmakta zorlanıyorum. Benim dışımda, bu bende ki kadınların dışında, bambaşka birine, o birinin dizine, saçımı okşayıp “Hepsini yatıştırmaya gerek yok, sıraya koy. Bugün kim olmak istiyorsan, kim baskınsa diğerlerinden; onunla başla güne. Ve kim olursan ol seni daima seveceğim. Daima senin yanında olacağım, endişelenme!” demesine ihtiyacım var: Beni, tüm kadın hallerimi kabul edecek birine: Sana!

Kesinlik ve hiçlik arasında sonsuz olasılıklar ile miniminnacık bir ihtimalin bile büsbüyük olma olasılığının kesinlik gözüyle bakılan diğer ihtimal karşısında olan eşitliğine! (Mantığın babası Aristoteles savunması; kesinliktir. Ya o ya bu. Net!)

Oysa hayat böyle değil, kadın hele hiç değil; olasılıklar sonsuz ve o minik ihtimalleri bir kenara koyamam ki… O ufacık belkinin de en az kesinlik gözüyle bakılan muhtemelle gerçekleşme oranının yarı yarıya olduğunu savunurum. Bulanık Mantık/FuzzyLogic “Her şey Mümkün!”cüler burada mı? Tamam, Bu tezi savunan Zadeh sayesinde akıllı makinelerimiz ve mutlu kadınlarımız var! Evet aslında kadın zihni, Bulanık Mantık ile çalışır, erkek zihni geleneksel mantık ile desek ayrımı hemen anlayabiliriz. İki değerli akademik makale linkini meraklısına bırakıverdim. Demek ki neymiş; Yenisi ispat edilene kadar, ispatlanmış teze; bilgi diyoruz! Yani çok takılmayın bilgiye, bilime. Bilin ama takılmayın demek daha doğrusu olur bence de! Her şey olası.

Olası ki, senin elin benim eli hayli hayli sever…

*Aslı nın Dizi Önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Warrior Nun : Yine bu yıla ait Temmuz da yayına giren tek sezonluk, 10 bölümlük, fantezi/dram/bilim kurgu aslında Ben Dunn tarafında yaratılan Warrior Nun Areala adlı çizgi romandan uyarlama bir dizi. Savaşçı Rahibe adı ile Türkçe alt yazılı Netflix de izlenebilir. Müthiş bir kurgu ve fanatizm! Yetimhaneden tetraplejik olarak kiliseye, yetimhane rahibeleri tarafından ölmeye terk edilirken; 19 yaşında yetim genç kız, sırtına gömülen bir sihir ile dünyada ki şeytanlarla savaşan rahibelerin tılsımı olarak felçli halinden, insan üstü güçler ile uyanan bir savaşçı olarak yeni bir hayata başlar. Meraklısına çizer/yaratıcı, kitap ve tetrapleji ile ilgili linkler bıraktım. Hem onları oku, hem diziyi seyret; seveceksin! Keyifli izlemeler!

*Aslı nın Dizi Önerisi…

Ve sukût … Tefekküre duran derviş gibi narin; Sızı ince; Yara derin …

Celalettin Rumi den…

Sus pus oyunu gibi mahcubiyete varan…

Küheylan’a…

Kaybolduğum günlerde beni bulsan ya!/ *Kalifat

Aslı nın Müzik Seçimi…

“En büyük iş yaşamayı bilmektir!”

Dünden beri göğüs kafesimin üzerine bir öküz oturdu, ne yapsam kalkmıyor. Şimdi senden yazıyı okumayı durdurup, video tam ekran açıp; önce akan hikayeyi okumanı ve ardından şarkıyı dinlemeni istiyorum.

İşte böyle…

Dünden arta kalan nem ve sıcak bugüne serinliğini bırakmış en azından… İnsan bazen yalnızdır bazen de yalnız hisseder ya; neden? Neden bazı günler coşkum ile kahve içerken güne başlarız da bazı günler kanepenin altı, sandıklar, raflar; nereye baksak bulamayız o sevinci.

İşte o gün; bu gün!

Sanırım ben zihnimle fazla meşgul olunca uzaklara sürüklendim. Ruhsuz kalakaldım günde… Sanırım ben, bugün sadece ruhumun beni bulmasını bekleyeceğim, şurada, bu köşede!

İşte böyle günlerde en çok ihtiyaç duyuyorum; sevgiye… Ağır gelen başımı bir dize devirmeye… “Her şey çok güzel olacak! Olmazsa da ben yanındayım.” diyene… Tek tesellisi sunduğu sevgi olana…

Kaybolduğum günlerde beni bulsan ya!

Edit: Yasemin çayına saklanmış hınzır, buldum yaşam sevincimi: kendimdeyim, kendimleyim, merkezimde! Yasemin çayının faydaları hakkında linke tıkla, sen de bedenine ve ruhuna sağlık getir, yaşama bağlan… Keyifle!

*Aslı nın Dizi Önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Kalifat (Caliphate): Bu yıl yayınlanan dram gerilim tarzında ki dizi, İsveç yapımı. 8 bölümlük, yine kadına vurgu yapan yapım İsveç de izlenme rekorları kırmış. Şu kadına ve kadının mevcudiyetine yapılan eziyet halen yaşanmakta; kendisi gibi olmayanı dışlama, ötekileştirme zihniyetine Korona bile pes dedi, bence! Neyse, Stresli izlemeler diyeyim bari!

*Aslı nın Dizi Önerisi…

Söyleyecek söz bulamıyorum, ne yapayım. Öyle bir sessizlik çöktü ki, bu sessizliğin içine seslenemiyor insan.

Franz Kafka…

Sessizlik, kendi kendine sohbeti açıyor…

Küheylan’a…

Acı çikolatayı bana çok gördün/ *White Lines

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Seni, sanki acıyı hiç hissetmemişsin gibi seveceğim…”

Bazen ümidim, güneş ile sağımda ki ağaç kaplı dağın ardına el ele gider… Geri geleceğine emin olsam da bu birlikte kayboluş gücüme gider. Ki gücüm de onlarla beraber arkalarından koşarak gider.

Bu mu yani? diye bakakalırım. Omzumu silker, son bitki çayım için su kaynatırım. Oturur klavye başına yazımı yazarım. Acıyı hiç hissetmemişim gibi beni sevdiğine inandırılmışların huzuru ve ürkekliği ile…

Avunamam elbette, 7 Temmuz Dünya Çikolata Günü olarak kutlanırken hem de! 1550 de Avrupa ya getirilen ve içecek olarak manastırlarda ikram edilen bitter çok iyi bir antioksidanken, aslında. Kakao ağacının tohumu fermente edilip, kurutulup, kavrulur ve elde edilen sıvıya kakao likörü denmişken, önce. Serotonin ve dopamin seviyelerinde artış ile mutluluk veren çikolatayı bitter olarak tüketmek kalp sağlığı için de uygun bulunanlardanken, bilgine. Meraklısına da linkler bıraktım; bak, incele.

Bir kutlama, bir acı çikolatayı bana çok gördün ya… Sabaha İstanbul a güneş yok. Fırtına, sağanak yağış belki seni kendine ardından da beni sana getirsin. Geldiğimde çikolatamı Bitter Damak olarak hazır edesin; sakın ola ha!

*Aslı nın Dizi Önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

White Lines : Bu yıl mayıs ayında yayına başlayan ve 10 bölümlük dizi türü; dram, mistik ve gerilimdir. İngiliz İspanyol ortak yapımı serinin orjinal dili de hem İngilizce hem İspanyolca doğal olarak. Konusu, isminden de anlaşıldığı üzere kokain ile bağlantılı ama nasıl? 20 yıl önce İbiza adasında Dj lik yapan kardeşinin ölümünü araştırırken kendini bulan abla ve ailesiyle ilgili… İlginç bir yapım, bence izlenmeye değer.

*Aslı nın Dizi Önerisi…

Zambağın kendi yarınına kapanışı gibi, gün de bizim üzerimize kapanıyor.

Halil Cibran…

Sesini duyamadık bari harflerini okuyaydık! Acı çikolatayı unutmadım ki…

Küheylan’a…

Bu durum bir ilk!/ *Medical Police

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Beni öğrenme coşkumla baş başa bırakın!”

Gerçekten de bazı anlar sonsuza dek sürüyor; bitse bile ve hayatın anlamını o anlar oluşturuyor! Bu ay tutulması beni fena yutuyor…

Kafamın içinde artık etiketlemediğim o kadar çok şey var ki… Anlamlandıramadan hızlı geçip gidiyorlar. Takılmıyorum, işin tuhafı… Ya da hızım bu serinin çabukluğuna yetişemiyor artık.

Huzursuzum ama mutsuz değil… Üstelik beklediğim, olsun diye delirdiğim şeyler de yok. Olacak olanın olmasını beklemek olabilir tabii… Olmayanı oldurmaya çalışan yanım; devre dışı: Bu durum bir ilk!

Küheylan duysa; basardı kahkahayı! Çünkü yaşadığım ve bana sevinç veren her şey bana göre ilk; bir sebepten dolayı ilk işte… Sanırım bana bu konuda da inanmıyor. Ve fakat ilk olmasa neden ısrar edeyim ki…

“De ja vu” hiç yaşamadığın bir şeyin sanki yaşanmış hissi vermesine deniyor, bildiğin gibi… “jamais vu” da aynı şeyleri (durum, insan, olay) yaşamış olmana rağmen, tekrar yaşadığında ilk kez yaşıyormuş gibi hissetmeye deniyor.

Sebebine gelince bellek ile ilgili gecikmeden kaynaklandığını yazmış nörologlar… Yorulan zihnin bu şekilde algı hataları yapmasının normalliğine de dem vurmuşlar.

Yani belki de zihnimi, şu ay tutulması uyku moduna aldığından dolayı tuhaflaşmışımdır… Düşünsene; iki yaşında bir kız çocuğunun ilk defa kedi gördüğünde ellerini sevinçle çırpıp heyecanlanması gibi coşkulu ve şaşkın biri ile olduğunu! “Bu bir ilk!” deyip durduğunu senelerdir… Hmmm…

Tevekkelli değil, küheylanın başını, ara sıra çayırlara, dağlara vurması!

(Bıraktığım linklere de bak istersen!)

Edit: Ben iyileşmesem, böyle kalsam; olmaz mı?

*Aslı nın Dizi Önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Medical Police : Bu yıl yayına giren Komedi türünde ki dizi 10 bölümlük. Vakit geçirmek için izlenebilecek seride iki doktorun hükümette ajan olarak çalışmak durumunda kaldıkları saçma sapan olaylar sonucunda yine epey hafife almalı komplo teorisi çözmeye uğraşmalarıyla sürer gider. Bir bak, kafa dağıtmalık olarak izlenebilir.

*Aslı nın Dizi Önerisi…

İki seçeneğin var; ya kal, ya gitme!

Özdemir Asaf…

Ve seçim için iki dakikan var!

Küheylan’a…

Sadece yağmur yağdığında değil…/ *Locke & Key

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Şemsiyemin altında durabilirsin!”

Ben sadece yağmur yağdığında değil, güneşli havalarda, bu yaz sıcağında, karda, baharda, gece ve gündüz gelmek istiyorum… Hatta hiç gitmemek…

Bu romantik iç dileğin gerçekleştiğini hayal edince de ürküyorum; birbirimizi öldürmeden yaşama şansımız olabilir mi diye? Gülme…

Ayağımın takılıp kendi kör kuyularıma düştüğümü biliyorsun… Senin de saklandığın; sanırım resetlendiğin gölgelerin var olduğunu ben biliyorum. Acaba diyorum; bu durumları senkronize hale getirmek mümkün mü? “Bir, iki, üç” deyip aynı anda, aynı yağmurda ıslanıp ya da aynı şemsiyeyi kullanmamız olası mı?

Şemsiyenin tarihçesine bir göz atalım gel: Şemsiye ilk kez Mısır da MÖ; güneşten korunmak için kullanılmaya başlanmış. Sonra Roma da aksesuar ve güneş koruması olarak değerlendirilmiş olsa da, Çin de nihayet yağmur için; kağıt şemsiyelerin kağıdı reçine ile kaplamak sureti ile tarihte ki yoluna devam etmiş Şemsiye; Avrupa ya 1700 lerde aristokratlar için gelmiş. Ötesi malum!

Dünyanın en değerli veya en pahalı şemsiyeleri konusunda Fatih Altaylı sitesinde epey uzunca anlatmış, meraklısına link bırakayım da okusun! İlk tavsiye Brigg marka (markanın satış mağazası linkine tıkla da bak istersen): Yazılarımızın, yaz ortası yazılması tek ortak noktamız olsunmuş, Fatih A. ile! Bir başka link, bir başka blogda: Şemsiye Tarihçesi! ni tıklayacak çok meraklısı için bıraktım…

Çatı ve şemsiye; barınırken ve dolanırken, gökten gelenlerden korunmamızı sağlar; en basit anlatım ile ifade edersem. Yani demem o ki, aynı anda bunların altında olsak ya!

*Aslı nın Dizi Önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Locke & Key : Bu yıl yayınlanan, tek sezonluk ve 10 bölümlük dizi, aynı adı taşıyan Joe Hill tarafından yazılan bir çizgi roman uyarlamasıdır. Bilim Kurgu, fantastik ve korku tarzındadır. Konusu; babaları kötü bir şekilde öldürülen üç kardeş anneleri ile büyük babalarının evine yerleşirler. Buldukları anahtarlar ile gizli kapılar açarken anahtarları ele geçirmeye çalışan kötü ruhlar çocuklara musallat olur… Yani korkudan sıçraması bol bir dizi! Bol çığlıklı izlemeler… (Meraklılara Çizgi Roman ve Yazar linki bırakarak..)

*Aslı nın Dizi Önerisi…

Ben, senin için ‘belkiydim’. Sen benim için ‘keşke’. ‘Belki’ seviyordur diye ‘Keşke’lerim ısrarcı bu gece…

– Yılmaz Erdoğan…

Gündüzden bir kenara koyalım; şu Keşke’leri ve Belki’leri!

Küheylan’a…

Dizgin vurulamayan atın gitmesine izin ver./ *Into the Night

Aslı nın Mizik Seçimi…

“Bazen birinin gitmesine izin vermek daha iyidir!”

Sakin ve huzurlu bir gündü. Temmuz günlerine akmak sıcak ve nem verir İstanbul`a. Klimayla serinlemek için kumandanın tuşuna basmak yeterli olur bizim için ama… Dur bakayım nedir bu klima!

Çin İmparatorları, 2.yüzyılda saraylarında kurdukları ve su ile dönebilen dev pervaneler sayesinde serinlemeye başardılarsa da elektriğin icadından sonra Makine Mühendisi Willis H. Carrier, mezuniyetinin 1.yılında 1900 yılların başında klimanın dedesini icat eder. Hikaye sisli tren istasyonu ile başlar. Havada ki sis için nemi kurutmak fikri ile adını tarihe geçmiş olur. Patent adı bu genç mühendise ait olsa da, evlerimize gelene dek bir çok teknik bilim insanı katkıda bulunur ve şimdi ısı, nem, sirkülasyon ve filtreleme yapan santrifüjlü, kompresörlü cihazlar, iklimlendirme prensibiyle çalışır hale gelir. (İcatçı ile ilgili link bıraktım.)

Merakım beni bu gece klima tarihi ile buluşturdu. Çayırlarda iklimlemeye ihtiyacı olmayan Küheylan da tüm coşkusu ile dolaşıyordur… Velhasıl, dizgin vurulamayan atın gitmesine izin vermek belki ikimizin de hayrınadır!

Her icat, ihtiyaçtan doğarmış. Eh madem ata dizgin vurmak da başka yazıların konusu olsunmuş.

*Aslı nın Dizi Önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Into the Night : Belçika yapımı bir Bilim Kurgu/Dram türünde dizisidir. Tek sezon, 6 bölümlük dizi Polonyalı bilim kurgu romanı olan The Old Axolotl dan uyarlama, yazarı Jacek Dukaj olan ve en önemli olayı da bir Türk aktörün başrol oynadığı seri. Mehmet Kurtuluş; afişte en sağda! Yorumlarda iyi, o halde izleyelim bakalım. (Meraklısına Kitap ve bizim aktör ile ilgili link bıraktım, tıklaman yeterli…)

Aslı nın Dizi Önerisi…

‘Bir gün benden şikayet ettiğin ne varsa, özleyeceksin…’

– Özdemir Asaf

Özlem de aşka dahil…

Küheylan’a…

Öyle değil miydi “Herşey geçici…”/ *Omniscient

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Gittiğim her yer beni sana geri götürüyor…”

Temmuz ayna geçiş yaptığımız bu gecede, sokaktan vidanjörün sesi odada yankılanır? Santrifüjü bu pompanın gece yarısı ne işi var demeyin; malum! Ancak bu muhteşem geceye neden müdahil oldu; manidar! Zihnimin içinde ki tüm atıkları, ruhumda ki tüm vesveseyi hatta yaşamımda ki tüm tıkanmış alanları bypass ediyor oluşuna dua etmem gerekir; sanırım!

Bu ses ile nefes almamı derinleştirip, içimi sakinleştirmeye çalışmam ve odaklanmam zor. Bazen hayat sizi planlarınızdan bir anda bambaşka bir gerçekliğe ışınlar… Ses ile boğulan bu gece gibi…

Dualara sığınıp, sevgini sarıp sarmalayıp yüreğime; Temmuz esintili bir yazı yazmayı planlamıştım oysa… Olmadı…

Ve fakat bu olanı da anda kabul edip, çocukluğumda kanayan dizime iyot basar gibi kabul edebilirim. Dişimi sıkar; ses beynimden ve sokağımdan gidene dek sabır gösteririm. Öyle değil miydi “Her şey geçici…”

Sokak gitsin, vidanjör gitsin, uğultulu soluğu gitsin ama sen gitme be!

Çünkü ben nereye gitmeye kalksam; gitmeler “o uçuruma açılan kapı”nın paspasına beni geri götürüyor. Böyle paspas olmaz olsun!

*Aslı nın Dizi Önerisi…

Omniscient : Brezilya yapımı, orjinal dili Portekizce, bir bilim kurgu türünde Netflix dizisi. Dram Bilim kurgu diye yazıyor aslında. Bu yıl yayına giren dizi; tek sezonluk, 6 bölümlük mini serilerden. Ütopik tasarımlı bir kentte her bir şey izlenmektedir ve … Güvenli gibi gelebilir sana ama aleni olmak bence ürkütücü… Neyse, izleyip yorumları yazalım bu sefer, derim ben! Hadi keyifli izlemeceler!

Aslı nın Dizi Önerisi…

“Olanda hayır var”, derler. Olmayanda da. Çünkü o da bir olandır.”

Yerli Yersiz Cümleler ~ Nazan Bekiroğlu dan..

Hayırın hayrına diyelim madem bu gece!

Küheylan’a…

Benim elimden, “Einstein nın Kozmolojik Sabiti” tuttu./ *All for You

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Özlediğim her şeyi bana verebilirsin!”

Sonunda bitti; eğitim sürecinin sınav maratonu biten!

Sonuçlar ile öğrencilik deneyimi bir süre rafa kaldırılacak, kesin… Ve fakat, asıl maraton şimdi başlayacak!

Yoruldum evet ama hiç sıkılmadım. Daraldım evet ama hiç kararmadım. Gecenin sessizliğini ve serinliğini sevdim. Yazmanın, araştırmanın, üretmenin, ortaya çıkardığım şeyden memnun olmanın, değerli olmanın ve onaylanmanın büyüsü ile çalıştım. Bir kısmı için nihai sonuç elde ettim ve başardım. Diğer kısmı da umarım kutlama yapacağım sonuçlara gebe…

Uykum geliyor, acıkıyorum, sırtım ağrıyor, başım kazan gibi ama heyecanım taptaze… İçimde ki çocuk “Hadi” diyor “Devam et, daha… Daha!” Bu halleri özlemişim. Sen beni özlemedin mi ya?

Sana mı inandım da seni sevdim sanıyorsun? Sana mı güvendim de bu yoldayım zannediyorsun? Elbette hayır! İlahi sisteme yaslandım ben, ardımda evren var, benim elimden, “Einstein nın Kozmolojik Sabitituttu. “En büyük hatam” dediği kuram on yıllar sonra ispatlandı. Senin için kaç on yıl daha geçmesi gerek ki hesaplarının; o anın parametrelerini ifade ettiğini ve o an geçtiği an tüm değerlerin genişleyip değiştiğini kanıtlamak için. Yineliyorum; neyi neyle toplayıp çıkarsan; neyi ne ile çarpıp bölsen de; o sonuç yanlış! Ben buradayım ve sen yoksun!

Edit: Kozmolojik Sabit konusunda link bıraktım meraklısına… Bil ki hata yok sadece insanlık daha hazır değilmiş gibi geliyor sana. Coming soon...

*Aslı nın Dizi Önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

All for Love : Bu yıl yayına giren tek sezonluk, 69 bölümlük bir dizi; yanlış yazmadım altmış dokuz bölüm! Kolombiya yapımı ve orjinal dili İspanyolca, Netflix de yayında. Konu elbette aşk, adından da anlaşıldığı üzere. Bir genç kadın şehre gelir, öyle bavullarıyla değil, sadece gelir. Kariyer planları ve hayatta kalma çabasındadır ki; delikanlıya rastlar! Sonrasını 69 bölümde anlatıyorlar. Her aşık gibi neşeli zamanlar bitiyor ve sorgulamalar, toplum kuralları dahi zorlukları… Ayrılıklar, denemeler… Yok onsuz olmaz deyip tam U dönüşler ile devam ediyor. Bölümlerin bolluğu göz korkutmasın; bazı şeyleri bitirmek zevk verirken bazen de devam edenler haz verir oluverir. Şans verin bence! Ve yorum yazın allasen…

Aslı nın Dizi Önerisi…

Unutma..! Dünyada seni seven tek bir insanın bile olması büyük bir şey.

GeorgeOrwell

Aldım kabul ettim sevgiyi, bir kişi olsa bile…

Küheylan’a…

Yokluğa alışanın varlıkla sınavı diyelim…/ *Control Z

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Bazılarının dua etmeye ihtiyacı vardır kırıldıklarında…”

Haziranı bir yiyişim var sorma… Bir telaş bir koşturmaca! Bitmesin diye mi, çarçabuk bitirip Temmuz gelsin diye mi emin değilim!

Kendimi ağustos böceği bilirdim, içim koca bir karınca istilasına uğramış da voltran oluşturuyor gibi.. Var, hepsinde bir hayır var!

Pazar gecesini devirip pazartesiye de koşmaca var. Özlem de var, uykum da var. Varlıklıyım velhasıl. Gece simsiyah gökyüzünde yıldızlar ve pırıldayan hilal ay da var.

Yokluğa alışanın varlıkla sınavı diyelim… Yalnızlığın en koyusu, hani ateşte unutulmuş çaydanlıkta ki dem gibiyim; acımışım azıcık. Yani bir mesaj gelse senden, gözlerim okuyamayacak kadar koyulaşmış sanki…

Neyse bitmez bu koşu, çayın altını kapatıp vurmalı şu başı yastıklara, demsiz sabahlara uyanır gibi dinlendirmeli yüreği, vurgun yemeden yokluğunun en zorunda. Bu gece duam sadece kırgınlıkları varlara!

*Aslı nın Dizi Önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Control Z : Mayısta yayına giren dizi Meksika yapımı ve İspanyolca üretilmiş. Gençlik dram türünde olan seri 8 bölümlük ve şimdiden 2.sezon anlaşması yapılmış. Konusu; lisede bilgisayar korsanının öğrencilerin büyük sırlarını ifşa etmesi ve yaşanan drama! Hal böyle oluca temposu hızlı ilerliyor.

Yok daha dizi seyretmelere başlayamadım. Finallerden son 3 sınav kaldı. Yüzdüm kuyruğuna geldim gibi ama daha havuz başına inebilmiş de değilim yani. Kanepeye yapıştım kaldım. Yeni aldığım eğitim ile yepyeni bir site de kuruyorum. Çok çalışmam gerek çok ya… Siteme bir göz gezdirip yorumunuzu da alırım hemen! Control Z yapmayın ama hemen ya! (Windows programlarında geri alma tuşları olarak kullanılır diye minik bir bilgi de paylaşayım… Link de ekledim.)

Aslı nın Dizi Önerisi…

Bugünlerde ben adsız bir özlemim; Yağmur yemiş bir deniz gibiyim.

Attila İlhan dan…

Ben de vurgun yemiş balık gibi de diyebilirim; kendim için…

Küheylan’a…

Haykırmayasın bir gün: “Ben yalnızım” diye…/ *Spinning Out

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Belki bu sefer köprüden geçmeyi deneyebiliriz!”

Yorgun ve uykusuzum. Dersler, videolar, canlı videolu eğitimler, ödevler, sınavlar; üst üste gelince…

Müzik dinlemek, hayal kurmak bir yana yemeğe vaktim kalmıyor desem yalan olmaz. Bir yandan aklım Lou Andreas-Salome da!

O yıllarda bir kadın olarak, değil o düşüncelere sahip olmak bir de akademisyenlik yapmak, sanat, teoloji felsefe psikoloji eğitimlerinin üstüne psikanalizin babasını Sigmund Freud yaklaşımlı psikanalizi anlamlandırmak pek sıra dışı görünüyor. Ve karşılıksız aşk ile farklı pencerelerden yaşama bağlanmak; gerçek dışı gibi geliyor insana! 25 yıl süren dostlukları ve belki itiraf edilmemiş bir aşk…

Nietzche nin kırbacını bu kadın için almak istemesi de manidar. Sırf bu yüzden, okul zamanları okuduğum “Böyle Buyurdu Zerdüşt!” kitabı ile biraz zararlı bulmuş ve filozofu yeniden sevdirmişti bana; acıyla karışık Salome….

Sonra dedim ki “söz ver kendine.”

Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.

Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin.

Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.

Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.

-Friedrich Nietzsche-

İşte bir insanı anlamak, tanımak, yargılarından kurtulmak ile son buluyor sevmek edinimi. Mektuba şiir yazdıran bu kadın yüzünden çektiği acıları, bir kaç yazarın kitabına konu da olmuştu üstelik. Nietzsche yi ağlatan kadın! Hırsızlığa teşvik etmene şapka çıkarıyorum… (Nietzsche Ağladığında – Irvin D. Yalom linki kitap pdf.)

Edit: Meraklısına linkler bıraktım. Haykırmayasın bir gün: “Ben yalnızım” diye…

Aslı nın Dizi Seçimi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Spinning Out : Bu sene yayınlanan tek sezonluk, 10 bölümlük dizinin türü spor-dram. Buz pateni yapan genç kızın Olimpiyatlara hazırlanma sürecini, genç kızlık hallerini ve ailesinin sır dolu yaşantısına tanıklık ederken yaşadığı melodramı konu alıyor. Kötü düşüşü sonucu salto atlayamaması bir kaç bölüm sürerken ruhsal rahatsızlığı olan annenin iki kızını da patenci olmaya zorlaması ve esas kızımızın mücadelesi izlemeye değer serilerden…

Aslı nın Dizi Seçimi…

Dünya sana hediye sunmaz, inan bana. Bir yaşam istiyorsan, Çal onu….

Lou Andreas-Salomé dan…

Sana mı inanayım bana mı?

Küheylan’a…

Gitmeleri yine erteledik be Küheylan!/ *Reality Z

Aslı nın Mizik Seçimi…

Diyor ki Arkhipo Osipovka dan yazan Nazım Hikmet: “Denize, kuma, güneşe, elmaya, yıldızlara alışıyorum gülüm, iyice alışıyorum. Denize, kuma, güneşe, elmaya, yıldızlara karışıp gitmenin zamanı geldi.” (Meraklısına Rusya Vulan nehri kıyısında olan bu yere ait ve akdeniz iklimli bir sahil köyü ile ilgili link de bıraktım, tıkla bak bakalım gitmeler orada daha mı kolay oluyor?)

Gitmeler gelince mi hep cuma oluyor yoksa cuma olunca mı gitmeler aklıma koşuyor?

Güne erken başladım ve serin yaz sabahı öğle olmasına rağmen halen devam ediyor. Belki de bu sabah tüm sabahlar için ve artık sadece sabah olacağı içindir!

Ki gitmek fiili insanın aklına gece düşer!

Belki de gitmekten kasıt gelmektir. Varmak istediği yere ulaşmak için… Sen mesela, gitsen ya… Bana doğru…. Ya da ben gelsem, sana doğru.

Bir dualiteyse yaşam, met-cezir misali döngüyü tamamlamak için, git de olmalı gel de!

Aşkın paradigmasında kaybolmak ile ilgili… Sahi cumanın coşkusu nerede?

Demek ki olay bir spiral de dönmek değil, her tamamlanmada bir üst oktavdan devam edebilmekte. Yoksa ne farkımız kalırdı gözü bağlı bir attan, yiyemeyeceği buğdayı öğüten bir değirmen taşından…

Aslı nın Küheylan ı…

Adından ve atından olarak özgür kalan bir muhaciri anlatır Hüner Şencan, Güdük Minare adlı kitabının hikayelerinden biri olan Mokan`da. Atının adı bu! Küçük bir çocuğun sevgisi ile arasına giren yaşam mücadelesi…. Sanırım benim Küheylan dan geldi aklıma… Fasit dairemden… Değirmen taşımdan… Buğdaydan, undan, ekmekten… Gelse de gitsek`lerden…

Sınavlar, ödevler, günlük işler beni bekler. Gitmeleri yine erteledik be Küheylan!

Edit: Güdük Minare/ Hüner Şencan ve Mokan ın hikayesine ulaşmak istersen; kitabın pdf linkini buraya bırakıyorum. Başka güzel hikayeler de var. Okumak isteyene…

*Aslı nın Dizi önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Reality Z : Yeni yayına giren 10 bölümlük dizi; Brezilya yapımı ve orjinal dili Portekizce, alt yazılı Netfilix dizisi. Farklı ülke yapımlarına yer vermek istediğimi biliyorsun; Her ne kadar klişe Zombi dizisi olsa da seyredilebilir bir yapım. Özellikle bu hafta sonu evde kalmışken farklı bir türü denemek isteyenlere öneririm, deneyin!

Olympos Tanrılar evi çekimlerini basan Zombileri konu alıyor. Bir şans ver bence!

Aslı nın Dizi önerisi…

İyi ki geldin! Yüreğimin zarif acısı..

Cahit Zarifoğlu dan…

Hoş geldin! O vakit; de hadi gidelim!

Küheylan’a…

Sevginin mucizesini soluyorum şimdi!/ *Curon

Aslı nın Müzik Seçimi…

Yaşamak herkes için farklı…

Kimi bir küçük altın dağına sahipken yaşam enerjisine sahip olur. Kimi insanlık için küçük kendi için kocaman bir amaca tutununca yaşadığını hisseder. Kimi de aşka düştüğünde yaşam onu kucağına alıp emzirir….

Hepimizin yaşadığı kendine ama tutunduğun daldan beslenir, kalbinin toprağına o daldan tohum bırakırız.

Kimi savaşarak tutunur yaşama, kimi ara bulucusudur dünyanın! Bir diğeri rakamlara adar zihnini, öteki harfler ile dans eder ruhunda!

Böylesi çeşitlilik ile evreni rengarenk çiçeklerle bezeriz; ne mutlu!

Düşünsene sevgili, bunca sevmeseydim yazmayı; senli beni sevmeyi, yaşama halen tohumlar ekmeyi becerebilir miydim sanıyorsun? Gölgelerime hiç adım atmazdım, o kilitli karanlık odalarımın kapısına bile varmazdım. Örümcek ağları kaplı, tozlu topraklı anlara yanaşmazdım bile. Elimde sarı toz bezi ile arındıramazdım geçmişin küllerini… O karlı dağlara çıkmayı hayal bile edemezdim. Okyanusların dibinde ki mercan köşklere varamazdım. Türlü vahşi hayvanlar ile boğuşmazdım geceleri… Ve o tılsımlı kokuları veren nadide çiçeklere hiç rastlayamazdım!

Sevginin mucizeni soluyorum şimdi!

Sen sevgili, seni sevdiğim için başıma gelenlerden ve geleceklerden ibaretsin! Sen, ne güzelsin…

Neden mi sen?

Bu sorunun muhatabı ben değilim ki sevgili… Bir yarım taraf var ruhumda seninle tamamlanan! Sevmek, yaşamak, coşku; bu tamamlanma olmalı diyerek bir kez daha baştan başladım aşka bu sabahtan!

*Aslı nın Dizi önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Curon : Yeni yayına başlayan İtalyan yapımı dizi 7 bölümlük şimdilik. Netflix de seyredilebilirmiş. Türü; doğa üstü, gerilim olarak geçiyor. İkizlere gebeyken annesini kazada kaybeden kadının kasabasını terketmesi ve yıllar sonra dönmesi ve üstüne bir de kaybolması ile olaylar olaylar… Su gibi aktı diyenler yanında sevimsiz yorumlar da okudum ama bence amerikan olmayan yapımlara fırsat verilmeli diye seyredeceklerime ekleyiverdim. Malum sınav haftamdayım ve buraya yazmayı, müzikler içinde kaybolmayı ve elbette şu online kursumu da takip ederken finallerimden geçmeyi planlıyorum. Az sabır, bekle beni Curon!

Curon Venosta, /İtalya: Güney Tirol bölgesinde bulunan üç gölün birleşimine baraj yapılınca Curon gölü denilen bölgede ki köy ve diğer bölgelerde tabi, sular altında kalmış ve orada ki halk göçe zorlanmış. İlginç yanı ise Curon köyü klisesinin çan kulesi suların ortasından halen görülüyor olması. Elbette bu kadar eskiye ait imajlar efsanesiz olmaz. Köy halkı ara sıra suların altında çınlayan kule çanlarını duyuyormuş… Seyehat haklarımız geri kazanır ve Covid19 dan arınırsak; görmek için can attığım yerler arasına girmiştir, ilgilenenlere duyurum olsun! (Meraklısına linkler verdim paragraf içinde, bul tıkla oku diye…)

Aslı nın Dizi önerisi

Oyalanma artık. Bir kez koymuşsun aklına gitmeyi, çık git!

Küçük Prens den…

Git! (Curon a olabilir ve hatta beraber gidebiliriz; yani…)

Küheylan’a…

Yokluğuna bulaştırsana beni…/ *Snowpiercer

Aslı nın Müzik Seçimi…

Gün öğle sonrasında…

“Ve tek istediğim senin etrafımda olman!”

Yokluğunun girdabına kapılmamak için o kadar çok yapılacak şeyim varken… Senin özlemini duyumsamak için müziğe bırakmak zihnimi ve ruhumu öylesine dinlendirici ki… İyi ki varsın ya da yoksun demekten kendimi alamıyorum.

Yokluğunu da bu derece sevmem ya da haz almam çok mu saçma sevgili! Beni bu şekilde beslemen hoşuma gidiyor, ki acıya her daim istidatlı oluşumdan mıdır nedir, yürek sarhoşuyum sanki…

Yine de buralarda bir yerde olsaydın. Varlığın ile canlanan zihnimi tekme tokat yola koşmak zorunda kalmazdım! Özlemine savrulurken şimdi sesine açım!

Bilirsin ki ben arayamam. Sen arayana kadar özlemin pusunda, bula kaybola nefeslenirim.

Gelsene, kimselere diyemediklerimi ve tüm sustuklarımı anlatmalara başlayayım! Sen de bıkıp usanmadan dinlemelere… Ne büyük bir tamamlanma bu, anlatması benden dinlemesi senden olan bir lütuf!

Yedi sınavım var, senin kumsalında öğrenmeyi hayal ederek çalışmaya çalıştığım… El ver de birini bu gün bitirelim! Zihnimde ki gözlerine bakıp gülümsüyorum… Şerefine, submandibuler tetikleyicim!

*Aslı nın Dizi önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Snowpiercer : Kitap uyarlaması bir dizi. Jean-Marc Rochette adlı bir Fransız ressam/ illustrator tarafından yazılan çizgi roman, kıyamet sonrası bilim kurgu olunca dikkat çekmiş. 4 cilde tamamlanan roman serisinin yıllar içinde farklı şirket ve yazarlarında katılımıyla; film senaryoları, Oscar ödülleri de getirmiş. (Film ve ödüller için Oscar adına ve ayrıca kitaplar için Fransız çizgi romancının adına tıklarsan link bıraktım.)

5 yıldır dizi olarak çekilmesinin nihayete erdiği bu tarihte Netflix yayına başladı; kurgusundan bu yana olanları değil ama kıyametten sonra buzul çağı yaşanan dünyada, hayatta kalanların bir trende yaşamak zorunda bırakılması ile hem ilginç hem insansı hikayenin içinde geöen olayları izleyebilirsin bu dizide! Niye mi böyle dedim, anlatayım. Hiyerarşik düzen: insanın olduğu yerde, mantarın üremesi gibi neredeyse… Su başını tutanlar, en çok suyu kendilerine, azını uygun gördüklerine diye bölüştürünce; İşte sana adil dağılım paradoksu! Yani trenin içinde ki halk ve halktan kendini üstün görenler arasında gelişen hikayeler…

Tüm bu araştırma ve yorumlardan sonra heyecanla seyretmek isterken, final haftamda olmam biraz bana engel. Ama eminim ben sana yetişirim. Elinde bitmemiş halen seyrettiğin dizilerden bir kaç bölüm varsa belki beni beklersin! Ha bu arada ilk sezon 10 bölümlük, 2.sezon için anlaşması yapılmış. 25 mayıs dan beri yayında olan dizinin bölümleri pey der pey yayına giriyor, bilgine canımın içi…

Aslı nın Dizi önerisi…

Sen bildiğim gibi kalmadın ama, ben unuttuğun gibiyim hala…

Murathan Mungan dan…

Yani bazen değişim şart değil!

Küheylan’a…

Aslı ile sabahtan akşama…/ *The Outsider

Aslı nın Müzik Seçimi..

Çarşamba, Aslı ile başlar;

Bu günlerde Online eğitimler tüm günümü alıyor neredeyse. Konsantre olmakta kendi adıma geliştirdiğim bazı yöntemler halen işe yaradığından pek zorluk çekmiyorum denilebilir.

Sabah yataktan kalktığım anda günü programlayarak başlamak bir kahve eşliğinde mümkün oluyor. Kahvaltımı genelde öğle sonrasına bırakanlardan olduğum için sosyal medya ile oyalanmak gibi bir başı boş vakitle ehli keyif zamanları geçirip enerjimi kazanabiliyorum.

Bir gün önce paylaştığım blogumu okumak, diğer blogger ların yazılarına göz gezdirmek, instagram da anlık paylaşımlara bakıvermek, günlük astrolojik yorumları okumak, dikkatimi çeken konularda araştırma yapmak derken midemden gelen gurultuyla da bu seansa son veriyorum.

Kahvaltı sonrası kırk adım atmaktansa kırk dakika yatmayı yeğlediğimi de buradan size itiraf edebilirim.

Biraz ehli keyif olduğum doğrudur. Paşa gönlüm ile burnumun diki arasında bir yer bulunca kendime; oh değmeyin fırından yeni çıktı misali cıvıl cıvıl neşeye vardığım.

Akşam üzerlerini pek çok, pek çok severim! Bir iki sadık cam önüme uğrayan serçe, kumru, güvercin dostlarım ile sohbet ederim. Evet, az biraz da deliyim. Evrene, ilahi sisteme arzu hal ederim ve derken kendimi klavyemi tıkırdatırken buluveririm.

Kendimle kaldığım günler hem ailemi hem küheylan ı özlerim. Yani özlemeyi de severim! Yalnızlığımı sevdiğim gibi…

Elbette önce kendim sonra tüm takipçilerim için “Aslı nın Dizi önerisi” çeşitlensin diye bulduğum yeni dizi ve bölümleri aralarda seyrederim. Bu izleme benim için antrakt!

Hayallere dalmamı sağlayan ise “Aslı nın Müzik Seçimi” bölümü için spotify ve youtube dan can alıcı şarkılar dinlemek ile mümkün olur.

İşte salıdan çarşambaya Aslı nasıl geçer`in bir özeti bu!

Bu akşam yatana dek online dersler ve finaller için ders videoları seyredip not almak ile geçecek. Çok çalışmam gerek çok!

Keza alacağım sertifikalar ve diploma, bana neler getirecek; hep beraber göreceğiz.

*Aslı nın Dizi önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

The Outsider : 2020 yılı itibari ile yayına alınan suç türünde ki dizi, tek sezonluk 10 bölümlük. Kitap uyarlaması olan dizi  Stephen King‘in aynı ismi taşıyan romanından… Bir cinayet, kurban bir erkek çocuk diye klişe bir konu sanmayın, doğa üstü olaylar zincirine giriş yapılınca ben bir oh demiş olabilirim. Bayılıyorum bu bilim kurgu olaylarına… Heyecanlı İzlemeler!

Aslı nın Dizi önerisi…

“Doğduğumuz andan ölene kadar hayatımız sürekli bir yolculuktur. Manzara değişir, insanlar değişir, ihtiyaçlar değişir ama tren hep ileri gider. Hayat bir trendir, tren istasyonu değil.”

Paulo Coelho dan…

Umarım, beni mutlu edecek o yere giden o tren yakında bu istasyona gelir!

Küheylan’a…

Öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir/ *Devs

Aslı nın Müzik Seçimi…

Sıcacık ve parlak bir yaz günüydü bu gün… Nasıl geçeceğini bir türlü kestiremediğim ama bir şekilde güneşin batışına yetişebildiğim…

Sanırım en çok bu zamanlar “Herkesin gidebileceği bir yeri olmalı. Çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir…” diyen Dostoyevski nin bu sözüne içlenip gözlerimi dolduran hüzne pek engel olamıyorum.

Zaten gökyüzünün karmaşası yer yüzüne bulaşmış durumda! Türlü türlü enerjiler ile bir o duygu bir şu duygu derken paranoyak şizofren gibi sürmenanjlar yaşanıyor hepimizin cephesinde…

Dünden beri tavşan psikolojisindeyim ve inanın hiç bir dağın bundan haberi yok!

Herkes bu kadar dağılmış olabilir mi? Sen nasılsın? Odaklanma ve konsantrasyon durumun nasıl? Bir tek ben mi bu haldeyim?

Tekrar güncellemeye çalıştığım kariyer hayatım için bile çok dağınığım. Sevimsiz bir dönemdeyiz sanki… Nerede yaşamaya, ne yaşayarak ne biriktirmeye ve ne ile hayatı idame ettirmeye başlayalım ki derli toplu bir tatmine erebileyim?

Biraz daha akışta kalarak, az daha şimdiyi koklamaya devam ederek içimde ki coşkuyu hissettirecek o neşeye ulaştığım an bulacağımı umuyorum. ?!

Peki sen?

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Devs : 2020 tarihinde yayınlanan yine mini yani tek sezonluk, 8 bölümlük, dram ve bilim kurgu dizisi. Erkek arkadaşı kaybolan bilgisayar mühendisi kadının bir şirketten şüphelenmesiyle ve bu durumu araştırmasını konu alan diziyi beğenen çok; benden söylemesi! Gizemli İzlemeler!

Aslı nın Dizi Önerisi…

Artık ne geri gelmeni beklerim, Ne de ben gelirim. Nasılsa ben bir şey kaybetmedim, Sen bensizliği seçtin. Karar senin.

Nazım Hikmet den…

Bir karar bazen insanın kendine çıkar!

Küheylan’a…

O parantez daha kapanmadı./ *Normal People

Aslı nın Mizik Seçimi…

Gün bana fısıldadı: psst!

Ya gülümserken açtım gözümü ya uykuya dalarken öylesi bir huzurla uyumuşum ki böyle mesut uyanıverdim… Keza hayat bana kolay ve neşeli göründü bu sabah!

Yaz gün dönümü ile yaza merhaba demek mi beni heyecanlandıran acaba? Belki, şu yazının müziği de çok uygun oldu ve onun büyüsü bu neşeyi bahşetti; sanki…

Verdiğim sözleri hatırlamaya çalışıyorum, sen unutun mu yoksa? Tek emin olduğum şey yaşamıma senin için bir parantez açtığımdır! Kaç paragraf ya da sayfa yazıldığının önemi yok.

Ve o parantez daha kapanmadı.

Senden n`aber?

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Normal People : 2020 yılında yayına giren İrlanda yapımı romantik drama türünde ki mini dizi kitaptan uyarlanmış. Aynı adlı kitap Sally Rooney genç kadın yazarın ikinci uyarlanmış kitabı. 12 bölümlük dizide okul yıllarında bir sohbetle başlayıp, ilişkileri yıllarca şekilden şekile dönüşen ilginç bir ilişkiyi işlemiş. Denemeniz keyif verir bence… Velhasıl keyifli izlemeler!

Aslı nın Dizi Önerisi

Her şey cevabını buldu, nasıl yaşanması gerektiği dışında.

J.P.Sartre dan…

Bulduklarım, umduklarım olsun diye manipüle edersem, nasıllar kısmı da böylece hallolur.

Küheylan’a…

Seni ve seçimlerini; senle baş başa bırakıyorum!/ *Feel Good

Aslı nın Mizik Seçimi…

Uzak yollardan gelen biri var falında gördüm!

Bir telaş bulaşmış sarı mutfak bezine… Odalar kırklanmış yine… Cumanın yüzü suyu hürmetine senin de yüzüne bir nur gelmiş sanki…

Bazen havadaki tüm enerjiler kristalize olur, değişen tüm gerçekliğine şahit olursun..

Bir çay sigaraya tav iken, iki kadehin muhabbetinde bulursun kendini… Değişene mi teşekkür etmelisin, gelene mi? Gidene mi? Kişisel listede önem sıraların değişir, sen olana sadece gülümsersin..

Matrix filminde; Morpheus, Neo’ya: “Bu senin son şansın. Artık geri dönüş yok. Mavi hapı alırsan hikâye sona erer. Yatağında uyanırsın ve inanmak istediğin her neyse ona inanırsın. Kırmızı hapı alırsan ‘Harikalar Diyarı’nda kalırsın. Ben de ‘tavşan deliği’nin gittiği yerleri gösteririm… Unutma, sana vaat ettiğim tek şey gerçek, daha fazlası değil…” dediği sahneyi zihnin gösterir sana…

Seç!

Her seçim bir vazgeçiştir diyerek yazıyı sonlandırıken; seni ve seçimlerini senle baş başa bırakıyorum!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Feel Good : 2020 yılına ait mini dizi, tek sezonluk ve 6 bölümlük dram komedi tarzı. Karantina günleri için moral veren diye tabir edilmiş yorumlarda, mevcut dizi de bağımlılık ve gençlik halleri konu… Eh ne diyeyim tatlı seyirler hepimize!

Aslı nın Dizi Seçimi…

Tam bütün cevapları bulduğunu düşünürsün, sorular değişir..

Paulo Coelho dan…

Şimdinin tadını çıkartmalı; sınavsız!

Küheylan’a…

Öylece yürüyüp gidesim var/ *The Pier – *El Embarcadero

Bu nasıl yaz allahasen?

Hava mı içimi kararttı yoksa tüm dünyanın boğuştuğu sis mi beni boğan? Dün akşamdan beri karıncalanan bir kafa tasım var, tuhaf!

Parkenin üzerinde gelişigüzel bırakılmış ayaklarıma bakıyorum, çıplak omuzlarımda tüyler diken diken…

Sahi neler oluyor?

Yabancılaşma sürecim başladı yeniden… Sanki tüm bunları; parkeyi, ayakları, pencere kadar gökyüzünde yüzen bulutları, soğuğu ve midemin gurultusunu ilk defa duyuyor, ilk kez görüyorum.

Olana, ilk tanıklığım…

Sessizce delirmek mümkün mü?

Bir avazda, bana ait olmadığına emin olduğum düşünceler akıyor zihnime… Keder… Telaş. Ve korku…

Def etmek için hepsini, derin bir nefes alıyor ve içimden bildiğim ama anlamadığım o kelimeleri tekrar ediyorum. Derken yine sakinliğe çıkıyor zihnim, kurtuluyoruz o kayalıklardan…

İşte böyle böyle tüketiyoruz bize bahşedilen nefeslerden…

Kimseye hak vermek istemiyorum üstelik!

Öylece yürüyüp gidesim var: Hiç kalkmadığım şu kanepeden!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

The Pier /El Embarcadero: 2019-2020 yıllarında yayında olan 2 sezonluk dizinin türü dram ve gizem. İspanyol yapımı ve La Casa De Papel dizisinin profesörü baş rolde. (La Casa De Papel ile ilgili blog yazım için tıklayıp, yorumlarıma ulaşabilirsin.) Kocasının öldüğünü öğrenen kadının, sırlarını da öğrenmesi, üstelik aldatıldığını da… Aslında bu senaryo yeni bitirmeye çalıştığım Dead to Me dizisine benziyor. (Dead to Me ile ilgili blog yazım için tıklayıp, yorumlarıma ulaşabilirsin.) Yine de İspanyol oluşu hoşuma gitti. Heyecanlı İzlemeler sana.

Aslı nın Dizi Önerisi…

Ne kadar harika bir gün. Çay mı demlesem, kendimi mi assam karar veremiyorum!

Anton Çehov dan…

Bugünü özetleyen söze şapka çıkarılır!

Küheylan’a…

Diğerlerini, kendilerinden korumak!/ *The Stranger

Aslı nın Müzik Seçimi…

Fırladım yataktan…

“Siyah saçlı, kara bıyıklı, kara şapkalı, zayıf, esmer bir adam duvarın dibinde dimdik ayakta ve alaca karanlıkta ve tam başının üstünde bir duvar saati ile dikiliyordu. Gölgeler içindeydi…

“Ah uyumuşum ben…” dedim. “Uyuya kalmışım.” diye düzeltmeye çalışıyordum mahcup bir edayla…

Sonra bir şeyler oluyor ve ben telaşla koşturuyordum. Babasıydı sanırım diye de teyit etmeye çalışıyorum bir yandan daha uykunun ve utancın pusunu üzerimden atamamışken…

“Neden hala buradasın?” diyor.

Ben geveliyorum. Aslında ne diyeceğimi tam olarak idrak edemediğim sorunun cevabını arıyor zihin arama butonum…

“Onlar gibilerin kimseyle beraber olmamasının bir nedeni var. Diğerlerini kendilerinden korumak! ” diyor.

Ve o ses kulağımdan beynime giren, tek vuruşla çakılıveren beton çivisiydi; sanki… Hazırlanmak için odaya telaşla tekrar koşuyorum. Saat 17 18 19 net değil. Ya da 7 8 9 … Bunu gidip ona söylüyorum, o babaya.

“Önemli değil, geç oldu..” diyor. Sakinlikle ve en önemlisi daima net ve tek düze bir konuşma ile…

“Ben gidiyorum ve sen de çık bu evden…” dedi. “Her şeyi bırak. Biriktirdiğin senin için önemli diye kıyamadığın her şeyi çıkart hayatından. Arın. İşte o zaman her şey düzelecek ve kendi huzurlu yolunu ve evini bulacaksın!”

“Ama ?” dedim.

“Bak kızım burada kaldıkça her şey böyle devam edecek. Bırak! O zaman gün aydınlanacak.”

Bu sefer gerçekten uyandım. Yatakta etrafıma bakındım; hala güneşin aydınlattığı bir gün ortasındayım. Kalkamadım, o ses o kadar net ve yakın ki… Unutmayayım, kendime not düşmeliyim diye geçiriyorum içimden konuşmaları bir yandan; gördüklerimi henüz bir şeylere yoramamışken…

Ve evren lucid rüyanın bu olduğunu fısıldadı. Bilincimin benimle baba-kız sohbetiydi bu sanırım aynı zamanda…

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

The Stranger : Tek sezonluk 13 bölümlük mini dizelerden. 2020 yılında yayına girmiş, Harlan Coben nin aynı adlı romanından uyarlanmış. Gerilim tarzında ve ilginç bir senaryo ile eşlik etmiş. Sırları olan kişileri direkt etkileyen yakınlarına bir yabancı tarafından ifşa edilen sırlar çerçevesinde gelişen olayları takip ediyor. Bazen hangi sırrın kamuflajı olduğumuzu bilmeden bir yalanı yaşarken buluruz kendimizi… Keyifli İzlemeler!

Aslı nın Dizi Önerisi…

Artık hiç bir şeyin değişmesine imkan yok; lüzum da yok…

Sabahattin Ali den…

Bu kadar umutsuz olmak bana yakışmaz ki…

Küheylan’a…

Bir son bu! Biliyorum./ * Touched by an Angel

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Bekledikçe daha fazla boğuluyorum… Ve bana sarılmadığında hava soğuyor…”

Bu nasıl güzel bir şarkı böyle!

Ve ben de bilmiyorum ne yapmalıyım?

Sanki evrenin melekleri bir sokak çocuğunun içine girmiş ve paçamdan sıkıca tutmuş beni bırakmıyor. Ve o an gitmemiş olmam beni felaket bir ölümden ya da bir kabustan koruyor. Ya hani… Öyle bir haldeyim işte!

İçimde bir fısıltı, sakın gitme diyor.

Oysa tüm dışım birleşmiş; orta sahada ayağında topu pas atan oyuncuya bağırır gibi hep beraber ritm tutarak gitmemi söylüyorlar…

Üstelik ajans haberlerini takiptesin, şehrin kapıları tekrar kapanmadan kaçmanın pususunda… Balkanlardan gelmeyeceği bu sefer aşikar olan ikinci dalganın izindesin… Beni bir daha terk edeceğinin bilincinde bile değilken hem de!

Bir son bu! Biliyorum.

Belki birden fazla son…

Uçsuz bucaksız ve kapkaranlık bir ormandayım… Elimde el feneri, yol arıyorum… Artık hiç bir yol sana çıkmayacak bunu biliyorum. Aslında söylediklerinden yaptığım bir çıkarım bu! Bir minik umudum olabilir mi? Belki de bu aptal kafayla hala ona tutunuyorum.

Korkuyordum ama artık korkmuyorum.

Teselli ediyorum, avutuyorum kendimi; olacak olan olacak işte ve buna biz bile engel olamayız a inanan: O ilahi düstura sığınan tarafıma döndüm, gözlerimi sımsıkı yumdum, ellerim kucağımda yumruk, tırnaklarım avuç içlerime saplanmış, bekliyorum.

Beni çağıran o fısıltıyı bir kez daha duymayı ve o enerjiye bir kez daha kanmayı…

Sur üflenince zaman durur ya o sesi duyup kendi devrimim için ayağa kalkmayı… Sıram gelmiş gibi sakince kalkıp, yürüyüp gitmeyi; bekliyorum.

Sen yine de beni haktan say, kendinden say!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)


Touched by an Angel : 1994-2003 tarihlerinde yayınlanan 9 sezonluk, tarzı dram dizisidir. İnsanlara yardım için gönderilen üç meleği konu alan dizide, her zaman yardımcı olamasalar da umudu canlandırdıkları için olsa gerek keyifle seyredebildim. Bu sıralar belki sana da iyi gelir, denesene!

Aslı nın Dizi Önerisi…

Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin. Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür. Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin…

Özdemir Asaf dan…

Hem yaram hem yara bandım gibi…

Küheylan’a…

Uyanınca mı başlardı masallar, uyuyunca mı?/ *Mindhunter

Aslı nın Müzik Seçimi. ..

Bir masal anlat bana!

Martıların vapurlarla yarıştığı ve dalgaların yüzümü serinlettiği sevinçler olsun!

Bir kıtadan diğerine geçmek için ağzımı burnumu kapatmam söylenen sıralara girdiğim, banklarda oturup serinlediğim, ara sıra duvarda ki elektronik saati takip ederek 45 olmasını beklediğim bir masal…

Kadının biri ayrılırken adamdan, sarıldığı ve sarılarak sımsıkı ve kemiklerini kırıp yüreğini çaktırmadan almaya çalıştığı tilki kurnazlıkları olsun!

İndiği dik yokuşlarda cebinde ki tüm bozuk paraları usul usul bırakmak suretiyle adama takip edebileceği iz bıraktığını sanırken, sokak çocuklarını sevindiren aptal stratejiler olsun…

Dehlizlere insin adımını bile atmadan bir sürü merdivenden, demirler üzerinde kayan kutularda soluklansın… Yine bir çırpıda kurtulsun loş kuyulardan, merdivenler onu güneşe ulaştırsın!

Güvertede otururken ayağının dibinde ki köpükler göğe yükselip bulut olsun… O bulutlara bakan kadın, fincanında aşkını, köpüklü bulutlardan çizilen kalplerde bulsun…

Evine vardığında kadın, çantasında bir şey bulsun, bulduğunu okusun, okuduğuna yazsın, yazdığını adam da okuyup sıcacık bir gülümseme yollasın…

Yanağına değince o buse kadın uykuya dalsın, rüyasında biri ona bir masal anlatsın. O masala kansın. Adam da ona yansın…

Uyanınca mı başlardı masallar, uyuyunca mı?

*Aslı nın Dizi Önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Mindhunter : 2017-2019 yıllarında yayınlanan 2 sezonluk, suç dram gerilim tarzında dizidir. İki FBI ajanının açık vakaları çözmeyi amaçlayan ve seri katiller ile konuşarak klasik suç çözme yönteminin yetersiz kaldığı, yeni yöntemler için araştırma yapmak istemesi üzerine gelişen olaylar yer alıyor. Seyrederken düşündüren dizilerden…

Aslı nın Dizi Önerisi…

“Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır” demiş

Eflatun.

İki ruhun konuşması ne demektir bidanem.?

Küheylan’a…

Ne yazık bir denklem bu: susmak!/ *The Walking Dead

Aslı nın Müzik Seçimi. …

Gönlünün küstüğüne artık diyecek cümle bulamıyorsun. İşte böyle böyle sessizliğe bürünüyorsun. Çıt çıkmayınca duvarlardan, taşındım sanıyorlar oradan….

Kimsesiz ve sessiz oturuyorsun yapayalnız evinde! Kimselerin artık adresini bile bilmediği o evde!

Belki tanıdıklar geçiyor sokağından, hatta bir zamanlar sensiz nefes alamayanlar da dahil, pencerene bakıp iç geçiriyorlar. .. Orada yaşanan aşkın bitişine.

Bilmiyorlar ki sen hala tek başına; loş odanda bakışların ellerinde, öylece oturuyorsun. İçin, dışındakilere küs.

Onlar seni gitti sanıyor. Onlar seni başka odalarda gülüyor sanıyor. O neşeyle şakıyan sesin anlattıklarını kıskanıyorlar şimdi; sen suspus otururken sandalyende. ..

Tarumar edilmiş bahçelerin saksıların; geçmişin çiçeklerini suluyor sanıyorlar onlar!

Değerini bilmediklerine üzülürken, ederlerine makbuz kesiyorlar hala…

Unutululduklarına içerlerken, özlenen olduklarından habersizler. ..

Ne yazık bir denklem bu: susmak!

*Aslı nin Dizi Önerisi

(Dizi adına tıklayarak İmdb sayfasına ulaşırsın! )

The Walking Dead : 10 sezonluk, 2010_2020 tarihleri arasında yayınlanan, korku gerilim ve dram tarzında yer alan; çizgi roman uyarlaması bir dizidir. Vurularak komaya giren şerif yardımcısı uyanır ve zombi kabusunda ailesini bulmaya çalışır. Derken olaylar, zombiler, insanlar, bu kabusu güce çevirmek için bin takla atanlar, iyiler, kötüler… Derken bölümler arka arkaya akar. Keyifli İzlemeler🎭

Aslı nin Dizi Önerisi. ..

İnsanın yaşı kaç olursa olsun, ağlarken hep kimsesiz bir çocuktur…

Özdemir Asaf dan…

Gözüme bi şey kaçtı ya…

nar taneleri..
Tecrittekiler e…

Yapacağını yapmış, diyeceğini demişsen; sus!/ *Unbelievable

Aslı nın Müzik Seçimi…

Kendini hatırlat!

Bazen aleni bazen de sinsice suçlanırız. Yaşadığımız onca çaresizlik ve üzüntü ile kıvranır…. Bunları yaşatanların yanına kar kaldığını görerek ilahi adalete sığınırız da… Bizi anlayan ya da sevdiğine emin olduklarımız tarafından merhamet dilencisi olmak ile bile suçlanırız.

Böyle zamanlarda yardım almalıyız. Makul görünen ve öğütlenen bu olduğunu bilmek bazen hiç bir şeyi yerli yerine koymamıza yetmez ki…

Mevcut durumundan dolayı özür dilemek kadar şapşalca gelen başka bir şey olabilir mi? Duymayan kulaklara ya da inanmayan zihinlere neyi nasıl fısıldamalıyız?

Yüreğini serin tut dostum! Yapacağını yapmış, diyeceğini demişsen; sus!

Susmanın en kötü yanı nedir biliyor musun? Delirene kadar kendi zihninle yapacağın konuşmalar… En sonunda, tüm gerçek hikayeni bir yalana çevirene kadar, yaşadıklarını tekrar tekrar seyretmektir aklınla…

Ve sonuç: Benim yüzümden oldu! Her şeyin kabahatlisi benim!

Ah yalana batmış dünya!

Hiç bir şeyin sorumlusu sen değilsin! İnsanlar bazen kötü; hepsi bu!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Unbelievable : Tek sezonluk, 8 bölümlük mini bir dizi. Dram türünde ama ödüller toplamış bu serinin Marie adlı kadının tecavüze uğraması ve yalanla suçlanmasını konu alıyor. iki kadın dedektif ile gelişen olaylar epey sarsıcı hikayesi ile pek çok beğeni aldı. İzlerken öfkelenebilirsin yani, dikkat! Gerilimli izlemeler…

Aslı nın Dizi Seçimi…

Gelmeyenlere, Gelmesi mümkün olmayanlara, Gelse de hiç bir şeyi değiştiremeyecek olanlara, Bir “Eyvallah” borcumuz olsun…!

Ah Muhsin Ünlü…

Eyvallah!…

Küheylan’a…

Uyanamazsın, bu bir rüya değil!/ *Dead to Me

Aslı nın Müzik Seçimi…

Uyanamazsın, bu bir rüya değil!

Sustuğun her an, sorularımı geçiştirdiğinde ya da cevaplarını öteleyip beni bir başıma bıraktığında neler hissediyorsun? Nelerden korkuyor ya da nelerden kaçıyorsun?

Bilsem ne olacak ki? Seni daha mı az severim? Seni tanısam ya da sende ki beni! Olmaz mıyız yani? Şimdikinden daha mı kötü olur ki her şey? Şimdi ki bizin nesi iyi sence de nelerin, kimin bozulmasından bu çekincen?

Beni bilinmeze hapsettiğinde daha fazla ya da en az bugün kadar mı sevilmeye devam edeceğini sanıyorsun? Seni eksik tanımak, bende ki neyin yerini değiştirmeyeceğini sanarak, büyük bir yalana batıyorsun!

Kimim ben?

Sen kimsin?

Ya biz?

Gerçeği bilmenin bu kadar yorucu olduğu bir yolda kim yürümek ister ki daha?

Biliyor musun, bu yolda önce beni kaybettim… Sonra insanları, sevdiklerimi, ailemi… Elbette inancımı ve gücümü… Güvenimi ve neşemi daha sonra da… Şimdi; yolumu ve insanlığımı yitirmek üzereyim biliyor musun?

Ve hala susuyor musun?

Bence artık kus ama susma!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dead to Me: 2019 ve 2020 tarihinde yayınlanan 2 sezonluk komedi drama türünde ki dizi yine seçkin ve ödüllere doyamadı. İki kişi arasında geçen olayları kara mizah bir tarzda anlatılıyor. Söz veriyorum; bölüm arasında bile wc ye giderken pause tuşuna basmak zorunda kalıp, gözünü bile kırpmadan seyredebileceğin bir dizi önerdim! Keyifli İzlemeler!

Aslı nın Dizi Önerisi…

“Maşuk hasta olunca, aşık sıhhatinden utanırmış. Sızlamıyorsa için, ne sen maşuk’sun ne de o aşık..!

Şems-i Tebrizi den…

Hayalden gerçeğe, rüyadan güne gelmelisin!

Küheylan’a…

Son taş oynandı: Şah ve mat!/ *Homeland

Aslı nın Müzik Seçimi…

Çocukça bir küsmenin bir kaç tık ötesine geçeli epey oldu be reis. İçim sana sırtını döndü sanki…

Hayaller bir yere kadar ve ümit etmek bir noktadan sonra boş geliyor. Çünkü ne kadar gözlerini yumsan, kulaklarını kapasan da gerçekler omzuna dokunarak tüm duyu organlarını kaçıp saklanmaktan vaz geçirip devreye zihin ve ruhun fısıltılarını da katarak ilahi sistemin neferi olarak devam edebilmeni gerektiriyor.

Tüm gerçeği duyumsamanın tatlı sarhoşluğu yönünü ve yolunu bulmana yardım edecek. Buna gönüllü olunca korku ve endişe de kalmıyor. Tespitler, yargılar ve fantezilerde değil, yapman gerekenlerden kendi gerçek yoluna doğru akıyor.

Şaşırmışa benzemiyorsun!

Bunu biliyordun ya da umuyordun; değil mi? Bu günün geleceğini biliyor ve bu gün gelene dek sabır ve sükut ile bekliyordun. Evet, bazen de biraz hayallere dalarak , oyunlar oynuyordun. Sanırım bu olanlar, bu ana gelene dek olmuş olanlar, seni olacağı mümkün olanlara taşıdı.

Ve sen, bunları, bu algıyı bilemeden ama en derinde biliyorken şu ana geldin ve bu biliş düzeyine geçince, artık; biliyorsun ki geri dönüş yok…

Olsun be! Aslında şimdi her şeye, her olana bitene teşekkür zamanı!

Son taş oynandı!

Şah ve mat!

Aç gözlerini artık; sistem mi mat oldu, sen mi?

Tüm taşları tekrar kutuya koy, hepsini…

Tekrar taşlar dağıtıldığında, yeni oyun başlayana dek bir soluklan, yenilen, özümse tecrübelerini ve hazırlan yeni deneyimlere!

Başardın; ya yenilmeyi ya da kazanmayı!

Sadece şunu anla ki; ikisinin birbirinden farkı yok. Önemli olan; oyunda kalmandı; Ve sen bunu başardın!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Homeland: 2011-2020 tarihleri arasında 8 sezondur devam den ödülleri bol dizidir. Komplo teorileriyle süslenmiş, yanında bonus olarak gerilim ve gizemi de bulabileceğin bir dizi. Ve koltuğunda hiç sıkılmadan tırnaklarını yedirtir.

Aslında şu önerdiğim dizilerden de seyrettiklerine bir yorum yapsan ne şık dururdu burada! Neyse, iyi izlemeler!

Aslı nın Dizi Önerisi…

“Sadece gülümsemeni al gel yanıma. Bende bütün acılardan ziyadesi ile var. Merak etme dün senindim, bugün de seninim, Öbür gün borcum olsun. Söz yaşarsam yine seninim…!”

Nazım Hikmet den…

Yani kısmet!

Küheylan’a…

Ya seversin ya da sevmezsin…/ *Six Feet Under

Aslı nın Müzik Seçimi…

Kendini sevmezsen; kim sever ki seni! Sevilen ve güvende olmayan çocukluğun ile hep sevilmek için çaba göstermekten, kabul görmek için kendini paralamaktan; gün gelir bıkarsın! Ve bırakıverirsin tutunduğun her şeyi, her birini, hepsini!…

Öyle çöreklenir içine bir yılan ya da hiç koşulsuz sevilmemiş yüreğine beş beden dar gelen o ruh. Ret edilmenin acısıyla o kocaman hımbıl, sakil, çirkin şeye; canavara söylenirsin… Küfredersin; tekmeler… Suçlarsın… “Hep senin yüzünden” dersin. “Senin çirkinliğin yüzünden…” Sanki güzel olsa sevilecekmişsin gibi gelir sana!

Narin ve meleksi güzelliği düstur alırsın kendine ama alış verişe dönen ilişkilerin, vermediğinde biter. Almadığında da, “Eyvah ben de bittim!” sanırsın ki, bitmemişsindir.

Belki sadece tükenmişsin… Çünkü sevgi, stanttan aldığın ürünü kasada okutup bedelini ödemek değildir. Çünkü sevgi, güzelliğin ile, uyumlu olman ile ya da onaylanmanla ilgili de değildir.

Öylesinedir… Ve ne olursa olsun, ne yaparsa yapsın seversin, sevilirsin. Sevginin muhasebesi tutulmaz, hesabı yapılmaz. Ya seversin ya da sevmezsin… Budur yani.

Rakamları tutturmaktan zihnin allak bullak olmuştur. Karışmıştır defterler, kim kimdi, ney neydi derken kalemin de biter, sayfaların da!

Kalırsın öylece… Susarsın… İçindeki canavara bakarken… İçine merhamet duygusu dolar bir gün: Der top olmuş o kocaman haline acır, gider başını okşarsın; canavarının! Yüzünde ki yaşların izleri hala ıslakken o somurtan çirkin yüz de gülümser aniden sana! Ne yapacağını şaşırırsın. Yanına oturmak istersin, gövden minicik kalır. Şaşırırsın.

O kocaman canavar ile ne yapacağını bilemez… Başını dirseğine yaslar ağlarsın.

Sarıl ona! O senin masalında ki kurbağa prens; öp onu! Bak gördün mü? Küçücük bir kız çocuğu oldu şimdi.

Tut onun elini ve bir daha sakın bırakma!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Six Feet Under : 2001-2007 tarihlerinde yayında olan ve 5 sezon süren dizi ödüllü dram komedi türündedir. Cenaze evi işleten ve o binada ikamet eden ailenin etrafında dönen olaylar kurgusu ile kara mizah bir aile dizisidir. O yıllarda çok beğeni almıştı. Eh vaktin de varsa biraz, ailecek seyredecek arayışlar içerisindeysen… Daha ne bekliyorsun? Aç ve izle! Keyifli zamanlar…

Aslı nın Dizi Önerisi…

” Sustu Bir şey demedi, Sitenin öteki tarafına dolanıp eve girinceye kadar sustu Ayperi; adımlarıyla, ağzıyla, yanaklarıyla, elleriyle.. En çok da gözleriyle sustu..”

Hasan Ali Toptaş tan… Kuşlar Yasına Gider Kitabı…

Susmuş…

nar taneleri..
Tecrittekiler e…

Bir mili saniyede oluyordu olanlar…/ *Black Miror

Aslı nın Müzik Seçimi…

Kaldığın yerden devam etmek için kitap ayracı kullansaydın, hiç koklamadığın çiçeklerden… Hani o sevmiyor diyen son yaprağı ile hala sarı taç yaprağından ayrılmamış; papatya gibi…

Çiçeklerin o baygın renkleriyle güneş yine denizin ardına kaçarken… Meyve tabağında gün akşam oldu, gölgeler uzadı ve sarıların, kırmızaların renklerini boyadı griye. Masam da bir tabak gri kayısı ve şeftali… Atılıversin diye bakıyor sanki çöp tenekesine. Oysa bir hışımla dokundum elektriğin düğmesine. Odaya dolan ışık kör etti önce beni sonra kararan meyvelerin renkleri döndü tekrar masaya… Sarılardan turuncuya ve kırmızıya…

Bir ölünün canlanmasıydı görünen, bir sessizliğin yırtılmasıydı o tiz çığlıkla… Bir mili saniye de oluyordu olanlar… Giden geliyor, dönen bitiyordu inadına, geceye selam derken sabahın can vereceğine emindi.

Oysa bir mili saniyede oluyordu olanlar!

Bir motor geçti caddeden, odaya doldu yokuşu tırmanan ve zorlanan motorun döndürdüğü lastiklerin yola uyguladıkları itmenin tepkisi ile oluşan o ses! Bir an sustu düşüncelerim ve gördüğüm tüm renkler akmaya başladı. Refleks ile kapadım gözlerimi, sesten ve sesin boğduğu gürültülü odadan.

Yanındaydım ve bir ışık hüzmesiydi beni saran kolların… Tam başımı dayayacaktım ki boynuna; açılıverdi gözlerim. Yanık lastiğin kokusu geldi burnuma… Güneş koruyucu sürseydik dedim sırtına… Sırıtman ile tekrar odamdayım: Tepemde parlayan spot lambasının altında!

Sadece bir andı o anlar. Bir mili saniyede oluyordu olanlar…

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Black Miror : 2011- 2019 tarihinde yayınlanan, 5 sezonluk dizi dram bilim kurgu tarzındadır. Kurgusu sürükleyiciliği beğeni toplayan dizi futuristik yapısıyla da alkış aldı. 5.sezonu tekrar seredip hatırlamak istedim şimdi. Zaten her bölüm kısa film tadındaydı. Şu bitmeyen dizimi bitirebilirsem, arada tekrar yaparım… Önerilerim işe yarıyor mu? Hiç bu konuda yorum almadım! Umarım yararlı bir halt ediyorumdur! Sevgiler…

Aslı nın Dizi Önerisi…

Benim kelime hazinem çok geniştir, derdim…

Senin bir kelimene yetemedim;

`Git.` ne demekti sevgilim..?

Nazım Hikmet ten…

“Ayağına rahat bir ayakkabı giyerek” diyen bir cevap hatırlıyorum…

nar taneleri..
Tecrittekiler e…

“Beden eskir de ruh hiç eskimez mi?” / *Ally Mcbeal

Aslı nın Müzik Seçimi…

Bu şarkı daima beni ateşliyor gerçekten de… Umut dolu… Sevinç dolu…

Elbette benim gibi hayalperestler için!

“Beden eskir de ruh hiç eskimez mi?”

Ama bu hafta başı sanki sis dağılıyor. Ya da bana öyle geliyor!

Hayali yara bantları aklımda uçuşuyor… Diyaloglar dönüyor kafamın içinde! Ve fikirler.

Sanırım düşmenin etkisi ile refleks olarak kapadığım gözlerimi açtım sonunda… Tutunacak bir yer arıyorum ve düşmekten kurtulmak istiyorum. Evet! Parmaklarımın ucunda hissettiğim yosunlu taşlar biraz soğuk; tutunamayacağım kadar kaygan. Olsun, ayaklarımın ucunu bir yerlere dayayabilsem, hallede bilirim gibi geliyor. Kuyunun dibi karanlıktı fakat bu gece dolunayın yansıması ile parıldıyor. Ayın şavkı düşmüş benden önce! Eh o halde benim düşmem gerekmez…

Mevsim yaz! Düşlere dalmalı, bir sıçrayışla gerçeğe tırmanmalıyım. Ve hissediyorum; bu sefer yapabilirim. Gölgelere kaçmadan, bir çırpıda sabaha varabilirim. Güneşe selam verir, aleme reverans yapabilirim.

Bir yolunu bulurum demiştim ya…

Karanlığa alışmış ruhunu ışığa çekiştirmekten vazgeçtim. Gözlerin alışırsa, alışınca çıkarsın aydınlığıma… O vakte kadar hoş çakal!

Benim yapılması gereken çok işim var…

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Ally Mcbeal : 1997-2002 tarihlerinde yayınlanmış 5 sezonluk Avukat genç bir kadının iş hayatı ve duygusal dalgalanmalarını konu alan dram-komedi tarzında harika bir dizidir. En çok duygusal çıkmaza girdiğinde kafasında duyduğu şarkılara eşlik edişi, hatta dans edişi… İşte demiştim, benim gibi! O yıllarda dilime pelesenk olan bir çok ingilizce kelime olmuştu! CNBC-e, o yıllarda reklamsız, alt yazılı, orjinal dizi ve filmler yayınlardı. Hey gidi günler hey! Seveceğine eminim; yani beni sevdiysen bu diziyi de seversin; garanti veririm 🙂

Aslı nın Dizi Önerisi

“Umut belki de gelecek sayfadadır. Kapatma kitabı.”

Edmond James den…

Şimdilik açık…

nar taneleri..
Tecrittekiler e…

Aramızda kalsın, gün sayıyorum!/ *Killing Eve

Aslı nın Müzik Seçimi…

Haftalardır yasaklı olmadığımız ilk hafta sonuydu. İstanbul sokaklara dökülmüş; bravo!

Eh ben de bir market yapıp geldim. Evin bir kaç işi filan deyince batırıverdim güneşi denize, adaların ardında kızarıp yüzünü eğdi sonra usulca…

Finaller kapıda, hazırlanmaya başlamalıyım. Dizi ve tıkınmalarla alınan kilolar var bir de…

Eskiden bir hayatım vardı. Hayallerim. Şimdi sadece yapılması gerekenler…

Aramızda kalsın, gün sayıyorum!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Killing Eve : 2018-2020 tarihli dizide 3.sezon yeni yayına girdi. Öldürmekten zevk alan ve bunu meslek haline getiren bir kadın psikopat ve seri katil ile iç güldülerini dinleyen kadın dedektifin kesişen hayatlarını konu alan bir yapım. Genç kiralık katilin, evli orta yaşlı dedektif ile arasında garip bağ ve işlediği cinayetler… İçine çeken bir yanı var dizinin. Bölümler hızla akıyor. Son sezon için olumsuz yorumlara kulaklarımı tıkayıp seyrediyorum. Ekleme yaparım, söz. Keyifli seyirler.🎭

Aslı nın Dizi Seçimi…

Bir yanlışı tekrar ediyorsan, Artık o bir yanlış değil, karardır.

Paulo Coelho dan… Simyacı Kitabı

İşte sırf bu yüzden, yaptıklarına sık sık dönüp bak! Almadığın bir kararı uyguluyor musun?

nar taneleri..
Tecrittekiler e…

Ve mutlaka karbon izimizi bırakırız her nefeste!/ *Jessica Jones

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Her kenarından sökülmüşsün!”

Bir gün, bir sabah gün doğumunda; her şeye yeniden başlamak ne mucizevi olurdu. Hiç yalana bulanmamışken, hiç yara almamışken… Daha hiç aldatılmamış, yarı yolda bırakmamışken… Henüz annenin o güvenli kollarındayken… Ölümü tatmamışken… Henüz örselenmemişken!

Bu kadar kirlenmemiş olsaydık.

İnanıyorduk ki, bir çizgi vardı ve o çizgiye vardığımızda her şet bitecekti. Mola verip tekrar başlayabileceltik.

Bu bir yalan!

Kendimize ait tüm olanların, hatıraların affedileceğine inandık. Bağışlayanlar bizi özgür kılacaktı.

Bu da bir yalan!

Çünkü herkes kendini kurtarmak ile meşgul. O anılara bakmayınca, yaşanmamış varsayan sadece o kişi! Etkilenen diğerleri ile “haydi hep beraber!” deyip var olan tüm güçleri ile üfleyip tüm yara almış o karelere iyileşmesini dilemek; bir ütopya.

Çünkü unutmayan birileri var mutlaka… Hatırlatan, hatırlayan! O yara ile hayatına tekrar yön veren ve asla unutamayacak olan birileri var daima!

Kendinde ki kareleri yaksan, kül etsen bile; ötekilere gücün yetmez!

Hepimiz kendi açtığımız yaralardan mesuluz. Yaptığın her kötülüğe karşılık yapacağın kırk iyilik bir doğru etmiyor. İnsan matematik değil. Bilgisayar değil. Delete tuşumuz olsa bile çöp kutusundan tekrar geri dönüşü mümkün! İzi kalıyor tüm bıçak kesiklerinin…

Hiç kimseye dokunmadan, sosyal mesafe sınırları gibi ruhsal mesafe olsa mesela, gerçek olabilirdi tekrar baştan başlamak.

Bu bir klişe!

Sadece kaldığın yerden devam edebiliriz. Tüm yaşananların ışığında nefes alabiliriz. Ve mutlaka karbon izimizi bırakırız her nefeste! Her adımda, her uykuda, her gün doğumunda… Her gecede… Her dolunayda! Her ufukta milyarlarca göz var, unutma! Her yerde kayıtta olan kulaklar, gözler, kasetler var.

Üstelik “Kayıt edilsin mi?” diye sormaya bile gerek duymayan… Kendi gerçekliğine karışan aile anıları da var. Ülkenin topraklarında yaşanan kadim hatıralar da…

Her şey kayıt altında!

Her şeyi bilen birileri var. Kaçamazsın! Saklanamazsın! Yok olup ya da yok edip baştan başlayamazsın.

Yaşamına son vermen bile yeterli değil, anlamıyor musun?

İzin var! Parmak izin, karbon izin var. Kaybolmak diye bir şey yok.

O halde bu dünya bir dualiteyse; var olmak da yok. Hepsi yalan!

Her şey yalan!

Tek gerçek: Şu an.

Hissettiklerim; izlerin acısı. O izleri, anıları taşımanın ağırlığı…

Artık sadece durmak istiyorum. Durup hiç bir şey yapmamak. An da kalıp öylece bakmak. Sadece bir şahit olamak. Hiç bir yerde iz bırakmamaya çalışıp sessizce nefes almak ve yaşamı gövdeme alıp, tüm izlerimi geri verir gibi soluğumu üflemek gökyüzüne!

Üfleyince geçip gitsin diye…

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Jessica Jones: 2015-2019 tarihleri arasında, 3 sezonluk suç drama dizisi. insanüstü bir güce ve dirence, ek olarak da ses hızına yakın hızlarda uçma yeteneğine sahip olan baş karakterin hikayeleri seyrederken biraz gerebilir. Süper kahramanların “suçlular ölümle cezalandırılmalıdır” mottosunun yanlışlığına vurgu yapan yapımlardan biri yine karşımızda… Yorumlar yavaş ve ilerleyen konular için epey olumsuz olsa da, esas kız ve tarz için seyredilebilir. Keyifli Seyretmeler!

Aslı nın Dizi Önerisi…

Yazılmaması gerekeni yazmaya, anlatılması zor olanı anlatmaya çabalıyorum.

Kafka dan… Milena’ya Mektuplar Kitabı…

Yüreğimin kararmaması için buna ihtiyacım var!

Tecrittekiler e…

Taşınıyorum yalanlardan, yaralardan: Yaratan`a… Şifaya! /*Altered Carbon

Aslı’nın Müzik Seçimi…

Eski bitti. Yeni bir sayfa, belki yeni bir defter…. Hayır yeni bir blog değil. Temeli buralardı, sağlam oldu. Bu sayede çok uzun süre saklanacak bir bodrum katım bile var! Evet biraz karanlık, loş, hafif rutubetli ve çok minik tavana yakın, elbette açıp kapatması zahmetli minik pencereleri perdesiz tülsüz, geniş ama alçak tavanlı bir oda. Bu herkesin sahip olduğu evinin bodrumunda ya da arka bahçesinde bir müştemilat olabilir. Kendin olabildiğin ve kendinle kalabildiği tek yer. Ha bazen de tavan arasında olur; yani…

Gerçeklerini sakladığı yer… Maskelerini sakladığın, repliklerini yazdığın… Kostümlerini biçtiğin, revize ettiğin… Geçmişin anılarını sakladığın, düşlerini panolarına astığın, duvarlarında ve çekmecelerinde hatıralar vardır. Belki yalanlarını… Hatta yaralarını… Yara bantlarını… Gözlerden uzak tutmaya çalıştıklarını gizlediğin…

Belki kendinden bile saklamaya çalıştıklarını… Belki de kendin olabildiğin tek yer! Ya da herkeslerden kaçtığın…

Belki de kendinden bile saklandığın o yer!

Taşınıyorum yalanlardan… Yaralardan… Yaradana; şifaya!

Ki çatı katlarını ben çok severim. Belki de bu yüzden taşınıyorum bodrum katında ki o tozlu, eprimiş karalık özel odamdan. Bir ecza dolabı da olan buraya, şifaya!…

Her neyse… Yeniliklere kucak açmak! Taptaze bir nefes gibi… Hani o sabahın, en erken saatinde ki serin el değmemiş hali gibi…. Bir esinti, bir meltem gelir denizden… Ciğerlerine dolar iyot! Oh miss…

Bence sen de toparlan ve dolunayın tüm parlaklığını seyre dal, bu gece pencerenden bak. Gün doğana dek sakın uyuma!…

*Aslı nın Dizi Önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dexter adlı dizinin 8 sezonunu yeni bitirdim. Tadı damağımdayken bu diziye rastladım: *Altered Carbon !

Altered Carbon;Türkçeleştirilmiş adı Değiştirilmiş Karbon: 2018/2020 tarihli 2 sezonluk bir bilim kurgu yapımı… Richard K. Morgan’ın 2002 de yazdığı bilim kurgu romanı. 2018’de tv dizi uyarlaması olarak Netflixde yayına başlar. Kitap Takeshi Kovacs üçlemesinin ilk kitabıdır.  Broken Angels (2003/Türkçeye Düşmüş Melek olarak çevrilmiş.) ve Woken Furies (2005/Dirilen Öfke olarak Türkçeye çevrilmiş.) devam kitaplarıdır.

Aslı nın Dizi Önerisi…

“İnandığımız şey olduğumuz kişiyi şekillendirir. İnanış, bize kurtuluş ya da yıkım getirebilir ama bir yalana çok uzun süre inanırsanız; gerçek sizi özgür bırakmaz, sizi parçalar.” 

Richard K. Morgan dan… Altered Carbon

İçime atılmış bir el bombasıydın sen, pimini benim çektiğim; şimdi!

nar taneleri..
Tecrittekilere…

Sana yazdım, hep sana!/Özleme veda!

Aslı nın Şiir Seçimi…

Bu şiirli danslı müzikli videom da ; aşk gibi karmaşık bişey! Nostalji serimi böylece bitirmiş oldum. Bir esti… Şöyle bir kafanı ardına çevirip neler olduya bakmaktı. Neler oldu ve şimdi ben ne oldum! Ayak parmaklarımın ucuna bakıyorum şu an; olduğum yere…

Durduğum yere…

Sonra başımı kaldırıp ufka bakacağım; olacağım yere… Ve uzun zamandır durduğum bu noktadan nihayet adımımı atacağım, olacağım bana!

Bugün dolunay ve ay tutulması var, yani olaylar olaylar… Ama hepsi yani tüm olanlar geçmişi tamamlama ile ilgili… Elbette yaşam örüntüsü ile yarına; yani olacaklara da bağlayacak. Yani geçmişten geleceğe akacağız; hep beraber.

Dikkatimizi çekmeyen fonda ki o adam, o söz, o duygu veya o görüntü: yarınımızın hikayesinde baş rol olacak! Konu şu ki; dünün içinden çekip götürülecek değerli ne var? Ya da ne kaldı? Ve o ellerinde tutuğunu götürmek istediğine emin misin?

Acele etmene gerek yok; vakit var daha. Sadece bak ve hisset! Ve fakat sor yüreğine: Emin misin? Yüreğin ki daima fısıldıyor sana tüm gerçeğini…

Zaman dar heyhat daha var!

Sor !

Parmak uçlarında ki bakışını kaldır ve bak artık ufka. Sisler içinde olan uzak görünen yarınına bak! Yüreğine sordukça görüntüler belireceği o ana kadar bak! Ve dinle! Fısıltıları dinle… Seni çağıran o fısıltıyı duyana kadar kulağını kabart. Geceleri o kulağının üstüne yat. Dile, umduğunu dile! Umudunun seni götüreceğini umduğun o yolu dile ilahiden… Onun fısıltısını da duyacaksın böylece.

Korkma, o adımı atarken asıl seni bulacağın o gün yola çıkacaksın yeniden… Vakit kaybı değildi, üzülme. Şu anda ki sana varabilmen içindi her şey ve hepsi.

Nefes al. Kocaman derin bir nefes! İçinde yaşam olan, içinde neşe olan, içinde sevgi olan o nefesi doldur bedenine… Cesur hissedene kadar devam et. Lütfen acele etme! Emin olduğunda o ses seni canlandıracak ve o ilk adım atılacak. İlahin ile yaptığın anlaşma gereği o yol sana açılacak ve tüm tali yollardan çıkacaksın. Ana yola…

Diğer adımların takip eder zaten daima o ilk adımdan sonra…
Aslı nın İlk Adım Seçimi…

“Her yalnız adamın, bir denize kıyısı vardır.”

Halil Cibran dan… Ermiş in Bahçesi kitabı…

Yorgunum…

nar taneleri..
Tecrittekilere…

Nostalji: 24 Aralık 2007 ve *Black Code

Aslı nın Müzik Seçimi…

Eskiye Özlem de bu günlük video şarkım da bu! Eşlikçi şarkım aşk ile iyileşeceğini sananlara gelsin! Ve elbette gerçekten iyileşenlere…

Susuyorum, daha çok susarım bundan sonra!?

“Bu gün…Gözlerimi omuzlarıma teğet geçen bir kokuda bıraktım ve çaldım sözlerimi. S-u-s-t-u-m. Kendime yaklaştıkça kaybettiğim bir şeyin derinliği ile sana sustum. Düşürdüm avuçlarımdan mor dan daha morunu- dudaklarına yakın bir notaydı aldım… Alıştım. Küçük bir andı hepsi birden bire başlayan ve hiç biriyle biten. Hiçleşen. Kimsesizleşen. Orada duvarların içine gömülmüş bir anıda seni buldum. Kazıyorum şimdi inan ki hepsi bu…

Bu gün Pazartesi bileğimdeki zamanı durdurdum. Birkaç şey yaptım, biraz nikotin biraz kafein, biraz yaz/ biraz kış gibi boz, biraz kendim gibi ve herkes gibi…

Bu gün, karmaşık şeylerden uzak bir camın arkasından yüzüne baktım. Kırılmış bir keskinlikle belki, yaralandım ben. Bedenimdi çatladı ve dağıldı parça parça. Üstüme ben o gece en keskin düşü aldım ve dokundum sana. Doldum sana, oldum sana… Kar yağacak ve üstüme beyazdan bir korku bulaşacak. Benim gözlerimi bir daha bağ-la-ma… Artık o kuyuda bulabileceğim bir şey yok. Artık o kuyunun ağzına kendimi bağlayabileceğim bir şey yok. Aşk, çıplak ayaklı bir hayvanın içimde dolaşması ve aklımla dalaşması… Aşk, omzumdaki diş izi evet kazıyorum şimdi…

Bu gün, diğer bütün günler gibi kendimle alıp veremediklerimi kendime anlatır buldum. Bir istek, bir tutku belki… Birkaç kare yüzüne gözüne baktım… Sana ben, ağrısız sızısız yaz günlerinden bıraktığım her şeyi geri almadan ve kimseye vermeden senden aldığım şeyi… Şimdi koşarak ve kaçarak uzaklaşıyorum. Topuğuma bulaşmış bütün ağırlıkları, mülkler ve yüzler parmağımın tırnağımla olan kardeşliği ile kazıyorum gerçekten.

Yarın, bir sokağın ortasında, sağında, solunda bir yerlerinden bana bakarken bulacağım seni. Saçlarının bana baktığını göreceğim, omzunun, yüzünün, kokunun bana dönük olduğunu sadece bileceğim. Dokunmayacağım ve koklamayacağım. Özlediğim bu yerde gözlerimi saydam bir çerçeveye çevirecek varlığın, bedenimi flu bir görüntüye… Geçip gideceksin kalabalıklar için de. Odana geç kalma evet. Hayata geç kalma, evraklarına ve renklerine, kokularına geç kalma… Kazıyorum evet, saçımdaki kire dokunma…

“Kıyısındayım yaşamının…” Unutmadım… Bu gün iki dünyada da hükmüm var benim. …..Ya sağır ol duyma ya da elim sende- yani gerçekten sen de. Ve kazıyorum bana ait olan bütün sözleri dilinden. Adımı unutturuyorum, kokumu unutturuyorum, korkaklığımı ve kolumdaki izleri unutturuyorum.

Yaşadım ve yazdım hepsi bu çekiliyorum sahnenizden…

Eskiye Özlem Serisi: 24 Aralık 2007/Göztepe

*Aslı nın Dizi Önerisi:

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Code Black : 2015- 2018 yılları arasında 3 sezon devam eden medikal drama tarzı bir tv dizisiydi. Çok sağlam, acil serviste siyah kod ile çalışan gerçekçi ve elbette dramitize bir dizi. Siyah Kod anlamını açıklamasıyla başlardı dizi: “Hasta girişinin çok fazla olması ve tedavi için yeterli kaynak olmaması durumudur ve kod siyah acil servislerde yılda ortalama beş defa olur. Ama Los Angeles Angels Memorial hastanesi’nde bu durum yılda 300 defa olur.” der ve acilin ortasında bir kaosta bulursunuz kendinizi. Enerjik sürükleyici bir yapım, seyret işte!

Aslı nın Dizi Önerisi…

“Ok ancak geri çekilerek atılır. Hayat sizi zorluklarla geri çekiyorsa, sizi daha büyük bir şeye fırlatacağı içindir. Nişan almaya devam edin.”

Paulo Coelho dan…

Nişan tahtamın on ikisinde durmaktan vazgeçsene!…

Tecrittekilere…

Nostalji: 8 Aralık 2007 ve *Agents of SHIELD

Aslı nın Müzik seçimi…

Geçmişe Özlem de bu günlük video şarkım da bu! Yine eski bir şarkı… Bu guruba ve solistine ve sözlerine de bayılıyorum! Doğruyu hissettirenler ile kalmak temennisiyle…

/On üç yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığını tıklarsan eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Bir kapıyı kapamak dışardan, seni içeride bırakarak…

“Sana küçük kâğıtlara yazılmış notlar bırakmayı isterdim. Kaç gün ve kaç geceyse; o kadar. Bu kapıdan çıkmadan daha, bir yerlere saklamayı isterdim tüm bunları. Çok sonra ve en son sonra bulmanı dilerdim. Okumanı yahut yırtmanı…

Yazamadım.. Sen uyuyordun, soluğun derindi… Keşke içine beni çekiyorsaydın, keşke uyandırsaydım seni; kıyamadım. Usulca dokundurdum tıraş olmamış yanağına dudağımı, usulca parmak uçlarımda süzüldüm kapıdan, önce salonun sonra dairenin… Uyanmadın.. Duyamadım soluğunu oralardan. Serin sabahlara sokaklara caddelere yürüdüm bile bile… Orada bıraktığımı, burada olmayacağını bile bile.

Sen neyi biliyordun uyurken ya da uykuya dalarken? Ama ben bilmiyordum, bildiğini sandığım bilinenlerini… Bilmek de istemiyorum şimdi. Bu sefer yine geç kaldığımı bilmeni ya da bilmemi bilmek istemiyorum inan ki…

Bir kapı sesi… Kanepede bir soluk, bir ten bir dokunuşu bırakıp, çekip gitmek bu kadar kolay mı?

Keşke anlatamadıklarım anladıkların olsaydı. Bir gün; günün gecesi ya da, anlatmaya başlasam alkol tadında ki ancak o tatla; dinlersin biliyorum.

Galiba şimdilik bu bilinene sığınmak istiyorum ve keşke ayağına dolansa yollar ve hiç gitmesen bu sahneden diyorum.

Buradayım, serin bir odada külleri izmaritleri bol, küllük başında, buz gibi soğuk bir yudum çayı kalmış ince belli cam bardakta… Simsiyah minicik cep telefonumla… Sadece bil istedim.

Buradayım. Burada!”

Geçmişe Özlem Serisi: 8 Aralık 2007/Göztepe

*Aslı nın Dizi önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Agents of SHIELD : 2013 yılında yayınlanmaya başlayan, 27 Mayıs da 7.sezonu yayınlanan bilim kurgu yapımı ve çok tutan dizilerden. Marvel evreninde geçen S.H.I.E.L.D. adlı birimin maceralarını anlatan dizi hayli ilginç algı oynamaları ve fantastik evren hikayelerini sürükleyici bir şekilde barındırır. Benim keyifle izlediğim seri dizilerden, heyecanlı seyirler.

Aslı nın dizi önerisi…

“Beklemek, şimdi hiç duymayan birine, dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız.”

Cem Adrian dan…

Mırıldanmaları bir kimliğe dönüştürmek!…

Tecrittekilere…

Nostalji: 01 Ekim 2007 ve *Penny Dreadful: City of Angels

Aslı nın Müzik Seçimi…

Eskiye Özlem de bu günlük video şarkım da bu! Yine eski bir şarkı, filmi de güzel izlemeyen kalmasın bence! O yılların güzel insanları… Bu yazının bu gün yayınlanması manidar. Çünkü bu gün annemin ölüm yıl dönümü aynı zamanda!

/On üç yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığını tıklarsan eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Bugün benim doğum günüm!!!

"İçimin Babil Kulesi yıkıldı. 
Sır kapılarından geçtik,
Alacakaranlığın şehirleriydi. 
Gölgelerin yıldızı ışıktı, aşktı, yaşamdı.

Keşke en büyük savaş,
 Rahmini öperek vedalaşıp teninle;
 -Ganimeti süt, sevgi, kucak ve şefkat-
 Bilinmezliğin dünyasından nefes almak 
olsaydı anne!
Ailem dedim o sararmış resimden baktım geçmişe:
 İkiniz yan yanasınız, 
kucağınızda kırılgan çocukluğum...
 Babam genç bir gülüşle süslemiş yüzünü,
 Sen, 
ciddi duruşla bezgin bakış arasında med cezir:
 Bölünen evlilik, çatlayan evren, sızan sır...
Sönmüş dünyaların sözlerini kutsadı zaman.
 Seslerimiz öpüştü, sislerimiz karıştı birbirine,
 Gözlerimin ünlü hüznü geri çekildi,
 Soyunduk yıldırımlardan, suya yazıldı öfke.
İç denizlerinde yüzme çocuk!
Hayallerin boğulur dedim de kendime,
Dile geldi eski bir soru:
Gelincikler büyüyünce gelin mi olur anne?

Eskiye Özlem Serisi: 01 Ekim 2007/Göztepe

Aslı nın Dizi önerisi:

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Penny Dreadful: City of Angels: Yeni yayına başlayan dizinin 7. bölümü yayınlandı. 1938 Amerikasında geçen ırksal ayrımda şekillenen insanın şeytansı doğasını ve kötülüğe rağmen merhametini kaybetmeyen insanları görüyoruz. Polisiye kurguya gizlenmiş fantastiklik sürükleyiciliği arttırıyor. Keyifli Seyirler

Aslının Dizi Önerisi…

“Uykun gelmiyor diye gözlerini suçlama, belki de beklediğin uyku değildir.”

Bob Marley den…

Beklediğin huzur, merhamet ve şefkatli kucaklamaysa gözlerinden değil yüreğinden beklemelisin belki de!

Tecrittekilere...

Nostalji: 02 Eylül 2007 ve *The Simpsons

Aslı nın Müzik Önerisi…

Eskiye Özlem de bu günlük video şarkım da bu! Yine eski bir şarkı, filmi kareleri ile güzel olmuş bence! Sadece ilgi isteyenlere…

/On üç yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığını tıklarsan eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Benim zamanım başladı: Hazan! (Yaz zamanlar çabuk bitti)

“Günler kendi devinimi içinde değişiyor,

Ben de.

Korktuğum hiç bir şeyi yaşamıma almamakla başlamıştım bu devrede;

Sonra garip bir tesadüf ve cesaretle “aldım” ya da kapalı tuttuğum o yaşamın kapısını araladım varsay.

Şimdi mi?

Korkmuyorum!

Değişmeye devam ediyorum,

Ama hazan ve hüzün” hiç bu kadar parlak-mat, neşeli-ağlak, güçlü-kırık, duygulu-taş görünmemişti… Bunu sevmeye başladım.

Ha, bu arada o aralık kapıdan geçtim.

(Kapalı kapıları hiç sevmediğimi söylemiş miydim?)

Elizabeth Taylor ın söylediğini tekrarlıyorum içimden:

“Artık cesur ve kurnaz olma zamanıdır!” !!!              asli68″  

Eskiye Özlem Serisi: 02 Eylül 2007/Göztepe

*Aslı nın Dizi Önerisi:

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

The Simpsons : Animasyon televizyon sitkom komedidir. 31 Sezonluk ve 1989 dan beri halen devam ediyor.  Homer, Marge, Bart, Lisa ve Maggie’den oluşan orta sınıf bir Amerikan ailesinin Springfield adlı kurgusal bir şehirde geçmekte olan hayatlarını anlatan ve Amerikan kültürünü ve toplumunu eleştiren dizi. Seversin yani… Neşeli Seyirler

Aslı nın Dizi Önerisi…

“Küstürmeyin insanları hayata. Sonra her şeyden vazgeçiyorlar. Yaşamaktan, güzel olan her şeyden. Bir odada yalnızlığı; bir dağ başında kalmayı, bir adada mahsur kalmayı, nerede bir yalnızlık varsa onu istiyorlar. Küstürmeyin işte bazı insanları.”

Nâzım Hikmet den…

Küstürenlere gelsin!

Tecrittekilere…

Nostalji: 28 Ağustos 2003/2007 ve *Hannibal

Aslı nın Müzik Seçimi…

Geçmişe Özlem de bu günlük video şarkım da bu! Yine eski bir şarkı, en eski müzikal filmlerden ve benim çocukluğuma ait düşler kurduran karelerden… Yağmuru, müziği ve dans etmeyi belki de sırf bu yüzden sevmiş olabilirim. Ya da tam tersi!…

/On yılllar öncesine ait bu şiirler ve deneme; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı/şiir başlıklarını tıklarsan eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

GECİKMİŞ MAHÇUBİYET

Bana her dönüşünde,

Kapıdan içeri girerdi;

Mahçup bedenin.

Bakışların yerde,

Ellerin arkanda,

Kırdığı vazoyu saklar gibi;

Kısa pantalonlu çocuğun.

Bana geç kaldığını bilirdin!

İnan, ben de çok isterdim:

Babamın rapidosunu kırdığım gün;

Yüzümü sırtına gömüp,

Babama seni siper etmeyi!                28/08/03 09:43 asli68″

Daha Ne Kadar Bekleyeceğim… 

“Sabaha 3 var.. Çıt yok… Binalar bile uykuda, karanlık… Bir klavye tıkırtısı sadece.. Susuyorum, içimde fısıltı bile yok..

Gece, kızıyor ban; söndür ışıklarını diye.. “Şşşt..” Sessizliğime tıkırtılar katma diye söyleniyor ha bire…

“Son bir sigara..” diyorum; kapalı mekanda içmenin cezası 380 ytl demeye getiriyor ya, omuz silkiyorum…  

Bir tek ben görüyorum ekranın en alt sağ köşesindeki 03:03 ‘ü… Ağzımdaki dumanı üflüyor sonra da esniyorum…

“Her şey çok güzel olacak” diye başlamıştım yaşama, yazıya… Çok‘tan vazgeçtim, güzel‘i bekliyorum… 18 Mart 2007/Göztepe”

KISKANÇLIK

Yaptığımı söylediğim her şeyi kıskançlığın yağmurluğunu giyip yaptım!!!

Sildim, cezaydı bu, kendimi ve seni cezalandırmaktı!
Benden başkasıyla yağmurlarda ıslanmana gıcık oldum.
Nefret ettim benden. senden; senden!
Sana ait olan her şeyden..
Gölgen oldum yazılarına, sana ait hayata…
Sonra,
Çok sonra;
Karnıma soktuğum “eflatun güneş” acıttı canımı,
Yokluğun bulandırdı içimi,
Sarılacağım tüm bedenler adına hançerliyorum seni:
Önce beni!
Hala seni doğurmayı beceremedim içimden!
Sezaryanla çık bedenimden!!!

Ne yaptıysam kıskançlığımdan yaptım.
Ne yazdıysam özlediğimden yazdım…

O yağmurlara inat ıslanmadım!     20/07/2007 asli68″

Geçmişe Özlem Serisi…

*Aslı nın Dizi Önerisi:

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Hannibal : 3 sezon 2013-2015 yıllarında, Will Graham, FBI ile beraber bir seri katilin peşinde olan yetenekli bir suçlu profili çıkarma uzmanıdır. Ancak yakalamaya çalıştığı son katil için ülkenin ileri gelen psikiyatrlarından biri olan Dr. Hannibal Lecter ile çalışırken seri katil olabileceğini bilmiyor… Yakalayamayacağı bir katil...

Kitap uyarlaması olan dizi  Thomas Harris’in Red Dragon adlı kitabından… Gerilim dolu seyirler

Aslı nın Dizi Önerisi…

“İki insan birbirini ancak, her biri kendi başına yaşayacak güçte olup da birlikte yaşamayı seçtikleri zaman sevebilirler.”

Morgan Scott Peck den…

Yorumsuz!…

nar taneleri..
Tecrittekilere…

Nostalji: 21 Ocak 2008 ve *Vikings

Aslı nın Müzik Önerisi…

Eskiye Özlem de bu günlük videom da bu! Yine eski bir tını, eşlik eden film de güzeldi; izlemeyen kalmasın bence! Güzel bir çifttiler yıllar önce… Tango daima aşkı hatırlatır desene…

/On iki yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığını tıklarsan eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

En çok sen eksiksin…

“Bedenim kışı sevmez üşür çarçabuk, yüreğim de… Yüreğime de kışı mı saldın? Üşüdü durdu apansız…

Soğuk! Kar gelecekmiş yine balkanlardan: ajans haberleri bundan bahsediyor.

Ya sen, senden ne haber? Haberlerini hangi frekansta dinleyebilirim radyoyu açsam?

Yapman gerekeni yap, olacak olan olacak çünkü. Biliyor ve bekliyorum, sabırla…

Oysa kimbilir ne tahammül edilmez acılar yaşamış ve yaşayacak olmanın polemiğine düşmüşsündür, bilmiyorum. Kalbini sakındığın benden; beynini de sakınıyorsun ya, bunu da anlamıyorum.

Sıcağa hasretim.

Önümde daha nice kışlar, nice yazlar var; haklısın. Elbet ısınır, elbet üşürüm. Gel benim ısı kaynağım ol demek; seni tüm tesadüflerinden alıkoymak demek, bunu sana yapamam.

İlişki manifestomuzun; korkular maddesi sadece sana has değil. Bilemezsin!

Ocak soğuğunda düşünceler de donuyor. Şubat geliyor, pek yakında…

Ve ben hala soba çıtırtısına hasret, yarın bu şehri terk ediyorum, Balkanlara doğru…

Dönerim, döndüğümde seni bulurum. Bulduğumda, sığınacağım sıcak bir koy hazırla demeye getirdim tüm anlattıklarımla galiba.

Kibritçi kız. Bu isim yapıştı bunca yazıdan sonra adımın yerine, kalsın birazcık adımın dibinde.

Üşüyorum… biline…”

Eskiye Özlem Serisi: 21 Ocak 2008/Göztepe

*Aslının Dizi Önerisi:

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Vikings : 2013 yılndan beri yayında ve 6 sezonluk tarihsel drama türünde olan dizide her şey var. Seks, uyuşturucu, iktidar, güç, kadın, kan, revan… 8. Yüzyıl ve 11. Yüzyıl arasında yaşanan Viking devri  Ragnar Lothbrok’ın hikayelerini, İskandinavların atalarını izlemek muhteşem. Maceraperest seyirler

Aslı nın Dizi Önerisi…

“Yaşadıkça, yoruldukça, kırıldıkça anlıyor insan, en ağır yük; insanmış insana…”

Tuğba Baş dan…

Selelerimizde yaşadığımız insanlar olmaması temennisiyle…

nar taneleri..
Tecrittekilere…

Nostalji: 27 Kasım 2010 ve *Person Of Interest

Aslı nın Müzik Seçimi…

Eskiye Özlem de bu günlük video şarkım da bu! Öyle çok eski değil gibi ama gönlümden bunu paylaşmak geldi. Nazik ol!

/On yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığını tıklarsan eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Hep buzlu yolların, yürünmüyor, dönülmüyor!

“Kapının önünde çok sabahladım; açtın, araladın, açmadın.

Düz rahat bir ayakkabı giymeyip yalınayak gittim, sürüye sürüye geri geldim. Paspastan öte geçit vermedin… Kapından çıkarken üstüme basıp bile gittin. Ve artık orada değilim. Kapın sana emanet! Şimdi, paspasını çok özleyen; içimde çırpınan hırçın küçük kızı cezalandırıyorum. O ise durmadan dua ediyor. Onun bu çaresizliği içimi acıtıyor, umudu saçma geliyor… Velhasıl benimle de konuşmuyor artık; küsmüş… Onu avutmak için ne yapabilirim, söylesene!

Sen nasılsın? Neler yapıyor, neler yaşıyorsun? Artık erken yatıp_erken kalkıyor musun? Kafan dumanlı mı hala gün ortasında? Özkonaklar da menemen yemeğe gidiyor musun? İyileşti mi tüm yaraların, ağrıların geçti mi? Ne güzel…

Ben hala telefonumdan numaranı siliyorum, tekrar tekrar…

Sabahın köründe kalkıp kapı önünü hatırlıyorum. Bu bir rüya değilmiş diyorum, gerçeğimde yokluğunu hissediyorum.

Evimdeyim, güvende hissettiğim yerde: iyiyim ben…

İyiyim işte..

Sigarayı fazlalaştırdım biraz… Başım ve sırtım daha çok ağrıyor, haplar içiyorum.

Seninle konuşmuyorum ya, yazıyorum…

Şarkılar dinliyorum: “Hoşçakal, olacaklar sensiz olsun!” diyor… Ağlıyorum…  

Anlayacağın, ben hala parmak uçlarımda yaşıyorum.

Kilise faresi… (Bu nick senli yaşamdan yadigar bana)”

Eskiye Özlem Serisi: 27 Kasım 2010/Göztepe

*Aslının Dizi Önerisi:

\(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Person Of Interest : 2011-2016 arasında yayında: 5 sezonluk, aksiyon/bilim kurgu ve suç türünde başarılı yapım da suçlar ve bunun azaltılması için gizemli bir iş adamı, bilgisayar sisteminde: işlenecek suçları önceden engelleyen bir program oluşturur. Reese adlı eski bir CIA ajanı ile kurgu başlar her bölümde yeniden… Heyecan ve aksiyon sevenler için harika bir tercih. Heyecanlı seyirler

Aslı nın Dizi Önerisi…

“İnsanlar sizi, sadece aynı yerden canları yandıkları zaman anlar.”

Marcus Aurelius dan…

Midende kelebek mezarlığı bulduğunda duanı oku ve beni düşün!

nar taneleri..
Tecrittekiler…

Nostalji: 06 Eylül 2010 ve *The Sopranos

Aslı nın Müzik Seçimi…

Eskiye Özlem de bu günlük video şarkım da bu! Yine eski bir şarkı, “Hazırsan bunun geri dönüşü yok” diyor.. Dinle!

/On yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığını tıklarsan eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Dün sabaha karşı kendimle konuştum…

“Hazan, hüzün, küsüm!

Ah ne zor geçiyor eylül… Tüm yaşanmışlıklarım gözümün içine batıyor, gözüm acıyor, gözüm yaşarıyor… Radyoda en yakan en sarsan parçalara takılıyor ayağım, kolum kanadım kırılıyor… Dizim kanıyor, düşmüşken; düşkünken ki zamanlar geliyor durmadan kirpiğime değiyor bakışın… Kaşın, gözün geliyor düşüme bulaşmış karelere… Yerlere, berelerime bakıyorum, kalıyorum… Kaldığım yerden kalkıyorum, yürüyorum, susuyorum. Sustuğumda su ver istiyorum, durdur istiyorum… Bu plak iğnesi cızzz diyor, çiziyor şarkının en hazin yerinde… Dönemiyorum, kanatlarım kocaman! Uçamıyorum kanatlarım kocaman…

El versen diyorum… Zamana sığınıyorum. Zamana sığmıyorum: başımı gömüyorum boynundaki o özel çukura… Sulara atlıyorum, biraz daha güneşlensem; yağmur yağıyor, yaz mevsimi bitiyor! Bronzdan yapılmış bacağıma çenemi gömüyorum, gözümü dikiyorum toprağa, sararacak yaprağa, içim acıyor ‘yazık’ diyorum…

Biliyorum.

Bilmediğim her şeyi bilmeyi diliyorum. Iskalayıp kaçırdığın her günü biriktiriyorum. Bulaşmış her şeyini çok seviyorum, inanamıyorum… Silmeyi deniyorum; su çıkarmıyor lekelerini; buselerini… Makası alıyorum elime, kessin istiyorum yürek bağımı senle: kör! Bileyciye bakıyorum.

Sesin çınlıyor kulaklarımda, şakaklarımda, sol yanımda. Soldan geçmek istiyorum, solluyorum, soruyorum, soğuyorum, sağıyorum anıları bardağa… Bir dikişte içiyorum. Gitme istiyorum, git diyorum. Olmaz diyorum. Olsun diye dua ediyorum.

İlk adımı attım senden, çekemiyorum ardından gelmesi gereken ayağımı… Parmak ucundayım… Yapışsan bileğime, bırak ayağımı gideyim diyorum.

Uyanıyorum oh diyorum, uyuyorum of diyorum.

Yürüyüp senden neden gidemiyorum, Eylül gelmiş, Ekim gelecek! Artık üşüyorum, terlemiyorum…

Uyan! Uyan: aç gözünü…

*Üç beş ay sonra kış gelecek, buz gibi olacak istanbul! “

Eskiye Özlem Serisi: 06 Eylül 2010/Göztepe

*Aslının Dizi Önerisi:

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

The Sopranos : 1999-2007 yıllarında 6 sezonluk, yine bol ödüllü drama tarzlı bir dizi. Her bölümü, sinema filmi kurgusunda, TV tarihinin belki de gelmiş geçmiş en iyi TV dizisi ve dizi müzikleri de epey özenliydi. Mafya lideri Tony Soprano’un nevrotik hallerinin, psikiyatrist Dr. Melfi tarafından çözümlemeleri ekseninde süren bir suç-drama yapımı bugün bile en efsanevi kurgu karakterlerin başında geliyor. Keyifli seyirler

Aslı nın Dizi Önerisi..

“Bir insan isterse size sesiyle sarılabilir.”

İlhan Berk den..

Aradığında sıcacık bir kucaklamadır sesi; isterse tabi..

Tecrittekilere…

Nostalji: 13 Ağustos 2010 ve *How I Met Your Mother

Eskiye Özlem de bu günlük video şarkım da bu! Yine eski bir şarkı, filmi de güzel izlemeyen kalmasın bence! O yılların güzel insanları…Ve yasak biter!!

/On yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığını tıklarsan eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Düz rahat bir ayakkabı giy…

Gidilmesi gereken durumdan-kişiden nasıl gidilir?

İlk şokun etkisi durursun; şaşkınlaşır, bakınırsın… Gitmekle kalmak arasında binlerce olasılık -neden- sonuç beynindeki ekrana streo yayınla hücum eder… Savaşmakla sevişmek arasında -ihtimal vakit kaybedersin- kaçınılmaz sonu ertelersin ya da ertelediğini sanırsın! Çırpınır ve debelendikçe batarsın! Feryat-figan yardım talep edersin, nefesin kesilir, çaresizlikle hırçınlaşır zaten çürümüş bir çuval inciri mahvettin sanırsın!

Heyhat, zamana bıraktığın her durum ya da kişi; çuvalın içindeki çürümüş incir gibi kokmaya başlar, yılgınca o çuvalı artık elinden bırakırsın… Da, işte şimdi ellerin boş, nereye ve nasıl gideceğini bilmez bir halde kaldığında sorarsın “GİDEYİM DE NASIL?”

Sinsice cevap gelir: “Düz rahat bir ayakkabı giy.”

Bu umarsız tavır cesaret verir sakince ayağa kalkarsın, önünde uzanan yollara bakarsın korkak, ardına bakarsın ağlak… İlk adımı hınçla atarsın: YALINAYAK!

Asla sizi yarı yolda bırakacak biriyle yol arkadaşlığı etmeyin derim, içim acımtırak!

-Şimdi elimde bir bidon benzin o köprüyü ateşe veriyorum…”

Eskiye Özlem Serisi: 13 Ağustos 2010/Göztepe

*Aslının Dizi Önerisi:

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

How I Met Your Mother :  9 sezonluk, 2005-2014 yıllarında yayındaydı. Konusu kısaca şöyle; Yıl 2030, Ted Mosby çocuklarına anneleri ile tanışma hikayesini anlatıyor. Ve, 2005 yılı ve Manhattan’da mimar Ted olarak başlayan hikaye; komedi tarzı. Karmaşık aşk üçgeni ve seyirci ile Ted’in çocukları 9 yıl bekliyor hikayenin sonunu –anne kim?– 2000’lerin en sürükleyici ve en başarılı komedileri arasındaydı. Keyifli izlemeler yani

Aslı nın Dizi Önerisi…

“Bir insan isterse size sesiyle sarılabilir.

İlhan Berk den…

O sıcak arayışlar ile kucaklanmak gibisi yok!

nar taneleri..
Tecrittekilere…

Nostalji: 05 Nisan 2008 ve *Dexter

Aslı nın Müzik Seçimi…

Eskiye Özlem de bu günlük video şarkım da bu! Yine eski bir şarkı, zehrine bağımlı olunan ilişkilere gelsin… Bu kadının çığlık atarak şarkı söylemesine bayılıyorum!

/On iki yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığına tıklarsan eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Nisan’a yakışır bir masalımız olsun!

Bir masal istiyorum senden. Sanırım bunun içindir biraz incinmiş biraz umarsızlığım… Dünya da yaratılan ilk kadın pandora gibi olmuş olmayı ve senin bu masalda harika bir yerin olmasını diliyorum mesela. Ya da hera nın başını getirmelisin benim için… Paris i topuğundan vurmalı, Sisifos un lanetini hiç yaşatmamak için gözlerini bağlamalısın, yapmalısın, yap. Bana bir masal yarat. Tüm yaşantım boyunca bir masala ait olmayı hiçbir şeyden çok istemedim.

Hep korktum, bir masal istediğimi sana söylemekten korktum. Yüzünün hiçbir şekli bu korkumu erteleyemedi. Sustum. Ve sustukça başsız bir bedene benzedim. Senin için?

Ansızın bir an, kapının önüne gelip, şaşkınlığının daha ortasındayken söylemek isterdim bu cümleyi: “Bir masal istiyorum senden.” Ya da senin dilinle “Bir masal talebim var!”

Sonum nehir kıyısındaki çiçeğe dönen Narsis e ya da boğa kanı içerek intihar eden Midas a benzemesin.

Anımsa, sana mitolojik arketipimden bahsetmiştim: Persophone!

Hades in sevgisi ve dileği gibi olsun dileğin, sadece beni iste, bir masal yarat bana ve başka masallara beraber dokunalım bu bahar sabahında. Hatırla, benim için doğa şenleniyor ve benim için kutlamalar yapıyor insanoğlu. Unutma, her gidişimde korkundan nar taneleri yedirmelisin bana. Şaşırma, aidiyet duygum; senin yeniden yazacağın masala!

Merhaba! İle başlar mı a-deli masal. Başlasın, başla.”

Eskiye Özlem Serisi: 05 Nisan 2008/Göztepe

*Aslının Dizi Önerisi:

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dexter: 2006-2013 yıllarında yayınlanan, 8 Sezonluk yine ödüllü bir polis/suçlu dizisi. Kendini adalete adamış; seri katil olan Dexter Morgan; Miami Metro Polis Departmanı’nda  Gündüzleri adli tıp polisi, geceleri ise seri katil, Bu ikinci hayatında, adalet sisteminin çatlaklarından sıyrılan suçluların peşine düşüyor. Masumları öldüren seri katiller, tecavüzcüler, çocuk tacizcileri… Hem seri cinayet işleyenleri hem de kanundan yakasını kurtaran diğer katilleri kendine hedef olarak seçmeye başlamış. Öldürme arzusu dışında insani duygulardan yoksun doğan Dexter, ahlaki değerleri olan bir seri katil: Sadece yasaların elinden kaçmayı başaran canileri öldürüyor. Ben sevmiştim, kendimi sorgulamama neden oldu; sende izle! Keyifli seyirler

Aslı nın Dizi Önerisi…

“İnsanlara, onları size nankörlük yapmaya mecbur bırakacak kadar büyük iyiliklerde bulunmayın.”

Balzac dan…

Fazla fedakarlık, insanın kendi kul hakkına girmesidir diye okumuştum!

Tecrittikelere

Nostalji: 15 Mart 2008 ve *Les Revenants

Aslının müzik tercihi-Altyazılı

Eskiye Özlem de bu günlük video şarkım da bu! Eski bir şarkı, bırak seni de götürsün o eski karelere ve hislere… Bu nasıl bahar; ben yine hırkamı giydim ayağıma da kalın çorapları… Süzme mercimek bile zor ısıttı içimi… Eh madem devam edelim şu eskilere…

/On iki yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığından eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Mart’ın üşüten sıcaklığına kandı sardunyalarım!

“Mart’ın sinsi sıcaklığı var havada. Hafta sonuna yakışır bir hainlikle pırıl pırıl güneş! Bahar geliyor, ister nazlana nazlana, isterse paldır-küldür… Mart şunu bilmeli ki adına ihanet yapışacak ve gelecek olan bahar Nisan’a yakıştırılacak!

İlk doğan taşlanır! Baharın ilk ayını taşlayacağız. İkinciye kucak açacağız. Her şey bir yana bu hafta sonu hava tahminlerine göre baharla anılacak. Ve içimde yazdan kalma duyguların maki-bodur bitki- görünümünün değişmesi umuduyla dolu dolu. Kaç olmayacak duaya amin dedi bu insanoğlu ama olacak olan olacak ve omuzlar silkelenecek “olmayınca olmuyor”a.

Penceremde yazdan kalma sardunyalar var. Suladım, kara kışta donmasın diye içeri aldım, toprağını değiştirdim bahar göz kırptı diye, tomurcukları patlamış renklenmiş pencerem bu ilgiye. Sardunyalarımın başına gelen benim de başıma gelsin! diye titriyorum hep üstüne.

N’olur Mart’ın yaptığını sen bana yapma!”

Eskiye Özlem Serisi: 15 Mart 2008/Göztepe

*Aslının Dizi Önerisi:

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Les revenants: 2 sezonluk, /The Returned: İngilizce uyarlaması/  Doğaüstü drama televizyon dizisi. 2012-2015 yıllarında Fransız yapımı olan dizi konusu kısaca şöyle; Öldüğü sanılan birkaç kasaba sakini, hayalet karakterler gibi insan formunda ortaya çıkar. Yaşlanmamışlardır ve ölü olduklarının farkındadırlar. Hayatlarına yeniden başlamaya kararlı olan bu hayalet/insanlar ölümden dönen tek varlıklar olmadığını fark ederler. Dönüşleri kasaba sakinleri için tehlikeli bir hale gelir. Bir dizi cinayet yaşanır ve bu cinayetler geçmişte yaşanmış seri cinayetlere benzer. İlginç konulu, heyecanlı seyirler

Aslının dizi önerisi…

“Hayatın çeşitli güçlüklerine karşı üç şey hediye edilmiştir; Ümit, uyku ve gülmek.”

Kant’dan…

Bu üç hediyemi almaya niyet ettim!

Tecrittekiler e…

Nostalji: 10 Şubat 2008 ve *Scrubs

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Biz sadece arkadaşız.”

Eskiye Özlem de bu günlük video şarkım da bu! Bayram da napıyoruz? A-a evde miyiz? Hepimiz mi? Ne tuhaf! Ve dün yeni aya da girdik… E hadi hayırlısı! Sabahtan market olayını yapmayı unutmadın umarım; 3 günlük kapı duvarlı bayram başladı ya! Sıkılmadıysan devam ediyorum:

/On iki yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığına tıklayıp eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Yağmurlu şubat’ın donuk pazar’ı!

Yağmur yağıyor İstanbul’a Pazar sabahı…

Aklımın senli lobunda o kadar çok kare var ki, en sık gözümün önündeki gülüşünlü kareler. Sevişinli kareler. Benim karelerim. Hepsi benim. Senin ise yapabileceğin tek şey karelerimi çok, pek çok yapabilmek. Çünkü bir gün kaybolduğumda bazıları sana geri verilecek.

Aklım selim değil, Şubat’ı sevdim, hem de pek çok. En çok da seni…. Dedim ya; çünkü ben, yağmurlu Şubat’ın donuk Pazar’ına gülen bir yüz çizebilirim…”

Eskiye Özlem Serisi: 10 Şubat 2008/Göztepe

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Scrubs : 2001-2010 yıllarında yayında olan 9 sezonluk, drama-komedi dizisi. Sacred Heart Hastanesi’nde stajyer doktor olarak göreve başlayan J.D., aşırı hayalperest iç dünyasının süper kahramanları, sürreal unsurları ve absürdlüğü ile fantastik hikayelere baş hekiminden kapıcısına, hastane personelinin çatlaklığı eklenince hiçbir ‘hastane dizisinin’ vaat edemeyeceği Scrubs serüveni başlıyor. Dizi hala ‘en iyi komedi’ listelerindeki kadim yerini koruyor. Eğlenceli seyirler

Aslı’nın dizi önerileri…

“Belki de bu kadar çok konuşmamalı, hayatı sessizce yaşamalıyız.”

Jean-Luc Godard dan…

Ne kadar çok konuşursak, kelimeler de anlamlarını o kadar yitiriyor…

 

nar taneleri..
Tecrittekiler e…

Nostalji: 17 Şubat 2008 ve *Louie

Eskiye Özlem de bu günlük video şarkım da bu!

/On iki yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığından eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Bu karda, bu tırtıl çok üşüyor!

“Bu ben değilim.

Bana neler oluyor bilemiyorum. Sanki bir tırtılın kozasına sıkışmış gibiyim. Ve sanırım çok uzun zamandır buradayım. Ya çürüdüm ya da …

Yani her halükarda çıkmam gerekiyor. Çıkmayı istiyorum bu kozadan. Nefes alamıyorum. Üstelik umarsızca sigara içmeye de hala devam ediyorum. Beynimin loblarında bir delik açıldı ve her şey oradan akıp gidiyor gibi.. Tüm yaşadıklarım dumanla karışarak yok oluyorlar sanki.

Ne kadar uzun zamandır buradayım bilmiyorum. Zaten son zamanlarda her şeyi daha çabuk unutur oldum. “

Corpus”. Sonra birden bir kaç kare geçiyor gözümün önünden. Hatırlıyorum. Latince ve boşluk demekti sanırım. Nasılsa bir ara bunu da hatırlarım. Peh, karpuz’muş…

Anlamadığım şey; unutulmuş bir geçmişte nasıl yaşıyorum. Çok soğuk ve çok üşüyorum.

Her yer bembeyaz, yollar kapalı. Birkaç gün daha böyle olacağa benziyor.

Kafamı toparlayamıyorum. Neredeyim, nereye gidiyorum. Ben kimim?  Komik bir yaklaşım oldu bu son cümle. Gülümsüyor ve susuyorum; çünkü en kolay yolu bu.

Belki de ipek bir eşarp için; kaynayan bir tencereye atılarak, yaşam misyonumun bedelini ödeyeceğim. Her ne olacaksa çabuk ve acısız olsun lütfen.

Çünkü üşümeye artık dayanamıyorum.”

Eskiye Özlem Serisi:  17 Şubat 2008/Göztepe

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Louie : 5 sezonluk dram komedi türü; 2010-2015 yılları arasında yayınlandı. Louis C.K., sarkastik ve neslinin en beğenilen stand-up komedyenleri arasında. Kendisinin, bizzat kendi karakterini kurgusallaştırarak yarattığı ve kendi adını taşıyan TV dizisi, 2010’ların ‘en iyi komediler’ listesinde New York’ta yaşayan ve iki kızını büyütmeye çalışan yeni boşanmış bir komedyeni konu alıyor. Keyifli seyirler.🎭

Screenshot_2020-05-19-23-11-00
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Hayat hikayedir. Ve bir insanı sevmek, Onun hikayesini sevmektir.”

Martin Heidegger den…

Hikayenizi sevenler, sizi de severler…

Tecrittekiler’e…

Nostalji: 28 Şubat 2008 ve *24

Aslı nın Müzik Önerisi…

Eskiye Özlem de bu günlük video şarkım da bu! Bekleme, o kapıyı çal diyor…

/On iki yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığını tıklayıp eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Nereden aklıma geldiyse…

Bir temmuz gecesi bir rüya görmüştüm. Rüyaydı işte adı üstünde, rüya gibi bir rüyaydı. Sustum kimselere anlatmadım önceleri. Sonra içimde büyüdü bahsettim kankama ve bir kaç arkadaşıma. “Güzelmiş” dediler. Güldüler.

Ben de gülüyordum, sonra gülüşüme kal geldi, git geldi, hoş geldi, gitti, met-cezirdi. Hayat buydu. Oydu. Devam ediyordu. Derken güzü devirip kışı bitirmekteydim ki, nereden aklıma geldiyse koca bir yastığa, kılıf geçiriverdim. Yastık kılıflı ben! Komikti, şirindi, rüyaydı, yaşamdı, sol kanadın altıydı, ince belli bardakta sıcacık çaydı, üçte birini atmaktansa dumanı paylaşmaktı, kalbimdi, akciğerimdi, üşümekti, menemendi, ya gömlekler?

Her şey bir yana, elbette yaşamdı ama yastık kılıfımdaydı aklım. İçimde ki hırçın kızın aklında tek o vardı. Yastık kılıfımı isterim diye bağardı. Sustum, susamıştım, uzanmıştım, varmıştım, sıvışmıştım, incinmiş kızmıştım, saçlarımı kestirip siyaha boyamıştım, kabaydım, tekilayı içip kusmuştum, düşmüştüm, pişkindim, sahiptim, gelmiştim, açtım toktum, vardım yoktum, saçımı çektin, utandım, biriydin, hiçtin, kimseydin, bendim, sendin, balansdım, durakdım, biraydım, ablaydım, anneydim, kadındım, kız arkadaşındım, gündü, sevgiliydi, yastık kılıfımı hatırladım.

Her şey olabilirdi her an, ama yastık kılıfım olmamalıydı.

Salakdım. Sakladım, sallandım, sol koluna dokundum, solunda olmalıydım, küstüm. Yastık kılıfım, yanlıştım, yalandım, yaladım, yanındaydım, yandım, yardım, yaftaydım, yastaydım, yamaydım,  yaşdım, yasdım, yazdım, yazdım…

Yastık kılıfım!!!

-Ver onu bana, pişmanım-“

Eskiye Özlem Serisi: 28 Şubat 2008/Göztepe

*Aslının Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

24 : 2001 – 2010 yıllarında 9 sezon devam eden bol ödüllü bol aksiyonlu, ‘terörle mücadelede’  1 saati ve 24 bölümden oluşan her bir sezonun da 24 saati anlattığı, gerçek zamanlı bir dizi. Ekranın bir kenarında sürekli işleyen bir saat, ekranı bölen karelerde eş zamanlı ilerleyen hikayeler ve Amerika’yı terörist saldırılardan korumak üzere canını dişine takmış koşturan bir Jack Bauer! Zamanın ilklerindendi. Seyretmeye değer. Heyecanlı seyirler.🎭

Screenshot_2020-05-19-22-58-40
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor.”

Özdemir Asaf tan…

Ruhunu tanıyorum ve o güzel renkleri bırakıyorum geceye…

Tecrittekiler’e….

Nostalji: 6 Ocak 2008 ve *Married… with Children

Aslı nın Müzik Önerisi…

Eskiye Özlem serisinde bugün de bu video eşlik edecek! Sözcükleri ile hepimize ışık olsun!

/On iki yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığından eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Susturamadım bu sefer beni…. Desene benden kaç kere gidersin?

“Bir kaç şey!

Kaşıdıkça alınan bir zevk değil bu. Aldığın zevkin kaşındıkça azalması. O yaraya dokunurum yine. Yüzün yüzüme dokunur. Sesin sesime. Alınır bir karar. Bir adam kapıdan çıkar. Bir şarkı duvarlara çarpa çarpa dolar içime. İçim dolaşır. Sesime bir şey olur belki kırılır. Konuşmak kaybettiğimiz şey. Susmak kazandığımız son anlam. İki soluğun gidebileceği en uzak yer. Gidiyorsun…dur.

Birkaç anlamın birkaç andan ibaret olmadığını düşünüyordum sahnedeki yerimi almadan. Buradayım. Tam karşında. Benim o, gözlerime bak… Gerçekten benim o, ellerime bak… Hiçbir kış gecesinde üşütmedim saçlarını ya da o ben değildim. Bana bak, içinden baktığını biliyorum. Kelimeleri kendi soluğunla kedine fısıldama. Duvarlar benimle konuşur. Bunu öğrendiğimde beş yaşındaydım. Duvarların bir dili var. Dünya üzerindeki bütün dillerden farklı ve hiçbir solukla anlamlı değil. Dokunduğunda parmaklarının üstünde hissettiğin hükmü aklında bir anlamla birleştirdiğinde duyduğun ve bu ilk kez oluyorsa korktuğun, güldüğün, sihirli gelen, bir şeye dönüşür. Sana masallar anlatmayacağım, yüzünün şuandaki tonu buna hazır değil. 

Seni salonumda ağırlayabildim, kokun çarpıp durdu önündeki ince belli çay bardağıma; bir yudum aldım. -Sustur beni- dedim. Kendime dedim evet, bir kere kendimi dinleyebileceğimi düşündüğüm için kızamazsın bana, bunu bilemezdim. Bilmediğin bir şeylerin hızıyla düşer gibi (düşürür gibi). Gidiyorsun…dur.

Anlatamam. Kör ebe oynayan çocukların telaşını sana. Anlatamam öyle bakma, aslında biliyorsun ya sadece öyle bakma… Anlatamam, gün ile gece arasında, öğrenemediğim sureler var, anlatamam miraç ile kandil arasında… Anlatamam. Öğrenemediğim bir dil gibi dalıyorsun derinliklere. Seni bağışladım… Sarsıntılar içindeki sesini bağışladım. Saçlarının arasındaki sözleri bağışladım. Bilmediğin bir şeyi kabul etmelisin ki sen de anlatamazsın. Bana ne söylediğine bak. Bana ne söylediğine, bana değil. Buna hazır değildin. İki zamanın hiçbir yakasında olmadan yaşanmayacağını, yaşamın bir zamana ait olduğunu ve yaşadığında aslında sadece bir tek zamanı yaşayabileceğini, anlatamam sana. Bu yüzden aldım üstündeki anlamımı –karanlıklarını çektim içime.  Daha parlak tonları ile daha aydınlık bir zamandasın; bu bir tercih değil- bu benim tercihim değil- bu senin tercihin hiç değil. Olması gerekenin, olması gerektiği anda olması sadece… Bendeki karanlık, gecenin kelebeğine yolu gösteremezdi. Bu yüzden devirdim kendimi, kendime rağmen kendimi rezil ettim, kendimi bir hiçten başka hiçe çevirdim. Görmen gereken bir yüz var. Yüzleşmen gereken belki de. O yüzün duvarlarına vura vura söyledim sana. Yazgı, kader, şehvet, tutku, kan bağı, akıl oyunu… Bunların hiç biri gerçek olamıyordu; bir tek –özledim- kadar. Gücümün yetmediği değirmenlerin ortasındayım, biliyorsun bunu… Bilmediğin bir şeyin küskünlüğü ile gidiyorsun… Son sözünün asılı kaldığı bir aralıkta, senin için bulduğum patikaların sele kapılmamasını öğütlüyorsun. Kocamansın gözümde, değerin tunçtan bir çağ. Bir çığ gibi… Gidiyorsun…dur.

Bir kere daha sormayacağım AMA söylesene –benden kaç kere gidersin…”

Eskiye Özlem Serisi: 06 Ocak 2008/Göztepe 

*Aslının Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Married… with Children 1986 – 1997 arasında 11 sezon olarak yayınlanan dizi, tv klasiklerinden. Amerikan Sitcom ‘hay evlenmez olaydım’ nidalı bir komedi. Geçen yüzyıla ait seyirlik… Keyifli izlemeler🎭

Screenshot_2020-05-19-21-34-33
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor, sadece sen yanlış insanlar üzerine hayal kuruyorsun.”

Stefan Zweig/Montaigne den…

Dört yanlış bir doğru etmiyorken hemde; zihnime not olsun!

Tecrittekiler’e…

Nostalji: 5 Mayıs 2008 ve *House MD

Aslı nın Müzik Seçimi…

Geçmişe Özlem de bu güne de çok eski bir şarkı eşlik etsin bakalım. Ve elbette 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımız da kutlu mutlu olsun🎈🎉

/On iki yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığından eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Baharda ölünür mü balım?

“Ölüm bitişi simgeleyen bir kelime. Kavram olarak yokluk: karanlık: terk edilmişlik duygusundan başka duygulara da yataklık ediyor. Ki bazen reddederiz hayatımızda bazı kavramlarla karşılaştığımızda, yok sayarız. Gerçek ancak bir süre sonra tüm çıplaklığıyla gözümüzün önüne serilir, anlarız.

Ölüm çok acı. Tüm vücudumda ki kan yüzüme hücum edip beni boğuyor gibi uyandım bu sabah yatağımdan. Bazı kareler gözümün önünde “ölüm”ü anlatıyordu. Yatıyor olmasaydım düşecek gibi olur, sendelerdim. Bu gerçeğe aymak mı ya da artık kabullenmek mi olduğunu anlamadan, göğsümdeki acıdan ağlamaya başladım.

Eğer bir sabah yatağınızdan acıyla kahırla ağlayarak uyanıyorsanız, artık ölümü kabullenmişsiniz demektir. En sevdiklerinizin ölümü, en acı verendir elbette. Ve sanırım bir süre çaresizce onu yaşatmaya devam edersiniz. Onunla konuşur, hatta buluşur, telefonlaşır, mesajlaşırsınız. Aslında o hayalet, size ölümü anlatmaya, sizi öldüğüne ikna etmeye çalışır. Aşk gibidir ölüm, birden bire sizi yakalar. Gerçeği kabullenmeden önce reddedersiniz. Tesirini yavaş yavaş hissettiren aşk gibi kapınızdan bir çırpıda içeri alamazsınız. İçinizde korku belirir, paniklersiniz. Telaşınız tüm hareketlerinize bulaşır, paniklersiniz. Kavramlara teslim olmadan önce arefe günlerinden geçer bir arafta yaşarsınız.

Nihayet, bir sabah, uykunuzdan boğulurcasına ağlayarak uyandırır gerçek. Kalk ve kabullen artık der size. Görüntüler, diyaloglar sunar sessizce. Kabullen der. O öldü der. Ki siz “ölmüş…” diye sayıklarken gerçeğe ayarsınız.”

Bu sabah yaşananları unutup, tekrar yeniden hayaletinle yaşamaya devam etmeyi istemediğimimi sanıyorsun. Sonsuza kadar mesut yaşadılar… Masallarda olur… Gerçek: doğum ve ölümdür. Yaşam, sonsuza kadar sürmez, ölümle biter.

Bir masal istemiştim senden! Acıyan tüm yanlarımı sar istemiştim. Sonsuza, benim sonzuma kadar; beni sev istemiştim. Öldüğünü bana inandırmaya gücün yetmedi mi? Masallarda sadece kötü adamlar ölür. Sevenler sonsuza kadar mutlu yaşardı oysa.

İçimdeki kelebek mezarlığını hatırladım, üstüne hayaletinin toprak atışını ayrımsadım, artık anladım. Sadece İsa, ölüleri canlandırırmış… Umut ederek içimdeki cesedinle yaşamaya devam etmek, İsa’nın hala var olduğunu kabul etmek yadsımasına girer.

Ölümünü kabullendiğime göre bir tören yapmalıyım. Yasımı tutmalı, duamı etmeli, mezarını ardımda bırakarak yaşam yoluma devam etmeliyim. Bunlar aklımın bana söyledikleri… Sakatat gurubuna giren yüreğim de acısını hazmedecek mi acaba?

Öldüğüne bir inansa!

Neden beni de öldürüp bu masala müdahil etmedin balım?”

Geçmişe Özlem serisi: 5 Mayıs 2008/Göztepe

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Sherlock Holmes’dan esinlenmiş House MD : Medikal drama kahramanı olarak 8 sezon süren dizide, Dr House, dahi ve kimyasalcı  bir doktor olarak karşımızda. 2004-2012 yılları arasında ve çok popülerdi. Ekibi ve kişiliği ve de sıra dışı yaklaşımı ile olağan dışı vakaları çözme felsefesi samimi gelmiş olmalı ki: keyifle takip etmiştim yine! Sana da keyifli seyirler dilerim🎭

Screenshot_2020-05-19-21-28-18
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Uyuyalım. İnsan uyudu mu her şeyi unutur.”

J.M.Vasconcelos dan…

Kapıyorum gözlerimi…

Tecrittekiler’e…

Nostalji: 20 Haziran 2008 ve *The X-Files

Aslı nın Müzik Seçimi…

Eski yazıma, eşlik eden bu video ile… Bu anıma ve yazılarıma uygun şarkıların çevirileri yapan arkadaşları youtube kanalından da takip edebilirsin. Buradan; hepsinin emeklerine sağlık!

Geçmişe Özlem de bu gün bu şarkıyı seçtim velhasıl.. Geçmişime… Müziğe ve sözüne uydu bence.

/On iki yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan./ (Yazı başlığından eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Eğreti sevgili…

“Bir sonu bir kararı erteler gibiydim. Ve içimde bir gong sesiyle irkildim, bitmesin sürüsün diyerek söylediğim şarkının nakaratıyla , kendimi, seni ve belki herkesi bıktırdım. Ama sana kocaman bir saygım var, gözümde kocamansın. Çünkü sen, düşündüğümde ve hatırlamış gibi birden aklıma beliriverdiğinde; aşkıma hiç ihanet etmedin! Bana aşık olmadın ama aşık olunduğunu bilerek ve bir gün biteceğini umarak sabırla yanımda bekledin, belki kendini de beslendin. Yine de sabrına müteşekkirim.

Bir gece incitildiğimi olduğunca gizleyerek; gittiğimiz bir sohbetli geceden dönmüştük; yorgan altında yaşadığım için acıtılmışlıklarımı; yatağa uzanıverince gözyaşlarım akıvermiş ve sen kollarının güvenine beni çekerek “hadi anlat” demiştin soluklandığımda ya…

işte o gün “beni avuçlarında neden sımsıkı tutmuyorsun?” demiştim de, “gitmek istediğinde gidebilesin diye” cevap vermiş, “avuçlarına gelmenin de bir bedeli var gitmenin de olmalı” diye hayıflanmış, sonra hüznüme soru işaretleri takılıp: “ne yani, ben gidiyorum desem sadece peki mi derdin” diye de eklemiştim. İşte orada aşkıma sadık olduğunu ispatlamak için ve belki de sadece bunun için “hayır elbette, neden gitmek istiyorsun diye sorardım” demene karşılık “gitmem için nedenini söylemek yeterli mi senin için” deyince de….

Yazmama umarsızlığınla bu düşüncenin bütününü de kanıtlamış oldun ya…

Ben artık kendimi nasıl avutayım balım? Nasıl kandırayım? Çünkü bu ilişkide yalnızca ben kendime ihanet edip kendimi kandıranım. Sen ki bana taraf değilsin. Ben ki sana taraf değilim de yaşadığım aşka mı sadece taraf olma saçmalığına kapılmışım?

Beni sen, her “bebeğim” deyişinle öznesizleştirken ve bunu da vurgulayarak kanıtlamaya çalışman dahi sonuçsuz kalmışken. Oysa ben kendimle o derece meşgulüm ki, yan yana duran o temsili büst gibi yüzümü senden yana hiç çevirmemişim. Dün akşam cevaplayamadığım o sorulan sorunun yorumunu dinlerken ilk defa yüzümü iki avuçla zorlayarak ve hatta sürükleye sürükleye sana çevirdim. Bu ilkdi. Ne gördüm biliyor musun? Benimle o kaidede olmaktan keyiflenen birini. Bu keyfin bitişini sabırla bekleyen birini. Bu keyfe ihanet etmeyecek birini.

Peki neyi görmedim ? Bana aşık biri… Beni seven adamı… Bebeğim diyerek beni öznesiz yapan sen, sabrına hayranım! Ve sadakatine de! Şu an; bir köprüyse eğer , bittiğinde, karşı kıyıya geçtiğimizde bana öznesiz hangi kelimeyi deyivereceksin?

Keza şimdi diyeceksin ki, “talebin ne?”

İşte bu kelime hipnozdan uyanmam için söylenecek sihirli kelime! Bir parmak şıklatılmasıyla gerçeğime ayarak gözlerimi açacağım.

Söylesene kaideden düşmüş bir büstün, çamura bulanmışken; canlanıp uyanmasını neye yorarsın? Oysa ben, yine bir gece, bir tilki uyumasından zıplayıp uyandığımda; “avuçlarımda menekşeler vardı ama avuçlarımda yeşermişlerdi” demiştim de… Peki bu rüyayı neye yormuştun?

Temmuz ortasında tatile Ankara’ya gelmek isterken, Eylül başında ki ikametsizliğimle Haziran sonu ne yapayım? Dünüm ihanetlerle doluyken hem de, ki tüm dünlerim dahilken buna. Babamın üvey kızı bile olamamışken, ait olduğum hiçbir canlı bile yokken, hatta evim dediğim daire bile bana ihanet etmişken, bir nilüfer çiçeği kadar bağımsız özgür görünen beni; kimse “sulayayım, büyüteyim” diye saksına almamışken ve hatta “koparıp vazoma koyayım” bile demezken, durgun bulanık suyumun içinde eskir ve kirlenirken, kaidesinden bir parmak ucuyla devrilmiş bir putken, doğurduklarımla bile gidemezken geleceğe, doğurulduğumdan da terk edilmişken beşimde, karındaşlarımın ikinde bile değilken hem de, bir talebim olabilir mi ki, söyle!

Ben ki, başrol oyuncusuyken; tek kişilik oyunum da hem de!”

Eski yazılarımdan…20 Haziran 2008/Göztepe

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

The X-Files 1993- 2002 yılları arasında yayınlanan ve 2016 ve 2018 de eklenen sezonlar ile 11 sezonlu bilim kurgu tadında ki dizinin 2 de filmi yapılmış. Yıllarca keyifle takip ettiğim bir polisiye/bilim kurgu türünde… Ajan Mulder da pek sevimliydi… Nasa nın gizli dosyaları da ilgi çekici olmuştur her zaman, değil mi ?  12.sezon olmayacakmış, bilgine. İyi seyirler sana🎭

Screenshot_2020-05-17-01-40-51
Aslı nın Dizi Seçimi…

“Birlikte eskimek güzel, eksilmedikçe…”

Nazım Hikmet den…

Ne güzel bir temenni bu!

nar taneleri..
Tecrittekiler’e…

Nostalji: 24 Haziran 2008 ve *Sherlock

Aslı nın Müzik Seçimi…

Nostaljik bir seri yapmaya başlıyorum. Hem eski bir blog sayfamdan yazılarımı paylaşmaya değer bulduklarımı ve yine seyretmeye değer bulduğum eski dizi önerilerimi ve mutlaka müziksiz olmaz! diyerek bir şarkı ile; eskiler ile yepyeni bir sayfa açıyorum. Bakalım sevecek misin?

Eskilerden kalma yazılarıma bir açılım olur hem: Bu gün bu eşsiz video eşlik etsin… Çizgiyle dans… Müziğe de on puan verirsin bence!

On iki yıl öncesine ait bu yazı; o yıllara ait açtığım ikinci blogumdan… Belki seversin.. Ya da hatırlarsın! (Yazı başlığından eski blog sayfama ulaşabilirsin!)

Ya tufan ol ya milat! bir hiçe bir iç geçirmem de az buçuk bundan…

“Sakinleştim biraz… Sanırım paniğe kapılıyorum; yokluğunla değil varlığınla…

Ömrümü gömlek ütüleyerek geçirebilirim. Elbette, emin değilim. Ama kış sabahları her kahvaltıda menemen yiyebilirim. Corn flex yemek zorunda olmadığım sabahlar elbette. Sen emin misin her ay kabuğunda kanayan ve ağlayan venüsüme. Her lokantada renkli ekmekten bıkmayacak mısın? Hatırlayamasam da üç yıl sonrasına bile plan yaparım, kusturacak ani frenlerimden emin misin? Üstelik genelde geç kalırım randevularıma. Mevsim dönümlerinde arabesk zamanlar yaşarım. Ki müziğime de bulaşır…

Çok sevilmek isterim heyhat, karşılığında istediğim kadar ve istediğim zamanlarda seveyim isterim. Ağlarım ulu orta, gülerim yine yaşlar yanaklarımda. Uykusuz kalınca sarhoşlaşırım, rüya görür etkilenirim. Boşlukları tüm olumsuzluklarla dolduruveririm.

Yanımda uzanmana izin verebilirim evet. Ama emin misin bu köşe de olmaya… Beyaz bir çarşaf ve poplinden şekiller ki her an silinebilir… Silebilirim yine de terini ya da yaşını… Bunları boş ver, seni sevebilirim. Sanrım sadece bunu yapabilirim. Yine de emin değilim. Kendime alışmakla çok zaman kaybettim. O sokağın köşesinden dönmedim. Sokağı gördüm; sadece ışıklar içinde ve kokular… Hayır sen de sevemezdin o kokuları anlıyorum, bu yüzden sırtımı döndüğümde kürek kemiklerimin arasından öpmedin habersizce…

Unutulan söze ve yeniden hatırlanacak olan bir yüze…
Bir tekrarın, sonsuz bir tekrarın ömür sanılması ve hayatın bu tekrarın biraz dışına çıkmak olduğunu… Bir dairenin çevresini genişletmesi sadece, bir ayrıntının büyümesi ve kurtarılacak bir şeyin olup olmamasını düşünmeden o anın kurtaracağına inanmak. Sadece vazgeçişi zorlaştıran nedenlerden saklanmak. Büyüdüm ben. Gövdem ağırlaştı, hiçbir rüzgar /sadece saçına dokunmamışlar/ beni savurmaya yetmez. Dibine batabilirim. Ve oradan hiç çıkmaya bilirim. Kurtaramam yani seni ne bir şatodan ne de bir masaldan. Ben uyduruyorum çünkü… Harfler kelimelere/ kelimeler cümlelere dönüşüyor. Sen biraz bana benziyorsun biraz mevsime… Günler aklını kaçırmış bir kuş telaşıyla hızla uzaklaşarak geçip gidiyor. Kalıyorum… KANIyorum… İnanıyorum… Bekliyorum…
Döneceksin….

En dip not: Önemli değil derim yalan söylerim, mesajlarımı sessiz bırakınca aramamak için numara silerim, kolla kendini Dartanyan!”

Eski yazılarımdan… 24 Haziran 2008/Göztepe

*Aslı nın Dizi Seçimi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Sherlock, namı diğer Sherlock Holmes, 4 sezonluk Netflix dizisi olarak karşımıza çıksa da kitap uyarlaması olarak  film ve dizi şeklinde bir çok defa yayınlanmış; en son da BBC yapımı olarak karşımıza çıkıyor. 5.sezon için fikirler hazır ama malum Covid19 tüm planları bozar! Keyifli bir polisiye/dedektiflik dizisi… Bu İngiliz aktörü de seviyorum ben, hem dahi hem kimyasalcı… Tuhaf, norm dışılığı hoşuma gidiyor belki… Öyle işte! Sana da iyi seyirler.🎭

Screenshot_2020-05-17-01-35-55
Aslı nın Dizi Seçimi…

“Hepiniz mezarısınız kendinizin..”

Nilgün Marmara dan…

Kim bilir kaç kere öldüm…

Tecrittekiler’e…

Bu senaryo şu an da, burada yaşanmıyor./ *Doctor Who

Mavinin tüm tonlarını yüreğimde topluyorum.

Yazdığım kelimelerin, harflerine karıyorum.

Epeydir kayıptım, bulunmama neden olacak o seviyi arıyordum. Cevaplarım senli sofralarda, çekmeceler de kalmış. Dairemize yeni kiracılar taşınmış. Aradıklarım, yanlış mail adresine yollanmış sözcükler gibi; uzay boşluğunda kaybolmuşlar. Ve fakat hala oralarda bir yerlerde; seninle ben, akşam sofrasından kalkmışız.

Mutfaktan gelen bulaşık sesleri bittiğinde ‘Gelsene şu çok güzel! ‘ diyen çağrın ile bir dizinin ilk sezonuna başlayacağız. Bal kabağına dönüşmeden telefonunda ki aplikasyonlardan tatlı siparişi vereceksin. Ve biz seyrettiğimiz ekranda, kim bilir kaç mola verip; pause tuşuna basmış olacağız. Çay molası, wc molası, sigara molası,  ‘dur sipariş geldi’ molası.

Ki böyle bir senaryo şu an da burada yaşanmıyor.

Ve kim bilir hangi paralel evrende senle ben molasız sevişiyoruz.

Ve elbette bunu yazarken; gülümsüyorum. ..

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerisi olarak bu geceye, yine çok sevdiklerimden; Doctor Who, 26 sezonluk BBC seri dizilerinden. Şu an 12 sezonu yayında olan 1963 yılından beri devam eden bilim kurgu serileri, 1989 da ara verilip 2005 de tekrar yayına başlamış ve yıllar içinde 14 farklı Doctor Who karakteri ile canlandırılmış, hatta 2017 de 15.Doctor Who bir kadın olmuş! Senaryoda en ilgi çekici şey: Londra nın kırmızı telefon kulübelerinden Tardis adlı gezegene gidilen uzay zaman makinesi… Ve inanılmaz değişik serüveni ile sürükleyici bir yapım. Yıllarca önce, Netflix filan yok iken revaçta olan ve halen devam eden BBC dizilerinden. Ailecek seyirliklerden… Keyifli seyirler.🎭

Screenshot_2020-05-14-01-17-16
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Senden beni çıkardığımda, nasıl da herkessin!”

Özdemir Asaf’tan…

Ancak benimle olduğunda benim için değerin var!

nar taneleri..
Tecrittekiler’e…

Bir karar ve bir adım!/ *Call the Midwife

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Başkalarının ekmeğinin ne kadar tuzlu, başkalarının merdivenlerinden çıkmanın ne kadar zor olduğunu göreceksin.” Dante, İlahi Komedya, Cennet 17. kanto

Başkaları yerine kendi ekmeğimi mayalarsam tadı tam istediğim gibi olur. Bu güne uygun bir aforizma.

Kendi rüyama iskele yapmalı,  restorasyon planları yapmalı. ..

Kendi buğdayımı öğütecek güç bileğimde, kendi merdivenimi yapacak güç yüreğimde, eksik iki parça; cesaret ve bir kıvılcım!

Bir karar ve bir adım!

Var mısın?

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Call the Midwife, 9 sezonluk BBC nin seri dizilerindendir. 2012-2020 tarih aralığı verilse de geçen yıdan beri yayında değil. Ebe olan rahibeler ile rahibe olmayan hemşireler ile 1950 yıllarında Londra da geçiyor. Yıllarca önce daha Netflix filan yok iken BBC dizileri revaçta idi. Kitap uyarlaması olan bir üçlemeden.. Jennifer Worth adlı yazarın aynı adı taşıyan anılarından derlenmiştir. Ailecek seyirliklerden… Keyifli seyirler.🎭

Screenshot_2020-05-14-00-59-46
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Düşmandan korkar, kapının kitlersen dostun da dışarıda kalır. ”

Osho’dan…

Risk almak, yaşamın gerekliliklerinden…

nar taneleri..
Tecrittekiler e…

En çok ve en fazla kendimizi kandırmaya gönüllüyüz./ *Valeria

Aslı nın Müzik Seçimi…

İstediğim tek şey yeniden başlamak!

Her şeyi, herkesi, hepsini ardımda bırakacak güce sahip olmayı arzuluyorum.  Ve ne olursa olsun, bu kararı uygulayabilecek kadar iradeli olmayı istiyorum.

Mutlu olmayı hakettik dostum!

Seni sevmek ya da seninle olan beni, sensiz de ayakta tutabilmek!

Bu müthiş; adamım.

Kalbimin aşkla kırılamayacak  kadar güçlü ve sağlam olmasını isterken, utanç duymama neden olması bir çelişki mi?

Bilmem. Bilmiyorum. Bilmeli miyim?

Seninle olmayı,  seninle aynı şekilde olmayı istememem; garip mi?

Hassas olmak ama sağlam olmayı da becerebilmek mümkün mü?

Belki de kahraman olmayı arzuluyorum. Ve senin yüzünden kurban kurtarıcı rollerine soyundum. Keşke senin yerine kendi gücüme tutunmayı başarabilseydim.

Bir yolunu bulurum. Her zaman buldum, yine bulurum…

Sil baştan başlamak için bir yolunu bulmak: Zor değil. Ne dersin?

Tüm iyi sıfatları istiyorum. Kendime dürüst olarak; gücümü benden alan ile değil, destekleyen ile olmalıyım. Yine de içimde bir parça hala sana inanıyor. Ve seviyor.  Ve ben o parçamı da kaybetmeyi asla istemiyorum. Diğer parçalarımın ne dediğini ise artık herkes biliyor.

Böyle. .

*Aslı nın Dizi Seçimi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerime gelince; Valeria, yeni başlayan 8 Mayısta yayına giren bir İspanyol dizisi. 8 bölümlük, kitap uyarlaması eğlenceli romantik bir seyirlik. Evliliği ve işi ile ilgili yaşadığı sorunları, yakın arkadaşları ile paylaşması ve çözüm aramasını konu alır. Yazar olmak için kitap yazma yolculuğu ise bana çok keyif verdi. Keyifli seyirler.🎭

Screenshot_2020-05-13-22-19-30
Aslı nın Dizi Seçimi…

“Dinleyeni olmadığından değil, anlayanı olmadığından sessizleşir insan.”

Osho’dan…

Anladığında bir kahve içelim seninle…

Tecrittekiler’e…

“Şimdiyse aniden geri istiyorsun…”/ *Anne with an “E”

Aslı nın Müzük Seçimi…

Öyle hiç kimsem yoktu ki… Düşün; sana bile razı oldum! Olmamış sana. Olmayacak sana!

Neyse, bunu keşfetmem iyi oldu.

Bana kimseler lazım: Hiç kimsesi olmamak için kimselerin…

Beni umursayan kimseler…

“Seni biliyorum, sen böylesin’!”

Bundan sonra dikkat et; her kırdığın iyileştiğinde aynı kalamaz! Değişir dostum.

İşte sırf bu yüzden bile olsa; kırmamalısın.

Öyle. ..

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerime gelince; Anne with an “E”, 3 sezonluk bir kitap uyarlaması ve ailecek seyredebileceklerden… Dram kategorisindedir. Yetim bir genç kızın maceralarını anlatır. Umut var. İyi seyirler.🎭

Screenshot_2020-05-13-23-21-01
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Seni sevmeyen birini sarhoşken arayamazsın. Seni sevmeyen birini gece yarısından sonra arayamazsın. Seni sevmeyen birini öğleden sonra bile arayamazsın. Belki akşamüstü mesaj çekersin.”

Emrah Serbes den… Hikayem Paramparça Kitabı…

Küpe niyetine!

nar taneleri..
Tecrittekiler’e….

Şimdi elime süpürgemi alıp temizliğe başlama zamanı!/ *Bones

Aslı nın Müzik Seçimi…

Kaçmaların sonu…

Başa çıkamadığımda saklanmayı severim. Sonra toplarım saçlarımı, saçtıklarımı… Birleştirir, ayrıştırır, derin nefesler alıp yüzüme en şirin gülümsememi takarım. Odaklanır, adım atarım. Bilirim ki ilahi sistem çözümü kulağıma fısıldar.

Sonrası mı?

O beğenmediğim kazağı, lime lime olmuş süveteri alır elime; sökerim. Hırsla… Her şey daha karışık hale gelir; evet! Bir süre bu kaosa izin verir ve bir adım atabilecek gücü içimde hissedene kadar hiç bir şey yapmam. Bir rüzgar, bir ışık, bir ses ya da bir nefes ilhamım olur. Ayağa kalkar, şişlerimi elime alır ilk ilmeği atarım! Ötesi kendiliğinden olur. İşte bu!

Şimdi elime süpürgemi alıp temizliğe başlama zamanı!

Bir cadı gibi…

*Aslı nın Dizi Seçimi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerim: Bones, 12 sezonluk çok keyifli bir diziydi. Suç drama dizisidir. Antropolog da kariyer yapan dahi kadının adli tıpta cinayetleri çözmesi ilginç olay örüntüsü ile ele alınıyor. Sürükleyici ve kemikler ile işlenmiş cinayetleri çözen ekipte ilginç karakterlerin neşeli işlenmesi benim hoşuma gitmişti. Denemelisin… Keyifli seyirler.🎭

Screenshot_2020-05-12-11-32-16
Aslı nın Dizi Seçimi

“Seni sessizken, sadece önemseyenler duyabilir.”

Bernard Shaw dan güne akıyor enerjisi…

Susarken beni duyanlara selam olsun!

Tecrittekiler’e…

“Suskunlığum asaletimden değil, dizi izliyorum”/ *Ölmek İçin On üç Sebep

Aslı nın Müzik Seçimi…

Klibin müziği ne hoş değil mi?

Bu blogu okuma klavuzu yazacağım bir ara… Gülme, valla…

Ha, bu arada ben inandım: İstanbul’a bahar gelmiş! Net bilgi, yayabilirsiniz…

Hoşuma gitti, biri tweet atmış; “Suskunlığum asaletimden değil, dizi izliyorum” diye. Bayıldım! Beni anlatmış; yüzde ellimi yani… Diğer kısmımı içeride zor tutuyorum vallahi!

Bir kabına sığamama durumlarım var, fena. Rahat bırakılmama durumları da eklenince… Yapılması gerekenler, illa şimdi olması gerekliler: Çıldırmamak içten değil.

Neyse, seni de darladım. Kusuruma bakma artık.

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerisi; Ölmek İçin On üç Sebep, (13 Reasons Why) kitap uyarlaması, suç-drama dizisi. 4 sezonluk, 2017-2020 tarihli duygusal bir ses günlüğünü ele alıyor. İntaharı için 13 sebep üzerinde duruyor. Vakit geçirmek için ödüllü olan dizide 13 öneriye yer verin. Keyifli seyirler.🎭

Screenshot_2020-05-12-00-32-02
Aslı nın Dizi Önerisi…

“İnan sana değil kastım, cahil ile sohbeti kestim.”

Aşık Veysel den geceye aksın!

Aptalın aptallığına saygı duymalı…

Tecrittekiler’e…

“Her şeyin bir kırığı vardır!”/ *The Affair

Aslı nın Müzik Seçimi…

Ölü bir anne ile ne yapılır?

Varlığa muhtaç iken bir çocuk, bir ölü ile nasıl varlığını ispatlar?

Kırılmış biri kaç parçaya ayrılır?

Kaç kırık artık tamir edilemez?

Bu adamın sesini hep sevdim. Geçen yüzyıldan kalan bu ses ile içimde ki öfke katlanıyor şimdi.

Neyse zor ve tuhaf bir gece… Uyku ile aram çok iyi Allahtan. ..

Çocuk gibi hissediyorum…

Kalbim ile ilgili bu tuhaf gece de sadece uyumak istiyorum.

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerim; The Affair, 4 sezonu Netfilix’te 5.sezon internetten izlenebilir. 2014-2020 tarihlerinde yayında. Altın Küre ödülleri olan dizinin farklı bir anlatım tarzı var. Evli bir yazar ile bebeğini kaybetmiş yaslı, evli genç bir kadın olan garsonun öyküsünü; tüm etkilenen kişiler açısından tekrar tekrar aynı olayda ki algı farklılıklarına dikkat çeken heyecanlı, sürprizi bol bir dizi. Keyifli seyirler🎭

Screenshot_2020-05-10-12-36-49
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Anneler doğaları gereği taraf tutarlar.”

William Shakespeare’den buraya gelsin!

Kan bağı ya da göbek bağından başka taraf tutmana neden olacak bağlar da vardır.

Tecrittekiler’e…

Şimdi bir anneyi gülümset; hadi!/ *Mom

*Aslı nın Müzik Seçimi…

Sevdiklerin sana ihtiyaç duymuyor mu? İşte bu durumda tek başınasın. Sürpriz!

Ha evet bugün anneler günü!

Ve Mayıs. Ve Pazar. Ve Bahar. Ve …

Aşk muhtaçlıktır. Aşk şizofrenidir. Aşk illüzyondur. Aşk bağımlılıktır. Aşk ışıktır. Ve gece olduğunda… Yüreğinde sevgi varsa… Sevgi her şeyi kapsar dostum! Geceye dolunay olursun, yıldız olursun, mum ışığı olursun! Aşk ile tek ortak noktası vardır; Işık. Aşk güneştir. Varlığından gölgeler oluşturur. Sana yaşamın lezzetini verir ama aynı zamanda seni yakar! Sevgi gibi karanlıklara sızamaz. Sevgi gibi aydınlatamaz.

Varlığın daima ışığın karşısında gölgeler oluşturur… Daima! Ona karşı durma! Onu arkana alma! Gördüklerine inanma… Hissettiklerine inan. Bütüne inan! Dualiteye inan. Varlığa ve var olduğuna inan! Sevgi inançtır.

Ben anneyim. Ben sevgiyim. Ben inancım. Ben ışığım. Ben aşkım. Ben yıldızım. Ben güneşim. Ben aydınlığım ve gölgeyim. Ben her şeyim! Ben hiç bir şeyim. Bir okyanus kadar büyük ve derin. Bir damla gibi minik ve önemsiz.

Ben tamım, ben eksiğim.

Gülümserken yüzüm de 17 kas hareket eder ki bu on yedi kas bir mucize meydana getirir: Neşeyi. Yaşam enerjimi…

Bugün sen bir anneyi gülümsetirsen, yaşam da sana gülümser! Ve hayatın gülümsemesi mucizedir! Gökkuşağıdır, havaifişektir…

Bu yaşam formunda tek gerçek an dır.

Mucizeler için sakın erteleme, şimdi bir anneyi gülümset; hadi!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerim: Mom, 7 sezonluk bir sitcom. 2013-2020 yıllarında yayınlandı. Gülümsemeli ailecek seyredebilitesi olan dizi de, yaşama dair her sorunu (biraz amerikanvari sorunları) çözmeye çalışırken gülümseten anne ile kızını konu alıyor dizi. Alkolik, müptela ve DEHB olan anne ile kayıp çocukluğu sonucu alkolik ve erken yaşta anne olan kızının önce çekişmeli sonra desteklemeli güldüren ve düşündüren hikayesi… Günün anlam ve önemine uyar gibi yapın. Keyifli seyirler🎭

Screenshot_2020-05-10-12-12-41
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Öyleyse çalın zilleri… Hala çalınabiliyor olanları çalın!
Ve kusursuz kurbanı vermeyi filan bir yana bırakın 😊
Her şeyin bir kırığı vardır!
İşte ışık tam da oradan sızar içeri…”

Leonard Cohen den…

Güne neşe getirsin!.. Belki biri zilini çalar!

nar taneleri..
Tecrittekiler e…

Sen de artık umurumda değilsin, bil istedim!/ *Fringe

Aslı nın Müzik Seçimi…

Evdeyiz, hepimiz…

Sınav maratonunu başarıyla halletmiş biri olarak rahatlamış olmam gerekirken; komşuların bahçede ki sohbetine bile sinirlenecek kadar tahammülsüzüm. Her an elime alacağım … ile katliam yapabilecek kadar öfkeli…

Ve hiç bir şey yapmak gelmiyor içimden… Hiç bir şey!

Sadece dizilerimi açıyor uyuşana kadar, kendimi unutana kadar seyrediyorum. Aslında tam olarak seyredemiyorum, hep yorum yapıyorum. Kendime, yaşadıklarıma yorumlar buluyorum. O kallavi replikler de “hah işte buymuş!” derken buluyorum kendimi.

Sanırım tecrit ve yalnızlık, ben de fena halde kendimi sorgulayıp, anlamlandırma sürecimi tetikledi. Durmalı mıyım onu da bilmiyorum. Belki de bu şekilde yaşayarak bu dönemi atlatacağım…

Abartıyorum… Hiç kimsenin umurunda değilim! Olmalı mıyım ki…

Üstelik kimse ve hatta o çok önemli sandığım şeyler bile tüm önemini yitirmiş durumda… Deri değiştiren bir yılan kadar soğuk ve umarsızım yani..

Sen de artık umurumda değilsin, bil istedim!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Fringe: Dizi önerim çok eskilerden, o lezzette çok az dizi keşfettiğim de bir gerçektir. Garip suçlerı çözebilmek için senelerdir psikiyatri kliniğinde yatan bir bilim adamı ve velayeti yüzünden oğlu ile birlikte FBI ajanı genç bir kadından oluşan bir birim kurarlar. Elbette kıvırcık saçlı Astrid/Ajan unutulmazdı. Dr Bishop… 2008-2013 yıllarında yayınlanan 5 sezonluk dizi ve ardı ardına seyretmeyi sevdiğimi de itiraf ediyorum. Olumsuz tarafı ise, bittiğinde boşlukta hissetmen! Ama seyrederken orada yaşamak mutlu ediyordu… Kaybolmak istersen, sen de seyret!🎭

Screenshot_2020-04-30-13-00-01
Aslı nın Dizi Önerisi…

“İnsanlar sana kapıyı gösteriyor! Sen hala pencerelerine çiçek koyuyorsun, yapma!”

Anonim

…diye okuduğum bir cümle ki kimden bilmiyorum, umurumda da değil. İçimde ki küçük kız çocuğuna söylemek istedim, hepsi bu!

nar taneleri..
Tecrittekiler’e…

Hayat işte,  kalabalıklara karışmak için bazen böyle olur…/ *The Sinner

Aslı nın Müzik Seçimi…

Bu kült şarkıya ne demeli?

İçimi deşen sözleri ve melodisi…

“Ve eğer dönmeyeceksen bana, perdeyi indirebilirler aşağıya”

derken…

Yani tüm yalnızlara gelsin şarkım. Biz bize yeteriz, yetmezsek de selam olsun tüm dostlara… Hayat işte,  kalabalıklara karışmak için bazen böyle olur.

Bir gece bir gündüz.. Bir kış bir yaz… Bir hüzün bir yüzün… Böyle böyle geçer günler mevsimler… Kavuşur bedenler ya vuslata ya toprağa!

Kimse üzülmesin artık, özellikle ve öncelikle de; ben!

Dolunaylı gecenin tılsımı bol, şifası ondan bol olsun… Göremediğim o dolunay bu yağmurlu karanlık gökyüzünde, biliyorum ki biri görüyor ve sevinçle dileğini fısıldıyor. Nefesini duyuyorum. Ve içimde minik sevinçler doğuyor.

Onunkini de benimkini de kabul et ve bir işaret gönder!

Amin!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizime gelince; 3 sezonluk The Sinner, suç-drama kategorisinde sürükleyici bir dizi. 2017-2020 tarihli ve yine kirli ebeveyn ve örselenen çocuklar ve savrulan hayatlar! Dedektif de suistimal mağduru olunca insani olmuş dizi. Bu arada 3.sezon internetten izlenebilir, Netfilix’te yok. Kurgusu muhteşem olmuş, çok beğendim… Keyifli seyirler🎭

Screenshot_2020-05-05-00-23-41
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Öyle uzaktın ki bana… Unuttum yanı başımda olduğunu.”

Rupi Kaur’dan…

Yine geldi geceye nefesiyle o beyaz martı!……

nar taneleri..
Tecrittekiler e…

O küçük aklımla…/ *Dirty John

Aslı nın Müzik Seçimi…

O küçük aklımla..

‘Kamuflaj önemlidir’ deyip seni izaya getirmeye, aynı iza’nda nefes almaya çalışmanın beni öldürdüğünü senden gizleyerek, ne kadar devam edebileceğimi bile bilemeden.. Her boğulduğumda beni omuzlarımdan yukarı itişini; beni istememene yoran… Nefes alabilmenin yaşamsal örüntüsü içinde, suyun yüzeyine çıkmış olabilmenin minnetiyle… Seninle ölmektense, sensiz yaşamanın acı çığlığı eşliğinde… Ben, hepsine… Suyun yüzeyinde mutlu yüzerken, o yeşil/kahverengi gölün derinliklerine çekilişime… Tekrar tekrar bu can alma, can verme döngüme devam edişine…

Her öldüm sanırken; alabildiğim o ilk nefes ile yaşama bir kez daha kollarından, yer yüzüne gönderilişime… Tek yaşam ile bu kadar çoklu deneyim yaşatan sana… Anların değerini bilmeme… Ölüm anıyla yokluğa varamamaya… Varlığın soğukluğu ile başa çıkamama… Hep sana.. Hep bana… Lanetimle lütfumun aynı adam ile sunulmuş olmasına… Anlamaya…

Her nefes alışımda ciğerlerime batan tüm cam kırıklarının, senden olmasına… Alamadığım tüm hak edişlerimi sana faturalamaya… Hakkına.. Haksızlığa… Hak aramaya.. Hakka.. Hala…

Bir adımmış… Atıyorum!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerime gelince; Dirty John, yine tek sezonluk 8 bölümlük mini dizi drama/gerilim kategorisinde… 2.sezon Haziranda yayında olmaya başladı; şimdilik ilk iki bölüm seyrettim. Ekleme yaparım merak etmeyin! İlişki sahtekarlığına bir örnek oluşturan kurgusu, epey sürükleyici. .. Sevgisiz büyüyen her çocuk gibi ilgiye kanan kadınlar için bir deneyim konu almış ve iyi de yapmış. Aydınlık seyirler🎭

Screenshot_2020-05-05-00-07-00
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Geri dönmeyecek birini bekliyorsun yani… Birinin sensiz olamayacağını, umarak yaşıyorsun hayatını. ..

-Gerçekler sandığın gibi değil-“

Rupi Kaur’dan; Hint asıllı Kanada’lı instagram/şairi ve feminist…

Gerçekleri ancak kendinden uzaklaşarak görebilirsin.

Tecrittekiler’e….

Ruhum fırtına sonrası dinginlikte…/ *Freud

Aslı nın Müzik Seçimi…

Bir sonbaharda Paris’e gitmeyi hayal etmiştim. Belki bu yılın doğum günü sabahında kruvasan ve kahve eşliğinde elbette yağmur ile… Saçlarım kısa ve şapka ile… Trençkot’um ve şemsiyem ile…

Gece soğuk bahar yağmurları ile üşüdük. Isınmak için battaniyeye sarılmalı ya da bitki çayı içmeli.

Bahar havasın andıran birazcık güneşi gördüydük akşam üzeri… Umarım video da içinizi bir nebze ısıtır.

Islak geceye, ıslak şarkı. .. Foto da uygun. .. Ben de geceye uygunum.

Ruhum, fırtına sonrası dinginlikte… Islak kumsalın serinliğine, gün batımının gölgelerinden uzağa, ufka dalmaya… Uzayan alaca kızıllığa tohumlar ektim bu gece… Hıdrellezin büyüsü karışmış havaya… İlahın eli omzumuza dokunsun! Bizi kutsayan güneşe selam olsun sabah! Ve ben burada yazmaya başlayalı 5 yılı doldurdum. Blogumun doğum günümdü.

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerim: Freud, tek sezonluk 8 bölümlük mini dizi, Avusturya Alman ortak yapımı, suç tarzı ile karşımıza çıkıyor. Sigmund Freud’un hayatının erken dönemini konu ediyor; hikayesi kurmaca ama kişiliği ve fikirlerinin başlangıcı olan iç güdüsel vahşeti tedavi etmeye çalışması, gerçek hayatına aitmiş. Keyif alacağına eminim, seyretsene🎭

Aslı nın Dizi Önerisi…

  “Bir mısra daha söylesek, sanki her şey düzelecek.”

Cemal Süreya dediyse bu doğrudur.

O mısrayı arıyorum!

Tecrittekiler’e…

Her şey yoluna girecek, eskisi gibi değil ama!/ *Genius

En sevdiğim şarkılardan biri de bu paylaştığım video. Tekrar tekrar çalan ve hep aynı şekilde neşelendiren…

Keza bu çift, bir dargın bir barışık ve şimdi bebekleri olacak: Evet Gigi ve Zayn dan bahsediyorum. Umarım mutlu olurlar. Aşk var ve öteki her şeyleri. .. Ne mutlu…

Kış gibi bir gece ve bir kaç gün böyle devam edip sımsıcak bir bahara uyanacağız. Öyle olmalı. .. Kim, ne kadar ve neye ihtiyacı varsa; hakketti!

‘Evde kal’ modundan, ‘kanepeden kalk artık’ basamağına geçiş yapıyorum. Bir kaç gün içinde sınav işini hallederim gibi…

(‘Evde kal’ tıklarsan Covid19 takibi için Sağlık Bakanlığının açtığı sitenin linkine ulaşırsın!)

Burada, şu anda, bu şekil ve durumda olmama neden olan şey ve kimselere de şükranlarımı sunabilirim… Her şey yoluna girecek, eskisi gibi değil ama…

Olsun.

Benim hala inancım var!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerime gelince; Genius, 2017-2020 tarihinde yayınlanan biyografi dram türü ile dünyanın en büyük dahilerin hayatını farklı boyutlarda inceliyor:

  • İlk sezon; Albert Einstein‘nın hayatını konu alıyor. Walter Isaacson’ın “Einstein: His Life and Universe” kitabından uyarlanmış. Zevkle seyredilebilecek bir göz ile…
  • 2.sezon Pablo Picasso hayatını konu alırken dönemin faşist İspanya`sı ile 91 yıllık hayatının en önemli dönemine parmak basıyor. Hayli karanlık…
  • 3.sezon 1976 da ölen Soul müzik ikonu Aretha Franklin   hayatı konu alıyor 25 Mayıs da yayına girdi. İlk ikisinden fena keyif almıştım. sıra üçlemede! Belki sen de beğenirsin🎭
Screenshot_2020-04-30-13-39-25
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Nasıl bittiyse bundan öncekiler, bu da biter. Bite bite sonunda bende biterim, olur biter.”

Aziz Nesin’ den bitenlere…

Biter yani… Öylece!

nar taneleri..
Tecrittekiler’e….

Bir insan bir kere ölmeli, bir kere öldürmeli!/ *The Good Place

Aslı nın Müzik Seçimi…

Bu şarkının müziği ve sözleri… Fena…

Üstelik bizim evde en çok dinlenenler de 1 Numara! Sebebi oğlum olsa da…

İnsan bazen her zaman ki gibi sevdiğini sanırken… Bir milata denk geldiğini bilmeden… Neşeli bir bataklık gibi, ayakları toprağa batar. Sevdiğinin her anı zehirli sarmaşık gibi akciğerlerini sarar. Kıpırtısız, nefessiz; donar.

Ve hiç bir şey o andan sonra aynı olmaz. Tüm kodları değişir.

Eskiden sevdiği yemekleri artık görmek bile istemez. Sevdiği müzikler yavan gelir. Tavandan yemek masasına düşen örümceğe üzülür. Peçeteye alıp,  bahçeye salıverir. ..

Bir insan bir kere ölmeli, bir kere öldürmeli!

Üzerime toprak attıysan, ya da üzerine. .. Toprağıma  gül dalı ekip, sulama. Mezarlıklar ölüler içindir. Becerebilirsen, aç ellerini ve dua et! Benim için. ..

Ey yaşayanlar! ceset bıçaklamaktan vazgeçin artık. Ölüleri rahat bırakın…

*Aslı nın Dizi önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerime gelince; The Good Place, 4 sezonluk 2016-2020 tarihleri arasında yayında olan dizi Ocak ayında final yayını yaptı. Türü komedi dram fantezi. Ödüllü dizilerden… Öteki dünyada bir araya gelen uyumsuz kişilikleri ile gülümseten, zaman geçirten seyirliklerden… Ama felsefesiyle düşündürtüyor da! Ailecek izlenebilir. Neşeli seyirler🎭

Screenshot_2020-04-30-13-20-16
Aslı nın Dizi önerisi…

“Suskunluk, yaranın kanamasıdır. Suskunluk, dünü öldürmenin yasıdır. Suskunluk, insanım diyenlerin sahteliğine lal kalınmasıdır.”

Celalettin .Rumi’den yüreklere. ..

Nutkum tutuldu!

Küheylan’a…

‘Bir şans daha’ diye dilediğin duaya, karşılık gelecek bu fırtına!/ *The end of the fun***in world

Aslı nın Müzik Seçimi…

Şimşekler çakıyor,  gök gürlüyor!

Yeryüzü, birikmiş tüm negatif enerjileri gökyüzüne gönderiyor… Ve bulutlar; bu dolan enerjileri, damlalar ile toprağa dökecek!  Bereket, şer gibi görünenden  gelecek.

Yüreğimde tuhaf bir sevinç var bu yağmur öncesi gök sancılarından… Biliyorsun, birazdan akacak tanrının tılsımı gökten avuçlarıma… Sakın ağlama. . Bu gece değil. Daha değil!

Sabret, sükutu altın et.

Sabahı gözlerinde olduracağım, sen sadece gülümse. ..

Fırtınaya bu kadar sevinir mi bir kadın,  evinin penceresinden bakarken… Üşümesi tuttu diye hırkasını sırtına geçirirken. ..

Yüreğim fısıldıyor,  sen bilmiyorsun. Bu gece bilme!

Yum gözlerini ve duyduğun kokuya bırak kendini…

“Bir şans daha” diye dilediğin duaya karşılık gelecek; bu fırtına!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi: The end of the fun***in world, 2017 ve 2019 tarihinde yayınlanan 2 sezonluk bir dizi. Kitap uyarlaması Charles Forsman ın aynı adı taşıyan ödüllü ve çizgi roman serisinden… Kara komedi diye geçiyor,  epey tuhaf.. Bir mola verip düşünmeni sağlayacak kadar derin felsefeleri de saklamış içine, sürpriz niyetine! Bu fırtınalı geceye iyi gider, keyifli seyirler 🎭

Screenshot_2020-04-30-11-41-41
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Zaman lazım sadece, unutacaksın! Nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını… Kırılan kalbini de öyle unutacaksın!”

Cemal Süreyya’dan fırtınalı geceye…

Biliyorum, unutacağım…

Küheylan’a…

Boş avutmalar masası…/ *Aquarius

Aslı nın müzik Seçimi…

Herkes benim kadar yalnız!

Ve senin kadar…

Özellikle son zamanlarda…

Ama burada olmak güzel ve teselli edici aslında! (#evde kal turkiye)

Belki herkes benim kadar beceriksiz değil bu konuda… Belki de seçimlerim getirmiştir beni bu noktaya..

Boş avutmalar masasına oturmaya niyetim yok, şiralar bensiz içilsin…

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerisi; Aquarius, 2 sezonluk polisiye dizilerinden.2015-2016 senelerinde yayındaydı. Baş rolde ki aktör, farklı dizi ve filmlerden sevdiğim bir karakter oyuncusu. Genelde bilim kurgu ya da polisiye konulu senaryolarda danışman dedektif rollerinde oynar. (Hatırladın mı;X-Files!) Ne bileyim işte seviyorum ben bu adamın rollerini.. Dizinin konusuna gelirsek, tarikatlar vasıtasıyla ailelerinden koparılan çocukları kullanan, ergen halleri ile heba olan hayatlar ve aileler, gölgesi bol, konusu gerçek bir hikayeden alınmış. 68 yıllarında geçen olay Manson cinayetleri olarak anılır. Manson un bir röportajda söylediği sözü buraya bırakıyorum, link de bir Avukatın kaleminden anlatıyor Manson u! “Bana tepeden bakarsanız, bir aptal görürsünüz. Bana aşağıdan bakarsanız, tanrınızı görürsünüz. Bana tam karşıdan bakarsanız, kendinizi görürsünüz” Keyifli seyirler🎭

Screenshot_2020-04-30-10-49-58
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“Ah göğsünde ki her yarayı merhametle öptüğüm… Geç kalınan hiç bir hayat, hayat değildir…. Hayatın olmayı dilerdim..”

Didem Mamak’tan…

Geceye geldi, öylece!

Küheylan’a…

Nasıl bir şey olduğunu bilmiyorsun!/ *Sense8

Aslı nın Müzik Seçimi…

Herkes kendi hükümdarlığında mutlu olmalı. ..

“Nasıl bir şey olduğunu bilmiyorsun!”

Bu bitişi ve düşüşü yaşamalıydım sanırım.

Öyle.

Hangisi daha kötü ya da kim? Umrumda mı? Artık değil. ..

Sağlıklı olmak, rahat nefes almak, tencerede yemek olması, yastığın ve yorganına sarılarak huzur içinde uyumak, evi süpürmek,  çamaşır asmak; iyi. Bunlar önemli.

Ötesini boşver. Ötele gitsin. Öteki, ötenin sorunu!

Gelelim Mayıs’ın  ilk gününe…  İşçi bayramı!  Sokağa çıkma yasağı… Cuma. Baharın en parlak günlerinden biri… Ve elbette bu durum özelliği olan bu güne gelsin! Boş gelmemesi kaydıyla, olur. Hadi bakalım; yaşam bize ne hazırladıysa. .. Payımıza ne düşerse… Falan filan.

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerime gelince, Sense8, 2 sezonluk bir dizi ama ilginç 3.sezon birden yayından kaldırılmış. Üstelik Google da arama yaptığında çıkan tüm sonuçlar da temizlenmiş. Hey neler oluyor? 2015-2018 tarihlerinde yayınlanmış. 8 yabancının dünyanın farklı ülkelerinde aynı anda dünyaya gelmesi ve zihinsel/duygusal bağlantılı olmaları, vizyon yolu ile seyahat edebilmeleri gibi eksantrik geçişler var. Neyse, bilim kurgu ve gerçekten fantastik/dram keyifli bir yapım. çok sevdiklerimden, ama güncel olaylar biraz ürkütmüş sanki yapımcıları… İlginç yani,  seyretmelisin🎭

Aslı nın Dizi Önerisi…

“Zorluğuna göğüs geremediğin yari sevme!”

demiş Neşet Ertaş!  Buraya yakıştı. ..

Bizden yana yanlış olmaz, ya senden?

Tecrittekiler’e…

O vakitten sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacak!/ * You Me Her

Aslı nın Müzik Önerisi…

Nihayet Nisan ayının son gününe geldim.

Sona gelmek!?

Hüzne yer verse de, bitmesinin verdiği huzur azımsanmayacak kadar değerli dersler içeriyor. Öğrendiklerini al ve kapanışı yap! Bu kadar basit…

Isırdığın elmanın ekşimsi tadı dişlerini kamaştırmış, çiğneyip yutmuşsun. Midende hazm olmuş. Elinde çöpü ve sapı kalmış. Bitmiş işte.

Çöpe atabilirsin ya da sirke yapmak için diğer çöplerin yanına koyabilirsin. Ki o sirke her derde deva olarak iş görür.

Bir limit, bir kırılma an’ı var. O vakitten sonra hiç şey eskisi gibi olmuyor. Seçim yaptırıyor sana ve vazgeçiyorsun… Seçemediğini ardında bırakıp, seçtiğin ile devam ediyorsun!

Hatırlamanda fayda var; olasılıklar!

Çoklar. .. Şimdi göremeyebilirsin çünkü son adımı attığında ben orada olacağım. Seçim zamanı değil şimdi, sadece bırakma zamanı..

Hepsi bu!…

*Aslı nın Dizi Önerisi

Dizi önerime gelince; You Me Her, 4 sezonluk, 2016-2019 yıllarında yayınlanmış bir çiftin aykırı duygular ile kendilerine heyecan katmak adı altında  ki tuhaflıklarını komedi dram tadında işlenmiş. +18 dikkat şeysi.. Rahatsız edici görüntüler pek yok hatta fazla duygusallar ama konu ve ilişki durumları epey karışık! Keyifli seyirler🎭

Screenshot_2020-04-29-23-30-23
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Ne olmuştu da ‘Seninle dünyanın her yerine gelirim’ diyen Müzeyyen, durduğu yerden çekip gitmelere başlamıştı.”

İlhami Algör den… Kitabın yazarı “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku” film ve kitabından...

Bir kırılma anı vardır ve o andan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmaz!

Küheylan’a…

İçimde ki uysal kızı dövecek kadar öfkeliyim!/ *Limitless

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Süper kız…”

İçimde ki uysal kızı dövecek kadar öfkeliyim.

Sanırım bu normal.

Şartlara göre düşünüldüğünde daha kötü ne olabilir ki…

Uyku ile geçip gitmeyecek kadar bol sorunlara çook  üflemem gerek! Nefesime kuvvet!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Gelelim bu gecelik dizi önerime: Limitless, 2015-2016 yıllarında yayınlanmış yine tek sezonluk 22 bölümlük bilim kurgu komedi drama tarzlı dizisi. Nzt kullandırılan bir FBI danışmanı ile maceralar. .. Eğlenceli bence, seyret işte 🎭

Screenshot_2020-04-29-01-02-08
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“Eklenip eklenmemesi belirgin bir etki yaratmayan şey bir bütünün parçası değildir.”

Aristoteles’den an’a…

Öyle yani…

Küheylan’a…

Umarım güzel insanlara rast geliriz!/ * Spartacus

Aslı nın Müzik Seçimi..

Bazen derler: ‘Neden?’

Karlı klip görüntüsünden, soruları olan bir şarkı eşliğinde yazıyorum; bu baharın bahar gibi kokan gününde. ..

Yalanlar ve yılanlar dolu günlerden sonra, son çıkışı görmek hayat kurtarır bazen!

Sağa kır direksiyonu ve başla yeniden…

Umarım güzel insanlara, güzel olaylara rast geliriz. Belirsizlik içinde ki fırsatları da bulmayı diliyorum, hepimiz için!

Amin!

*Aslı nın Dizi Önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerisi; Spartacus 4 sezonluk, biyografi ve aksiyon dolu bir dizi.. 2010-2014 tarihlerinde yayınlanmış tarihsel bir yapım. Ancak ağır şiddet/cinsellik ve argo içerdiği için aman diyeyim!! Keyif almama ihtimali yok, bizli zamanlardan… Enerjisi bol seyirler🎭

Screenshot_2020-04-28-17-57-40
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“Hiç bir şey yalnızlıktan daha tehlikeli değildir.”

Gothe’den güne…

İçimde ki korkunun nedeni anlaşıldı!

Küheylan’a…

Pazartesi gününe…/ *This is Us

Aslı nın Müzik Seçimi..

Bu güzel şarkı ile haftaya başlayalım bakalım neler ve kimler burada olacak?

Ve bu gün benim doğurma günüm!

Öyle..

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerisi This is Us, 5 sezonluk 2016-2020 yayında olan drama dizisi bol ödülleri de kapmış. 6.sezon için anlaşma yapılmış. Genelde tepkiler çok hoş, naif bir dizi yani; terapi yaptığını rahatlattığını söyleyenler bile var. Aç diziyi uzay bacaklarını, bir fincan kahve ya da bir kadeh bi şeyler oh miss.. Keyifli seyirler 🎭

Screenshot_2020-04-28-16-55-19
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“Beklemek cehennemdir!”

William Shakespeare’den…

Güne anlam kattı…

Küheylan’a…

Patlamak üzere veya patlamış!/ *Love

Hani astrolojide yapılan bir yorumdur “Gergin açılar mevcut gökyüzünde…” derler, hah işte aynen öyle! Dün ve özellikle gecesi çok gergindim. Patlamak üzere veya patlamış! Şaka bir yana akıl sağlığımı korumalıyım.

Hepimiz kafayı yemeden şu mevcut düzen içinde yeni bir yol inşa etmeliyiz kanımca. Ama nasıl?

Diziler ve filmlerden ve hatta yemek pişirip yemekten başka şeyler…

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerim, Love 3 sezonluk 2016-2018 tarihlerinde yayınlanan, romantik dizi tarzında. İlişkiler konusunda kadın ile erkeğin arasında ki met-cezir, yol bulamamak, yoldan çıkmak,  yolda kalmak derken savrulan ilişkiler. Uyuşturucu alkol gibi sorunlarda işlenmiş dizide. Keyifli bir seyirdi,  öneririm yani 🎭

Screenshot_2020-04-23-23-55-36
Aslı nın Dizi Önerisi…

“İnsan gitmesi gereken yerde kaldıkça daha çok kaybediyor.”

Şüheda Bektaş tan…

Sen de git hadi…

Tecrittekiler’e…

Bugünlerde kimse kimsenin kalbini sormuyor./ *Unorthodox

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Sen neysen osun ve seni hiç bir şeye değişmem.”

Bu şekilde kabul edilmek çok güzel ve derin. Ama bu günlerde kimse kimsenin kalbini sormuyor, sevgilim.

Gün ve gece kendi ritminde akıp gidiyor.

Dua ediyor ve nefes alıyorum.

Silinen her şeye ve dönüşen her ana selam olsun.

Olsun gülüm, ne olacaksa olsun!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerim: Unorthodox adlı bir dram, Alman/Amerikan ortak yapımı olarak tek sezonluk 4 bölümlük minik bir dizi. .. Gelenek, kural diye dayatılan saçmalıkların, kadını yok sayması, erkeğe paspas yapması ile ilgili… Ortodoks Yahudi genç, yeni evli bir kadının cematinden kaçmasını işliyor. Siyonist bir ailede ki bir kadın dramı… (Siyonizm/Harediler ve kadın ile ilgili link koymasam olmazdı; meraklısına elbette!) Evet, üzüldüm ve öfkelendim. Yani seyretmek istersen diye dedim, değerli ve gerçekçi. Seyret işte🎭

Screenshot_2020-04-23-23-50-53
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“Özlemin azı çoğu olmaz, ağırdır işte!”

Nazım Hikmet’ten geceye gelsin!

Çok ağır!

Küheylan’a…

Kısaca ben, eskimiş bir ceninim!/ *Osmosis

Aslı nın Müzk Önerileri…

Kaybolduğum yollarda kendimi hep bu kanepede buluyorum.

Kaybettiğim yıllarda özlem ile yine bu kanepeye koşuyorum.

Burada bir seyirciymişim sanki daima… Ve en önde bu kanepede alkışlıyorum, ağlıyorum, gülüyorum. Gelen gidiyor… Ve ben hep bu kanepede kalıyorum.

Bu sabah yine çok özlediklerim vardı rüyamda ve  epeyce mesaj…

Ve ben yürürken yere değil gökyüzüne bakanlardanımdır. Doğduğum toprakların turistiyim. Ayaklarım yere basmaz, sadece kanepemde rahat ederim. Kısaca ben; eskimiş bir ceninim! Kısaca kanepem benim dış dünyadan koruyan bir rahim!

Unuttuğum anılarım var ve hala özlediklerim!

Doğurtulmamış, unutulmuş iken…

Yine de oynar mısın benimle?

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerisi bu gece için: Osmosis tek sezonluk yine ve 8 bölümlük. 2019 yılında yayınlanan dizi Fransız futuristik bir yapım. Fantastik tarzı ile sanal dünyaya açılan ruh eşini bulma programı ise hayli ilginç. Kısaca ruh eşini bulmak teknoloji ile mümkün mü? sorusuna kendince cevap veren, tek solukta bitirilecek dizilerden… Seyretmesi keyif versin!🎭

Screenshot_2020-04-23-23-05-17
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“İçimde yaşanmamış anların hatıraları var.”

Peyami Safa dan… Yalnızız Kitabı

Garip değil mi? Hayallerimin anılarıyla oyalanmam!

Küheylan’a…

Bakalım hangi kıyıdan çıkacağım yaşama yeniden!/ *Living with Yourself

Aslı nın Müzik Seçimi…

Umarım hiç bir pişmanlık bizi inciterek kendini hatırlatmaz!

Umarım. ..

Geldik 23 Nisan gününe. .. Evlerde çocuk bayramı kıvamında ulusal egemenlik bayramı kutlamaları. ..

İçimizde patlayan tüm coşkular gibi bayramlar da buruldu artık. ..

WC kağıdının son yaprağını değerlendirmek gibi evde bahar… İnsanların kendilerinden geçip kendilerini keşfettikleri bugünlerde ruh ve beden sağlığı azıcık tehlikede. Vefanın ve fedanın önemi büyük. Sessizlik büyük. Okuyoruz, seyrediyoruz ve düşünüyoruz. Ve sürükleniyoruz. Bakalım hangi kıyıdan çıkacağız yaşama yeniden!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerisi: Living with Yourself tek sezonluk 8 bölüm drama ve komedi türünde bir dizi… Bir solukta bitiverecek izlemelik… Biraz fantastik… Bitik bir adamın klonlanmış mikemmel versiyonu ile girdiği savaşı diye özetlenebilir konusu! Eh o halde seyret bakalım!

Screenshot_2020-04-23-17-04-11
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Koşarsın koşarsın da varamazsın hani, içinde ki umut varamadığın kadar büyür.”

Hasan Ali Toptaş’tan güne gelsin!

Büyür, büyür…

Küheylan’a…

En sevdiklerimiz, bizi en kolay dolandıranlardır!/ *The Blacklist

Aslı nın Müzik Önerileri…

Sevme olayından hoşlanıyor ve bu hoşlanmanın çekimine tutunmayı seviyordum. Bağımsız ama bağımlı olan bir kişiliğim varmış gibi hissediyordum. Yani son zamanlarda çok karışığım. Üstelik eski zamanlarda sadece ben böyleyken, şimdi tüm dünya bu hale yakın oldu….

Keza en sevdiklerimiz, bizi en kolay dolandıranlardır; argümanı yüzünden sana da güvenemem ki…   Bu şarkı ve klip biraz romantik oldu ve fazlaca etkilendiğim doğrudur. Islıklı şarkıları her zaman çok sevmişimdir, ilginç!

‘Yaptığım şeyi yapmayı tamamen bıraksaydım; kim olurdum?’:

Bu sorunun cevabını bulmayı  arzuluyorum.

Artık kızgın ve üzgün olan zar’ımı soyarak, uzaklaşıyorum eskiye ait olan histen, düşünceden. ..

Öyle. ..

*Aslı nın Dizi Önerisi

The Blacklist : Gerilim 7 sezonluk suç/gerilim dizisi… 2013-2020 tarihlerinde yayınlanan ve uzun soluklu dizileri sevenlere, her bölüm bir macera, aynı zamanda takip eden bir giz hep saklı… Raymond “Red”Reddington adlı suçlunun karizmasını maceralarını anlatıyor dizi vallahi keyifli vakit geçirtecektir🎭🌼

Screenshot_2020-04-19-16-28-04
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“Yoruldum sevmekten,  şu köşede sessizce nefret edeyim biraz.”

Atilla İlhan’dan şu ana geldi …

İki duyguda bir birinin içinde aslında… Sen yenilme diğerine!

Küheylan’a…

Hadi bakalım sen şarkılarını söyle…/ *How to Get Away with a Murder

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Sen şarkılarını söyle…” filmine ait şarkı ve klip!

(Meraklısına İmdb linki bırakıyorum: Inside Llewyn Davis/2013 film)

Böyle iyi di mi?

Umarım salı günü olarak biraz bahar kokulu olabilir. Pek umudum yok, yani gri ve serin güne bakıp sabahın getireceği günün pembe olması olası değil. Yani tüm sorun hava olayı. ..

Oyuncular ve şarkılar iyi dostum, geceye bir de film bıraktım yani. Biraz müzik ve aşk… Dans yok sana… Boş hayaller yeter de artar bile.. Hadi bakalım sen şarkılarını söyle…

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Öneri dizisi de: How to Get Away with a Murder, 5 sezonluk ödüllü gerilim ve cinayeti, entrikası bol bir dizi… 2014-2020 tarihlerinde yayınlanan dizi drama türünde… Hırslı hukuk öğrencilerinin, profesörleriyle öalışmaya başlaması ve adaletin gölgelerinde yaşamaya başlamaları eksantrik. aklıma şu söz geldi şimdi: “Ayarını bozduğun kantar; gün gelir seni tartar!” Takip etmek yaşamdan kopmana neden olabilir, dikkat… Şüpheli seyirler🎭

Screenshot_2020-04-19-16-27-22
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“Sık sık verilen aynı öğütten sıkılma.  Çünkü bir çiviyi çakabilmek için defalarca vurmak gerekir.”

Celalettin Rumi’den…

Bir de laf çaktık mı her şey mükemmel!

Küheylan’a…

Edecek dualarım da bitmiş./ *Marco Polo

Aslı nın Müzik Seçimi..

Evin yolunu kaybetmek gibiydi…

Üstelik ev yanmış kül olmuş gibi…

Sadece yol var gibi…

Zaman bitmiş gibi.

Dönecek bir evin var mı ki?

Yaşam her zaman senkronize değildir. Yol devam eder ama zaman bitmiştir bazen, ya da…

Bu somurtkan bahardan beklediklerimi tüm kış boyunca avuçlarımdan akan dualarla bildirmiştim.

Edecek dualarım bitmiş artık… Madem yol da bitmiş, zamanın da bitmesini beklerim o halde!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Beklerken bu dizi hoşuna gidebilir.. Marco Polo, 2 sezonluk muhteşem bir tarih, dönem dizisi… 2016-2018 tarihlerinde yayınlanan ve apar topar 3.sezonu onaylanmışken iptal edilen büyük yatırım bütçeli bir dizi. Marco Polo nun Seyahatnamesinden esinlenilmiş, Cengiz Han ın oğlu Çin Hükümdarı Kubilay Han ve yaşamı ile odaklanmış efsaneleştirilmiş güzel bir yapıt. ( Merak edenler için üç ayrı link bıraktım. İmparatorluk, Kimdir ve Seyahatname için… tıklayarak ulaşabilirsin! ) Bazı sahneleri seyretmekte zorlandığım da doğrudur. Şiddet ve cinsellik düzeyi yüksektir, bilginize! Şubat ve bu dizi… Bana benzeyen bir ben hatırladım, unutmak için dizi önerilerine devam… Keyifli bekleyişler ve seyirler.🎭

Screenshot_2020-04-19-16-31-27
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“Çok yaşında her zamanki çocuksun gene. Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.”

Edip Cansever’den günüme akan bir sözdü…

Çocuk masumiyeti kalsın da varsın bir yolun adamı olmasın!

Küheylan’a…

“Daha pes etmedin mi sen!?”/ *Gilmore Girls

Bu yasaklı cumartesi de, hissiz ve donuk ama güneşli baharımsı  bir gün var İstanbul’da!

Caddeler bomboş,  sokaklar ıssız ve komşular sessiz. Bu sakinlikten hoşlandım.

Gece yine muhteşem Sirius yıldızı tüm parlaklığı ile tepeden bakıyordu.  Hatta bana öyle mi geldi yoksa bana dik dik mi bakıyordu. ‘Daha pes etmedin mi sen?!’ dercesine ve ‘pes!’ dememi bekliyordu. (Edit: Etmiyorum, etmeyeceğim de!)

Ama kabul ediyorum. Tüm olmuşlara ve olacak olanlara…

Sanırım zihnimin sağlığı için beden hareketini artırmalıyım.  Ölen duygularımın ardından zihnim de kapanıyor sanki. Sadece izin vermeliyim.

CPR‘a gerek yok. (Anlamı konusunda link verdim, tıkla sen karar ver!)

…..

*Aslı nın Dizi Önerisi

Dizi önerisi bu günlük; Gilmore Girls 7 sezonluk romantik drama dizisi. 2000-2007 tarihlerinde yayınlanmıştı. Bekar bir annenin kızı ile yaşadığı kasabaya dönüp hayata tutunmaları konu ediliyordu. Yıllarca takip etmek keyif vermişti. Masum, naif insanlar ve kasaba halkı; ilişkilere gölgeler eşlik etmemişti o zamanlar. Sana da ailecek seyredilecek, mutlu saatler geçireceğine emin olacağın bir dizi… 🎭

Screenshot_2020-04-18-20-14-26
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“Herhalde ileridedir yaşanacak günlerin en güzelleri. ..”

Nazım Hikmet’ ten güne, geceye, geleceğe selam olsun!

Umarım öyledir, yaşanıp bitmiş olmasın lütfen!

Küheylan’a…

Alacağım hiç bir cevap beni tanımlamayacak!/ *I am not Okay with This

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Canımı sıkan sorularım var!”

Alacağım hiç bir cevap beni tanımlamayacak. Yine de sende ki beni bilmek, şu andan sonraya nasıl devam edeceğimi gösterecek.

Yolum için…

Haftasonu yasağımız başladı. Benim için farketmese de …

Çenelerim ve şakaklarım fena. Hissettiklerim için!

Özür dilerim yeterli olmadığında ne dersin? Bi şeyler yaptım. Ölene kadar bağışlanmama yetmeyecek şeyler…

Hayal kırıklığına uğrattığım herkesten…

Neyse…

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Gelelim  dizi önerime; I am not okay with this, yine tek sezonluk 7 bölümlük tuhaf bir dizi. Charles Forsman nın diğer dizisi gibi kitap uyarlaması olan komedi dram dizi The end of the fun***in world, (açılan linde bu dizi ile ilgili açıklama var!) Konusu; Ergenliğe adım atan genç kızın keşfettiği süper güçleri ile başa çıkma sancıları anlatılıyor. Epey sürükleyici inanın buna! Ofiste geçirdiğim o gece aglayarak seyretmiştim… Anısına! Keyifli seyirler 🎭

Screenshot_2020-04-18-01-17-39
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“Uzağındakini en yakınına sen koydun da, en yakınına koyduğunu şimdi en uzağa kim koydu?”

Anonim… diyen yüreğe…

Sor bakalım bir kendine!

Küheylan’a…

Yeterince söylersen belki sana inanırdım…/ *After Life

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Beni ait olduğum yere, eve götür.”

Sonuç her zaman sebebi haklı çıkarmaz.  Vadedilmiş topraklara gideceğimize emindim.

En değerlim’sin… demiştin.

Yeterince söylersen belki sana inanırım.

Öyle…

Düşüncelerimde ve hislerimde seninle ve benimle ilgili endişelerden bir süredir feragat ettim, eminim bunu hissetmişsindir. Ben iyiyim. Senin de iyi olduğuna inanmayı seçiyorum. Ve bu sosyal mesafenin yanında sorumluluk mesafesinin de oluşması, seni rahat hissettirsin. İhtiyacım olanlar için, yaşamın benim adıma güzel şeyler sunacağına olan inancımı korumaya çalışıyorum. Bu inanca tutunuyorum. Sana tutunarak seni yorduğum her an için özür diliyorum. Hem seni hem kendimi özgürleştirdiğimi; sana ilan ediyorum. Bize sunulan bu zamanın bir şans olduğunu ve ilahi sistemin bu durumu hepimiz adına çözümcül sonuçlar doğuracağı inancına sahibim. Bu bir yardım çağrısı değildir. Bu, feragatımdır.

Her şey normale döndüğünde; hepimiz için; biraraya gelir ya da rastlaşırız. O güne dek; bahtın ve şansın açık olsun!

*Aslı nın Dizi Önerisi

Bugün ki dizi önerim; After Life, 2 sezonluk, kara mizah türünde, İngiliz asıllı Amerika nın Cem Yılmaz ı olan  Ricky Gervais (İnstagram hesabına ulaşmak için tıklayabilirsin!) Süper farklı bir dizi. Sevmeyen benden değil o kadar yani. Yalnızlık, umarsızlık ve ölüm…  Aa bu arada 24 Nisan’da 2.sezon yayında, Netfilix‘te! Keyifli seyirler🎭

“Ayrı yaşamak; kırılganlığa, kaygıya hatta korkuya karşı bir tepkidir, bunlara karşı koruma duvarıdır. ”

Simon Duncan’dan buraya şık oldu kanaatindeyim.

Ayrı yaşamak bir duvar ise ben yıkıyorum bu duvarı!

Küheylan’a…

Bugünler de geçecek, her zaman geçti…/ * Younger..

*Aslı nın Müzik Seçimi…

Yeni çağa hoşgeldiniz!

Umarsız, gergin günler! Korku değil bu… Bekleyiş!

Ders videoları izlemece…

Sosyal medyaya bakmak bile istemiyorum. Bir kaç günde bir, belki bir şarkı… Müzik de dinlemek istemiyorum. İçimden hiç bir şey yapmak gelmiyor. Akşam yemekleri, temizlik vs mecburi işler olarak hala yapılabiliyor, mecburen.

Bugünler de geçecek, her zaman geçti. Geriye ne kalacak ya da neye dönüşeceğiz acaba?

Sanırım bu yüzden içim boşalıyor. Her şey olabilir ve her ne ise olacak olan ile dolabilmek için yer açılıyor, kanımca.

Ya da hiç bilmediğim bir sona yaklaşmanın tesiri… Teselli olacaksa; bilmiyorum. Bilmek istiyor muyum? Bunu da bilmiyorum!

Öyle. ..

*Aslı nın Dizi Önerisi

Dizi önerim bugün Younger... 2015-2020 tarihlerinde yayınlanan 6 sezonluk eğlenceli bir dizi. 7.sezon onayını da almış. Kırk yaşında bir kadının yirmi altılık bir hatun olarak yaşama tutunmaya çalışırken yirmi yaşında bir genç ile ilişki yaşamaya başlaması, boşandığı eşi, ergen kızı, işe girmek için ettiği yalan ile yeni bir hayat kurması ile gelişen olaylar… Hayli keyifli, çekirdek niyetine! Bir kaç gün idare eder, hatta haftaların sonu için (ev hapsinde mesela) hafif ve gülümseten seyirlik hoşuna gidecek. 🎭

Screenshot_2020-04-15-22-03-03
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“Artık bir ümidim yok, bu sondu.”

Sabahattin Ali’ye de selam olsun…

Bazen tükenir insan…

Küheylan’a…

Evet küstüğüm doğrudur!/ *La Casa De Papel

aslı nın Müzik Önerisi…

“Tavşan dağa küsmüş dağ başkasına online!”

Güldürdü!

Düşündürdü…

İyileşmek için biraz zamana ihtiyacım var.

Evet küstüğüm doğrudur.

*Aslı nın Dizi Önerisi

Dizi olarak bugünlük önerim: La Casa De Papel 2017-2020 tarihinde yayınlanan 4 sezonu Nisan da yayına girdi hatta… Ödüllü aksiyon ve suç kategorisinde bir İspanyol dizisi. Adamlara yapıyor mirim! Her yetenekli insan gibi önce bireysel tatmin sonra da sosyal tatmin için bir araya gelen çok yetenekli büyük hırsızların maceraları diyebiliriz konusuna… Bir ekol yarattı bu dizi dünyada! Seyir keyifli oluyor, bilgine🎭

Screenshot_2020-04-14-02-34-43
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“Çünkü insan daima en sevdiği ile sınanır.!”

Reşat Nuri Güntekin’den …

Eh kural böyle ise; tamamdır o zaman!

Küheylan’a…

Kelimelerimi kaybetim./ *Teen Wolf

Bu video ve bu fotoğrafa ne diyorsun?

“Vazgeçtim ama unutmadım. Bazı vazgeçişler tercihtir, benimki mecburiyet. Bazı vazgeçişler tepkidir, benimki tamamen umutsuzluk!”

Kelimelerimi kaybettim.

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Gelelim dizi önerime; Teen Wolf  2011-2017 yılları arasında yayında olan dizi 6 sezonluk fantastik gençlik türünde ekranlarda yerini alıyor… Ergen olmak zor mu diyorsunuz? Okul aile arkadaşlar vs. Eh bu zorluklara bir de içinde varlığını yeni keşfettiğin ve zapt etmek zorunda olduğun kurt tarafını uyumlanmayı eklerken ötekiler tarafından tehdit edilmeyi vee kendi sürünü bulup, korumayı eklersem; epey ekşın var yani! Bayılarak seyrettiğim dizilerden umarım sen de hoşlanırsın.  🎭

Screenshot_2020-04-14-02-25-47
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Bir hüzün var gözlerinde; sanki sevmişte söyleyememiş gibisin!”

Anonim

İyi laf.

Küheylan’a…

Biz hiç yakın olmuş muyduk?/ *Lucifer

Aslı nın Müzik Seçimi…

Bahar bahar kokan bu güne şükürler olsun! Nihayet Levent Yüksel sözünü tuttu: “Yine söz baharlar gelecek!” diyerek…

Umut yüklü gün ve o umuda uygun gidecek şarkı paylaştım hepimize. Bir birimize bu kadar çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde önemli olan kim ve ne? Bu saptamayı yapmak ohal’de hayat kurtarır!

Diş sıkmalara başladım yine…  Biraz gevşeyip hayatı kendi akışına bırakmak ve rahatlamak gerek. İçimde, geçmişimden beri sürükleyerek getirdiğim bir sürü durum var ki paçamdan çekiştirip duruyorlar. Ve ben ilahi sistemde bu durumların kendilerinden çözüleceğine hatta muhteşem enerjiler ile ödüllendirileceğime inanmayı seçiyorum.

Tıkınmaktan vazgeçmeliyim. Listeye bir kaç yapılacaklar maddesi eklemeliyim…

Yarın pazartesi ve 13’ü! Asal sayı ve en sevdiğim sayılardan biri… Ne dersin? Güzel bir haber, olaya gebe olsun ha?!

Sana olan öfkem azaldı. Sen ve ben… Evren benim için çalışıyor, unutma. Tuhaf ama gittikçe saçma gelmeye başlıyor her şey. Ve uzak… Peki, bakalım 13 bana ne getirecek?

Senden uzaklaşmak, beni sevgiden ve şefkatten de uzaklaştırıyor. Sahi biz hiç yakın olmuş muyduk? Olmuştuk. Aman neyse ne! Şu diziye devam edeyim. Ötesine, sonra bakarız.

*Aslı nın Dizi önerisi…

Bu günlük önerim en sevdiklerimden: Lucifer! 4 sezonluk; 2016-2019 tarihleri arasında yayınlandı. Suç dram türünde ve eğlenceli fantastik seyirlik bir dizi. 5.sezon için de onay alınmış; severlere uyarı! Ay çok sevindim ki ben! Konu; Los Angeles a gelen Şeytanın maceraları diye özetlenebilir. Babası Tanrı ve kardeşleri yardımcıları ekibi zaman zaman hatta zamansız ziyaret de edince… Eh bi de güzeller güzeli polis teşkilatında çalışan bir dedektife aşık olunca; olaylar.. olaylar! Seyredecek bölüm kalmadığında üzüyor ama,  bilgine. 🎭

Screenshot_2020-04-12-22-58-02
*Aslı nın Dizi önerisi…

“Oysa o kadar içten gülüyorsun ki, içini kıskandım. İçin olmak istedim. Gülüşünden öpüyorum.”

İlhan Berk’e selam olsun!

Yahu bu gülüş ısıtmaz mı adamın içini…

Küheylan’a…

Özgür dünyada tutsak insan!/ *Friends

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Dünya sona eriyor olsaydı, bana gelirdin, değil mi?”

Sevinç ve ardında yürekleri burkan çaresizlik ve acısı. .. Bu şarkı çok iyi dostum! Çili biberi gibi… Yakan ve yaktıkça zevk veren…

Evde olmak: bunaldım! Elbette bir günde değil,  ben haftalardır evdeyim. Unuttun mu, akciğerlerim hassas… İşte o yüzden ilk zamandan beri karantinadayım. İyiyim şükür bu arada!

Dün akşam trajikomikti. Sokağa çıkma yasağı ilan edilince, oturduğum sitenin bakkalın gittim. Normalde hiç kimselerin olmadığı saatlerdir ve ben içeri girdiğimde 3 kişi içeride, arkamda 2 kişi vardı. Cips kola extrayı sayma, süt yoğurt peynir aldım ki  ekmek o saate kalmamıştı. Kasaya geldiğimde önümde 2 kişi vardı. Sosyal mesafeli koruyarak bir kaç dakikada ödeme yapıp dışarı çıktım. Poşetleri duvar kenarına koyup gizliden bir sigara içeyim dedim. Telefon ile konuşmaya başlamıştım ki bakkalın sırası dışarıya taştığını gördüm. Sonra eve çıktım. Tv ve sosyal medyada tekmeler ile sıra kavgası yapan, birbirini çiğneyerek stand önünde izdiham yaratan ve trafiğin kitlendiği manzaralar ile servis ediliyordu.

Anormalimiz bile tuhaf bizim yahu. Ki 80’nin darbesini yaşamış biri olarak beyaz steyşın  araçlar ile mahalleye gelen ekmek kasalarını hatırladım. Çocuktum ve korku yoktu… Şimdi biraz şaşkınım aslında…

*Aslı nın Dizi önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerim, yine komedi türü: Friends! 10 sezon süren dizi 1994-2014 tarihleri arasında yayındaydı ve sona ermesine rağmen halen izleniyor. Yaşlı halleriyle tekrar devam dizisi çekilecekmiş, bakalım ortaya ne çıkacak! Ama ödüllere doyamadı. Manhattan da bir apartuman… ve 20 yaşların ortalarında 6 genç; iş ve kişisel yaşamları ve elbette dostlukları konu edilirken güldürüyor. Gerçekten de keyifle izlenebilecek gülümseten dizilerden. Yeniden aynı kadro ile çekilmesi planlanıyormuş, hadi bakalım. Evde nefes almayı unutma! 🎭

Screenshot_2020-04-11-20-15-34
*Aslı nın Dizi önerisi…

“Bir şey koptu içimden şey, her şeyi tutan bir şey.”

Necip Fazıl Kısakürek den…

O şeyi nasıl anlatacağımı şey edemedim.

Küheylan’a…

Çünkü kaldığı yerden devam etmeyecek artık yaşam!/ *Young Sheldon

Aslı nın Müzik Seçimi…

Tecrit günlerim için bir farklılık ekledim. Nihayet ders çalışmaya başladım. Derken…

Kentime sıkıyönetim gelmiş,  sokağa çıkma yasağı. .. Dışarıda bana rağmen devam eden bir hayat var. Ve sana rağmen kapanan bir kapı var. Evde kal, diyor. Kapını kapat ve sokağa çıkma!  İyileş ve güçlen! Çünkü kaldığı yerden devam etmeyecek artık yaşam.

Aklımın her boş kaldığı anda hafif öfkeye kapılıp; geçmiş ile ilgili görüntü,  konuşmalar ve hisleriyle; zihnimin reklam kabul edişine ne denir? Sitoplazma değil sanırım. Retikulum da değil.

Neyse, dersi fazla kaçırdım sanırım.

Seninleyken çocuk olduğum doğrudur. O coşku ve heves ile dolduğum… O neşenin kendisi olduğum. Çocukça davranmak ve çocukça hissetmek de bu işin cabası!

Hırpalanıp, senden gitmeme neden olan duygu ise; desteklenmediğim ve değersizlik duygusu…

Kendimi bir yetişkin olarak bulduğum her sabah ve her akşam utanç hemen yanında servis edilmiş oluyordu.

Coşkumu bastıracak bir çocukluk ve utanç içinde yaşanacak bir yetişkinlik istemiyorum; bu net!

Ve bu hissettiklerimi temizlemek ya da değiştirmek için ayar çekmemi gerektirecek seni de istemiyorum.

Son coşkulu çocukluğum, utanç hissettiren kadınlığım olsun bu kelimeler. Varsın olsun!

Burası kör kuyu ve ben buraya kusuyorum diyemediklerimi! Bu yüzden kirsiz, lekesizim. Bu yüzden her yaşadığım bir ilk!

Ve ilk defa seviyorum seni! Bu Nisan’ın, Nisan gibi kokan sabahında benimle, ilk defa karşındayız. Coşkulu kız çocuğu ve utanç duyan kadın burada! Ve ilk defa bir aradayız,  hep birlikte, el ele!

31 kentin halkı gibi evlere kapatılmadık, evlerde toplandık sadece. .. Sen de toplan artık, toparlan! Bir bavul hazırla kendine ve yola çık. O adımı at ve saklanmaktan vazgeç  o gölgelerde. Dağlar,  vadiler, doğa,  güneş, yeşil ve mavi ve sarı elbette en sonunda kırmızının hemen yanında pembe… Sen buralara aitsin. Gel al renklerini, kokularını,  baharı! Nisan’ı. ..

Elbette 48 saatlik sıkıyönetim ve akabinde şehrinden giriş çıkışlar serbest kalınca. Demem o ki, bu virüs sana zamanı söyleyecek. Ama yolu bulmak senin işin; ki bunun için evdesin!

*Aslı nın Dizi önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

elelim dizi önerime; ‘Young Sheldon 4 sezonluk komedi tarzında 2017-2020 tarihlerinde yayına verilen,  The Big Bang Theory baş rolünde oynayan dahi Sheldon nın çocukluğu konu alır. Tipik Amerikan aile ve küçük Sheldon! Keyifli bir aile dizisi. Kafa dağıtıcı,  gülümseten. .. Evin Keyfini Çıkar.🎭

Screenshot_2020-04-09-19-44-17
*Aslı nın Dizi önerisi…

“Kusursuzluğu unutun. Her şeyde bir çatlak vardır, ışık içeri böyle girer.”

Leonard Cohen.. Ruhun şad olsun ihtiyar!

O çatlaktan sız ve aydınlat beni…

Küheylan’a…

Ve fakat bazen, bu kadar basit işte!/ *The Big Bang Theory

Aslı nın Müzik Seçimi…

Herkes her şeyi hatırlıyorsa, sen neleri unutmaya çalışıyorsun?

Bazen “Seni kurtarması için dua ettiğin Tanrı, benim öğle yemeğim için şükrettiğim Tanrı mı?” diye hınzırca gülümseyen örümceğe, bazen de ağa yakalanmış sineğe dönüştüğünde duruyorsun.

Öylece duruyorsun!

Düşünmeye başlaman ile zaman tekrar akıyor. Keza ağın her iki ucunda da olabiliyoruz, zaman zaman…

İşte yaşam burada ce-e diyor bize! ‘Şimdi de buradan bak bakalım’ diyor.

Konu mideye indirilmek ya da mideye indirmek değil. Bu kadar basit değil. Ve fakat bazen de bu kadar basit işte!

Sanırım burada, nerede ve nasıl olduğumuz da önemli değil. Kim olduğumuz ve ne olacağına geliştirdiğimiz öngörünün başa çıkılması ile ilgili…

Sana gelince; seçimlerin ve yaşamın, sadece seninle ilgili. Ve sadece haz ortak payda da ise; biz ile ilgili!

İşte hepsi hepsi bu!

“Parti kızları incinmez!”

Biraz içe döndüğüm, umursamadığım doğrudur. 🐾💣

*Aslı nın Dizi önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerisine gelince; biraz komedi iyi gelir diye düşünüyorum. Kafa dağıtan, gülümseten,  iyi vakit geçirten: The Big Bang Theory! 12 sezonluk dizi 2007-2020 tarihleri arasında yayındaydı ve Mayıs ayında son sezonun son bölümü yayınlandı. Komedi türünde bir kült dizilerdendir. Ödüllü dizide dört bilim adamının dahilik, bilim ve bilim kurguya olan merakları kişisel ve sonra da ilişkisel düzlemde anlatılmasıyla eğlenceli oluyor. Kesinlikle eğlenceli. Gülümseyin 😆

Screenshot_2020-04-09-16-50-01
Aslı nın Dizi önerisi…

“Herkesin gidebileceği bir yeri olmalı. Çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir.”

Dostoevsky den buraya not, kulağa küpe cinsinden….

En acilinden kendime gidecek bir yer edinmeliyim!

Küheylan’a…

Haddimi biliyor ve susmak hakkımı kullanıyorum./ *The 100

Konuşmak ve yazmak istemediğimi biliyorsundur artık. Yani sana! Ama burada paylaşmaya devam etmek istiyorum. Çünkü yaşadığımı, bu yaşamda ve bu zamanda, bu şekilde ispatlamış oluyorum sanıyorum.

Bu şarkı da geçen yüzyıldan, caver’layıp servis edilmiş, pek de şık olmuş bence… Zaten beğenmeyen küçük oğluna almasın. 💣

Huysuz tarafıma hiç denk gelmemiş miydin? Gelmemeye devam etseymişin daha iyi olacakmış ama kısmet işte 🌻

“Birisi seni tekrar yerine bıraksa iyi olur!”

Tecrit günlerine yakışır şekilde;  gündüz ekran açmıyorum. Günlük işler,  sitede bir tur ki soğuk ve rüzgardan tamamlayamıyorum genelde fakat olsun; deniyorum. Sabah 9-10 gibi yataktan kalkınca, gün kolayca tamamlanıyor.

Bugün ise vizeler için video seyretmeye başlıyorum. Acayip bir sınav maratonu olacak. Umuyorum şu sınavlardan sonra diplomayı da alırım. Listemin bir maddesi silinmiş olur. Sırada kii…

Ve herkesler ya kendi derdine düşmüş ya da kendi içine sesleniyor sanırım. Bilmediğim bir şey değil elbette bu! Haddimi biliyor ve ben de susmak hakkımı kullanıyorum.

*Aslı nın Dizi önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Önerdiğim bu gün ki dizi: The 100... 7 sezonluk bilim kurgu. 2014-2020 tarihleri arasında yayınlanıyor. Kıyamet sonrası bir gurup insanın uzayda kurduğu bir düzen vardır. Uzayda seyreden Ark adlı uzay gemisinden dünyaya gönderilen asi çocuklar olarak başlıyor ve kurguda sonsuz açılımlar ile devam ediyor. En baştan başlayınca günlerce seyredecek bir şeylerim olmuş oldu. Eski dizileri ilk sezondan itibaren seyretmek güzel; çözüm bu zamanlar. Bilim kurgu severler için keyif de verecektir. Ha ben iki günde ancak 2 sezon bitirebildim ancak, o başka yazının mevzusu… Kesinlikle öneririm, keyifli izlemeler…

Screenshot_2020-04-07-22-08-25
*Aslı nın Dizi önerisi…

“Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız.  İkimiz sanmıştık ki, tek kişilik bir yalnızlığa rahatça sığarız.” 

Atilla İlhan dan…

Biraz düşün istersen …

Küheylan’a…

Taraf olduğuna, düşüncelerini açık ve zarif ifade edebilen…/ Grey’s Anatomy*

Aslı nın Müzik Seçimi…

Dolunay var. Sabah erken saatlerde…

Gökyüzünde çok farklı, çok tuhaf şeyler oluyor ve bu yeryüzünü de ziyadesiyle etkiliyor.

Hoş birgün ile uyandı İstanbul.⛅ Sırf bunun için bile sevmiş olabilirim seni …🌼

Klibi yağmurlu depresif günlerden kalma duygulara veda etmek için paylaşıyorum. Yağmurlu günlerin sonu gibi ışıltılı bir gün! diliyorum hepimize, özellikle bana…👇

Dikkatimi çeken bir şey oldu; okumak, yazmak, konuşmak ya da düşünmek istemiyorum. Bu epey farklı… Benim için yani. Müsaadenizle ben reset düğmeme basıyorum. Tripsiz,  açık, samimi, kendine dürüst olan, taraf olduğuna düşüncelerini zarif ve açık ifade edebilen, cömert, kendini sevmeyi başarmış, şefkatli, arzularına formüller bulmaya çalışmayan…. Bir kaç  bölüm sürecek niyet dilemesi… Valla böyleyim,  sıkılıyorum uzun olan şeylerden…

Konfor alanı değişikliği gelmiş bana. Ellibin bakımı diyek bari. .

*Aslı nın Dizi önerisi…

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Dizi önerim, kalan son bölümü seyrederek, kısaca bahsedebileceğim eskilerden pek sevdiğim bir dizi.

Çok uzun zamandır da devam eden bir dizi; Grey’s Anatomy 16.sezon da devam ediyor hala. 2005-2020 tarihleri arasında yayınlanmaya devam eden, bol ödüllü, medikal dram romantik türü ile gönlüme yıllardır taht kurmuş bir dizidir. Cerrah Meredit in tüm hayatını çalıştığı hastane ekibi ve ilişkileri konusunda ilmek ilmek işleyen, benim keyifle seyrettiğim uzun soluklu dizilerden… Öneririm. Seyretmeye değer!

Screenshot_2020-04-07-21-44-07
Aslı nın Dizi önerisi…

“Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette değildi, fakat yokluğu müthişti!”

Sabahattin Ali’den paylaşım bu da!

Yokluğun hep bir ağrıdır yüreğimde…

Küheylan’a…

Belki de biz birlikte iyiyizdir…/ *Shameless

Aslı nın Dizi Seçimi…

“Belki de biz, birlikte iyiyizdir…”

Aklımdan çıkmayan bir Şubat ve yaşadığım Nisan var. Bu tecriti birlikte geçirseydik demeden de geçemeyeceğim. İyi olurdu, ama olması gereken buymuş. Hep basit isteklerim oldu benim, belki de bu yüzden oldurmaya çalışmadın. Seni sevmeyi seviyordum ben! Seni seven beni de çok seviyordum. Böyle devam ettim. Basitçe… O “hallolur ya”, diyerek ertelenen; ertelenmekten gerçekleşmeye vakit bulunamayan bir gündük biz! Şimdi ise özlenen. .. Öyle 🌼

Karanlık bir pazartesiden, ancak böyle bir salı çıkardı ortaya zaten…

Delice bir rüzgarı, katmış önüne gibi… Ve fakat gökyüzü pırıl. Dün gece dolmakta olan ay da pırıldı gecede… Ben de daha sessiz ve daha inançlıyım kendime.

Sabah böyle bir güne uyanmak umut verdi bana tekrar. Aydınlık, mavi. Günlük işler düzene girdi sayılır. Sıraya vizelere hazırlanmalar geldi.

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Geceler, dizi ve tıkınma ile geçiyor. En popüler dizilerimden biri olan Shameless 10.sezonu da yayınlamış. 2011-2020 tarihleri arasında yayında. 6 çocuklu ve deha ve müptela ve cinliğe sadece kafa patlatan utanmaz bir baba ile yaşamak, büyümek zorunda kalan çocuklarını konu alan dizinin işleyişi ilginç… Bol kahkahalı seyretmek ruhuma da çok iyi geldi. Kesinlikle tavsiye ederim. Fiona yok ama son sezon… Yine de ekip muhteşem, seyret işte sende! Sana da iyi gelsin, ve ruhuna… Bu arada 11.sezon için de onay alınmış!

Screenshot_2020-04-06-01-10-58
Aslı nın Dizi Önerisi…

“İçimde kıyamet kopsa da, ben baharıyım yarınlarımın. Çiçek açarım her kışın ardında.”

Nazım Hikmet Ran’dan bugüne aksın. ..

Göz kırpan bahara gelsin…

nar taneleri..
Tecrittekiler’e…  

Şu bahar her an gelebilir!/ *Peaky Blinders

Aslı nın Müzik Seçimi…

Peki, Hades’in hikayesini hatırlıyor musun? Persophone‘ yi ölüler ülkesine kaçırması ile ilgili hikayesini…  Aşık olduğu kadını kendi ülkesine götürünce, büyük sorunun başlangıcı ya da hikayenin girişi oluyor…

Hikaye kısaca şöyle: Anne Demeter, kızının ölüler ülkesine götürüldüğünü ve asla geri gelmeyeceğini öğrenince görevlerini yapmayı askıya alır. İklimler oluşmaz ve toprak kurak hale gelir. Tarım tanrıçası olduğundan,  ülkeler kıtlık içinde kalır ve insanlar, Tanrılara yalvarırlar. Zeus; yeryüzünün tanrısı ‘neler oluyor Demeter?’ der. Yer altının Tanrısı Hades’in ülkesine gidenin, yeryüzüne dönmesi imkansızdır. Demeter Kızı Persophone’ye kavuşmazsa kıtlıktan tüm insanlık ölecektir. Bu yüzden Zeus, Hades ile bir anlaşma yapar: 6 ay yer yüzünde,  6 ay yer altında kalacak sekilde ayarlarlar. Demeter bu anlaşmayı kabul eder  ve kızının yer yüzüne çıkacağı zaman gelince, güneş parlar, toprak canlanır ve kış sona erer. Kızı geldiğinde bahar gelir ve ürünler, çiçekler meyveler ile tapınaklar süslenir. Kutlamalar yapılır.

Yani demem o ki, bahar buralara bu zamanda gelmiş olmalıydı. ..

Bir terslik var sanki…

Şu bahar her an gelebilir!

Biraz oyalanarak endişe etmemek için dizi seyretmeye devam! Müzik seçimim de (Leonard Cohen den…) dizi için uyarlaması yukarıda paylaştım ve giriş müziği dizi soundtrack (Nick Cave den…)! Linki buraya bıraktım…

Geminin su aldığını herkes biliyor, kaptanın yalan söylediğini herkes biliyor…”

Hatırlıyor musun? Akşam yemeklerinden sonra bu diziyi undefined seyretmiştik, müthişti seninle izlemek. Velhasıl sizlere de tavsiye ederim. Her seyrettiğiniz de aşkı kutsamayı unutmayın ama. ..

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Peaky Blinders : 5 sezonluk, 2013-2020 tarihinde yayında. 1920 ler İngiltere’sinde yarı çingene olan bir ailenin kanla, aşkla, otoriteyle, parayla savaşı ve bedelleri: Peaky Blinders! Gangster ailenin hikayesi, Screen Yorkshire, tarafından prodüksiyon için fon alan ilk dizi. Günler hatta haftalık seyretmeler ile ancak bitirebilirsin. Bitince bizim gibi üzülebilirsin…

Bu karaktere bayılmıştım, belki siz de seversiniz… Thomas’ tan sonra tabi…👇 Çok ilginç karakterler var, bol aksiyonlu, heyecanlı ve sevimliydi.

Aslı nın Dizi Önerisi…

Gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çabuk kirlenir.

Cahit Zarifoğlu

O yüzden tertemiz bir yüreğim var benim!

nar taneleri..
Tecrittekiler e…

Yastığım ile aram çok iyi…/ *Nancy Drew

Aslı nın Müzik Seçimi…

Aynı kentte yaşıyorduk… O zamanlar virüsler bedenimiz ile uyumlu, yaşayıp gidiyorduk. Perşembe’ler kalbimizin tekrar atmasına yetecek elektrik şokunu verebilirdi, aklımızda aşkın ateşi yüreğe inerdi. Cuma itfaiyenin haberi olmazsa kül olacak kadar,  alevler dört yanı sarardı.

Yastığımda hep gözün vardı. Uykularımın nedenini, yastığımdan sanardın. Sen uyuyamadıkça, yastığıma el uzatırdın.

Umarım şimdilerde, yastığın ile aran iyidir.

Benim uykular ile hala aram çok iyi…

Bu tuhaf tecrit günlerinin, seni bu kentin dışına ve çok uzaklara götürmesinin bir nedeni olduğuna, kendimi ikna etmeye çalışıyorum. Bu konuda çok başarılı olduğum söylenemez. Zihnimde, uzaklaşan bir rüya gibisin! Siliniyorsun. ..

Sanırım seyrettiğim dizilerden…

Tecrit ile başa çıkmak ve aklımı selim tutmak için yaptığım şey:

Öneri mahiyetinde dizi afişlerini paylaşmak ve dizi isimlerine İmdb den link vermek; işe yarıyor mudur? Eh azıcık mini bilgide verince, seç sen de işte! Seç ve seyret dizileri…

Ben de diziler ile uyuşturuyorum zihnimi: İşe yarıyor. Üstelik unutuyorum seni! Avutuyorum beni. Ve yastığım ile aram çok iyi!

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Nancy Drew‘ tek sezonluk 16 bölümü var. Gece seyretmek biraz sorun yaratıyor, hayaletlerden korkuyorum çünkü. Bu dizi bilim kurgu ve fantastik/drama türünde, ki ilk tercihim de bu! Sadece Nancy Drew, kurgusal bir karakter olarak bir kaç yazar tarafından oluşturulmuş, 1930-2003 arası seri kitapları ve filmleri vardır. sürükleyici ama diğer önerdiğim dizeler kadar muhteşem değil ne yazık ki.. Ocak ayında 2.sezon için onay alan dizilerden. Yine de dediğim gibi işe yarıyor, zaman su gibi akıyor; inan bana!👍

Screenshot_2020-04-05-22-12-49
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Bazen olmuyor. .. Hatta o kadar güzel olmuyor ki, ancak bu kadar güzel olmayabilirdi diyorsun!”

Ah Muhsin Ünlü…

Nasıl ama sözün olmaması…

nar taneleri..
Tecrittekiler’e…

“Midas’in eşek kulakları var!”/ *You

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Hepsi aynı. .”

Bir hikaye geldi bu sabah aklıma ve burayı neden sevdiğimi hatırladım! Sevdiğim şeyin neye dönüştüğünü görüyorum. Ne zaman ki burası da bana dönüşür, işte o vakit kapı aralığında tozlanmış o bavul gibi alır giderim bedenimi, buradan da!

Ha sor bi; ‘Önemli mi bu?’ diye… Değil elbet,… Hepsi aynı!

Hikayeden yola çıkarak anlatırsam şu an hissettiklerimi,  dinle o halde:

(Kral Midas a ait iki efsaneden bahsedilir. Merak edenler için buraya link bırakıyorum. Benim aklıma gelen ve konu başlığı yaptığım hikayesine istinaden bu yazı çıktı sana!)

Alıntı yapıyor ve linkini paylaşıyorum:

Midas’ın Kulakları Efsanesi

Yunan Tanrısı Apollon ve Kır Tanrısı Pan arasında yapılacak olan bir müzik yarışması için Kral Midas yargıç olarak istenmiş ve uygun görülmüştür. Midas’ın oyu Pan adına idi, diğer yargıç ise oyunu Apollon için kullanmıştır. Apollon Midas’a sinirlenip güzel müzikten anlamayan bir insana ancak eşek kulakları yakışır diyerek Midas’ın kulaklarını eşek kulağına dönüştürmüştür. Efsane budur ki Midas artık bu kulaklarla halkının arasındadır. Midas,bunu gizlemeye çalışır susar ve kimselere bahsetmez ancak bir gün berbere gittiğinde berber Midas’ın kulaklarını fark eder fakat bunu kimselere anlatmaz. Bir süre sonra dayanamaz ve artık bunu içinde tutamayacağını ve anlatması gerektiğini düşünür, bir kuyuya gider ve haykırır…

Efsaneye göre kuyu, sulara, sular, sazlara bu şekilde Midas’ın sırrı herkes tarafından duyulur.

Önceleri burasıMidas’ın eşek kulakları var!‘ dediğim kör kuyu iken şimdi; zamanla etrafında oluşan sazlıkların her rüzgarda estiği ve estikçe hep bir ağızdan fısıldadıkları koca bir vadi oldu… Fısıltılara kulak kabartırsan duyarsın: ‘Midas’ın eşek kulakları var!’

Fısıltıları, duymamayı seçiyorum. Çığlığa dönüşüne dek sağır rolü yapıcam.

Diplerden, derinlerden su yüzüne çıkabildim. Artık, denizin üzerindeyim. .. Nefes alabiliyor, konuşabiliyor. .. Hatta sırt üstü dönerek güneşlenebiliyorum bile…

Derinler ile mücadelem bitmiş.

Sanrılar dinmiş.

Her şey yerli yerinde…

Tek yapmam gereken, ayağımı basacağım bir kara ya da tahta parçası bulmak. Veya bu şekilde; gittiği yere kadar…

Sanırım ‘umursamadığım’ yerdeyim. Oraya kadar gitmişim!

Bildiği gibi gelsin hayat… işimiz bu! 🎭

Hepsi aynı…

*Aslı nın Dizi Önerisi

(Dizi adı üzerine tıklarsan İmdb sayfasına gidersin!)

Seyrettiğim dizi önerisi: ‘You’ 2 sezon birden bir çırpıda seyrettim, bitti… 2018-2019 tarşhlerinde yayınlanmış ve 3.sezon için anlaşma yapılmış. Psikolojik gerilim türünde, kitap uyarlaması. Caroline Kepnes adlı yazarın best seller olmuş aynı isimli kitabından… Fena sürükleyici.. Tek kusuru 3.sezon 2021 de olması… Ya sen aşk için ne kadar ileri gidersin? Keyifli seyirler!

Screenshot_2020-04-03-03-16-44
*Aslı nın Dizi Önerisi…

“Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen, hem yolunu kaybedersin, hem dostunu! ”

N.Fazıl Kısakürek’ten kulaklara küpe niyetine. ..

Beni yolda mı bulmuştun sen?

nar taneleri..
Yol’a…

Coşkulu bir sakinlik içerisindeyim…/ *Manifest

Aslı nın Müzik Seçimi…

Evcilleştir beni…

Geçen yüzyılda ‘Yaban’ derlerdi, şimdi ‘Vahşi’ deniyor…

Ve en sevdiğim gün,  en sevdiklerimden olan ay ve sen ve ben…

Cuma, Nisan ve biz💕

Dünya savaşlarında ninelerim dedelerimi böyle beklemişler. .. Vuslat görünmüyor iken bile aşkla ve gülümseyerek. .. (Tam olarak böyle olmayabilir…)

Coşkulu bir sakinlik içindeyim. .. Öyle. ..🎃

Ailem sağlıklı ve neşeliyse, bizim de neşemiz yerinde, güvende ve biricik hissediyorsak. .. Daha ne?

“Her şey yoluna girecek!”; bu sözleri senden duymaya ihtiyacım var! Doğru zamanda doğru yerde olalım. .. Dileğim bu…

*Aslı`nın Dizi Önerisi…

Seyrettiğim dizi: Manifest’ 2 sezonluk bilim kurgu tadında, doğa üstü drama kategorisinde esas kıza pek ısınamadığım doğrudur. Tüm bölümleri ardarda seyredilecek aile dizisi. .. Kafamı dağıttığı kesin. 🎭

Screenshot_2020-04-02-22-06-57
Aslı`nın Dizi Önerisi…

“Bazen hayat seni bulunduğun yerden alıp başka bir yere koyar ve der ki; ‘Buradan devam et!’…”

 Plautus tan…
nar taneleri..
Günüm’e…

Krizi fırsata çeviren kim?/ *Westworld

Aslı nın Müzik Seçimi…

Çarşamba, Merkürün günüydü. ..

Bugün Jüpiterin günü, şans ve mucize ve bolluk… Ki perşembenin gelişi çarşambadan belli olurmuş…

Yaşanan krizler, insanları doğru yerlere yerleştirmene sebep olur…

Bu da krizi fırsata çevirir!

Bu gün susma hakkımı kullanıyorum. Siz de çizgi film seyredin azıcık. ..

*Aslının Dizi Önerisi…

Seyrettiğim dizi :Westworld’ 2016-2020 yıllarına ait, 3 sezonluk bilim kurgu ve fantastik; introsuna bayıldığım doğrudur. ilk iki sezonda ki kurgu hayatlar ve güç bende diyen insanların tatminsizliğine oyuncak olan insanımsı robotlar tekrar tekrar kullanılırken oluşan birikim ile insana benzer özellik göstemeye başlamalarıyla ve hangisi gerçek hangisi makina ikilemine sokması müthiş heyecanlıydı. Müthiş sürükleyici, beyin açan bir dizi… 3.sezon biraz yavan olmuş sanki; yine de gerçek yaşama karışıp tatminsiz kertele beyinli insanlara hizmet etmeleri iç gıcıklayıcı, öfkelendiriciydi. Ama ilk 2 nin hatrına seyrettim gitti… Keyifli Seyirler🎭

Screenshot_2020-04-02-21-52-01
Aslı nın Dizi Önerisi…

“Düştüğümüz kuyular sandığımız kadar dipsiz değil aslında, tutunmaya çalıştığımız ipler çok kısa…”

Charles Bukowski  den…

Algının yanılgısı ile boğulma!

nar taneleri..
İçimiz’e…

Gaia modunda Nisan biiir…

“İhtiyacın olan ne varsa al git, şimdi veda zamanı.”

 

Nisan biir…

Günlük işler ve baharın hafif sevinci ile daha kolay bir gündü ve elbette daha kolay bir kaç nefes!

Ve iki gündür yürüyüş yapıyorum. Hafif esneme de…

Ruhani bağlantı moodundan gaia mooduna geçmiş gibiyim… Yani kendimi seyretmek durumundan, bizzat sahnede olma olayı desem sanırım daha anlaşılır olacak.

“Sıcak tut evi!” talimatin her mesajında var. Muhtemelen tüm gün pencereyi açık tutup ürpererek yaşadığımı hissediyorsun. Bugün konuşmadık, muhtemelen de farketmedin. Serzeniş değil, sadece tesbit bu.

O tünele girmek istemiyorum. Sağ elim,  belimde ki silaha hızla gidiyor, hayatta kalma refleksi ile… Elbette belimde silah yok ve fakat görünmez bir makas var. aramızda ki bağı kesecek…

Şimdilik böyle apartta geçiyor zaman..

Tecrit günlerinde evde olmak ironik. Günlük işleri yaparken zaman hızlı akıyor. Nerdeyse her gece “Yine mi yatma vakti?” diyorum. Bir kaç sezonluk diziler deviriyorum ard arda… Sigarasiz hava sahasinda!

Her seyi bırakabilirim, bu konuda çok iyiyim! Aklında tut, istedim!

Screenshot_2019-12-14-01-48-56-1

“Kalbinizde yesil bir agac bulundurun, belki sarki soyleyen bir kus konar…” Lao Tzu.

Kendim’e…

 

Bugün Mart’ın en son günü!

“Evde kalmalıydım…”

Yine grinin elli tonunu kullanan ve beni kıllandıran bir gün!

Nerede bu güneş? Bu bahardan kim sorumlu? Bu havalar hala niye soğuk! ‘Zaten evdeler, gökyüzünü süsleyip napacaz, ısıtmak ve yeşillendirmek ve çiçekler, kuşlar derken çok masraflı ve meşakkatli bir iş! Tüm bunlara şimdilik gerek yok,’ diyen kim allasen?  Yönetim istifa!!

Bari pencerelerden görünen manzarayı ruhumuza neşe verecek şekilde yapsaydın, e-bunu da ben mi hatırlayacağım sana!

Bu havada uyunur, film seyredilir ve tatlı yenir… Katlı tatlı; leziz olmuş🍰

*Sınavlar yaklaşıyor,  ders çalışmalısın!

*Çocuk kitabı projesi?

*Egzersiz?!

Pencereden görünen iklimi bahar moduna al. Isıyı yükselt,  20 civarı olsun. Kuşlar ötüşmeye başlasın! Ve mucizeler…. Ve kaldığı yerden yaşam.

Sabah serinliği ve gece ayazı devam edebilir. Aşk ve yağmurlu anlardan bolca serp, Nisan’a yakışan gibi…

Bugün Mart’ın en son günü. ..

Kasvet ve kışı bitirelim. Darlığı ve zorluğu. .. Çirkine ve virana son!

Yarın evren bana muhteşem bir şaka hazırlıyor! Hınzır seni…

Şaka mı Şeker mi?

Screenshot_2020-03-29-10-29-33

“Bir kişinin başına gelebilecek en güzel şey; tüm zorluklara karşın yolunda olan ve her engeli seninle aşmayı göze alan birinin varlığıdır! ” desem aklınıza ilk gelen isim ne ya da kim olurdu?

Evren’e… Kim’e….

Tek başına değilim, sadece yalnızım!

 

Son bir kaç gündür kafam fazla karışıktı. Bu sabah gökyüzünde güneş ile eritip verince saçma buz küplerini, algım hız trenini sonlandırdı.

Hiç bulutsuz masmavi  gökyüzü ve pırıltılı güneş, ruhumu çözdü. Buzlarım çözüldü.

Yüzüm güldü. Yüreğim  sakinleşti.

Ve öğleye dek uyumaya devam ettim.

Sakız çiğnemeye başladım ve böylece şakaklarım daha az zonkluyor.

Anladığım ve anlamadığım bir sürü şey var.

Ve fakat bir şeyler hala doğru değil.

Uğursuz dendiği için atlanan sayılar yüzünden kafası karışmış, katlara numara yazan biriyim sanki. .. Hangi sayıyı atladık,  hangisi uğurlu,  hangisi uğursuz?  Kat; isimlendirilen rakamı temsil etmemeli, kaçıncı katta olduğunu belirtmeli, gibi… Kim olduğuma mı odaklanmam gerek? Yoksa ne yaptığıma mı?… Asansöre numaralar yapıştıran bir tabelacıyım! Ve hatalar yapıyorum. Büyük sistem hataları. .. Ya da bana öyle geliyor.

Tuhaf. Açıklaması zor.

Tek başına değilim, sadece yalnızım.

Mavi hap mı kırmızı hap mı?

Ya sen?

Hata mı yapıyorum,  hatalı yapmaya mı manuple ediliyorum? Ne yaparsam yapayım doğru mu olacak, illüzyonla doğrumu mu hırpalıyorum?

Mavi!

Screenshot_2020-03-29-10-33-33

“Sessizliğini duymayan birine sevdanı verme. Göynün incinir, uykuların ziyan olur.” der Neşet Ertaş. ..

Kendim’e… 

En çok ile en az arasında ki o ince sınırdayım…

“Bu kadar uzakta olan birine nasıl yakın olunur bilmiyorum…”

İçimde parça parça artan öfke dalgası ile yaşamayı bırakmam gerek. En çok ile en az arasında ki koşturmaya da bir son vermem…

Gözlerimi kapatmak…

Şakaklarım zonkluyor ve diş etlerim.

Evet, biraz vahşi ve biraz uysalım.  Emir kipinden, kapalı kapılardan ve tehlikede olmaktan,  hesaplı davranışlardan ve kandırılmaktan hiç hoşlanmam!

En büyük zaafım; sevdiklerim ve mahzun olan herşeydir.

Bu yüzden kalabalıktan uzak yaşarım. Kabuğuma çekilmeyi,  cephe açmamayı, ganimeti bırakmayı iyi bilirim. Konfor sahama kimseyi sokmam, kimsenin konfor alanına da girmem.

Bu sınırlarıma sinsice dinamit ile tuzaklar kuruluna kadar seni müttefik bildimdi. Daima kendi çıkarlarını korumak için diğerlerini yok sayan, yaralayan ve bunun farkında bile olmayan sana kadar korunaklı bir Şato da yaşıyordum.

Simdi, tüm cephaneliği  patlatıp,  sahip olduklarımı da bırakıp gitmeye hazırım.

Aksiyon filmlerinde de o sahneye bayılırım. Arka planda alev topları patlar, ve esas kız ağır çekimde kameraya doğru ilerler. .. Acı tatlı tüm yaşananların sonu gelmiş ve oyun bitmiştir. Tüm kötü adamlar ölmüş, acılar/neşeler son sahnede tükenmiş ve yeni maceralara adım atılmıştır.

“Festina Lente!”  Rome İmparatoru August

Martın ve kışın bitme sancısı olmalı bunlar… Nefes al, yavaşla. ..

Screenshot_2020-03-28-14-20-18

“Var mıydık? Belki, biraz.” E.Cansever’den buraya yazdım. Okusana…

Kendim’e ve Yol’a…

 

Ülkenin bir ucu sen, bir ucu ben’im artık!

İki büklüm yazıyorum.

İki kelime.

İki kişi var aklımda. .. İki düşünce! İkisinden, ikincisi n’olacak  biliyor musun?

Belki’ye tutunur mu insan? İkinci seçenek ikimizi kapsar mı?

2 meleklerin rakamıdır, ‘yanındayım’ der, yardım eder…

Her gün iki kelam yazıyorsun ‘kendine dikkat et’ diye.

Oysa ben dans ederken aynaya bakarım. Saçımı kuruturken  ve makyaj yaparken… Ve kapıdan çıkarken. .. Yani demem o ki; kendime bakmayı pek bilmem. Benim dikkatim, sevdiklerimedir. Yaptığım işe, seyrettiğim filme, okuduğum kitaba, sevdiğim adama, içimde yarattıklarıma, dışımda korunmalarına, güzele,  estetiğe,  neşeye, aşka, sevgiye, gülümsemeye bir de!

Ben kendime dikkat edemem ki, bana evren bakar… Sevdiklerim kollar… Neşe; korur, güzel; yapar… Ben olmasına izin veririm sadece.

Ve ötesine karışmam… Ki bazen olsun istediklerim için dua ederim. Ve fakat o kadar! İlahi sistem ötesini halleder ve usulca önüme koyar.

Seni uğurlarken dediğim gibi “Ayağına taş değmesin! ”

Seni ona emanet ettim ben. Ondan diledim…

Gidince ve sen… Bez bebek gibi kaldım burada ben, kıpırdamadan. .. Tek dileğim sen, gittin… Bir haber dün gece! Soluğum kesildi; şehrin kapıları kitlenince. ..

Dinle:

Yeni paragraflar yazılıyor…

Ordumu toplamalı,  cepheye çıkmalıyım. Bahar gelmiş gibi yapıyor ama soğuk keskin… “Kendimi sıcak tut”malıyım…

Üşüyorum.

Ülkenin bir ucu sen, bir ucu benim artık. Aramızda binlerce yıllık medeniyetler var. Aramızda ihtimaller var. Aramızda nehirler ve iç denizler var. Aramızda parsellenmiş iklimler var. Aramızda doğacak, ölecek her ihtimal var.

Bir ihtimal bile olsa…

Bana ordularını gönder,  ben kendimi koruyamam!

Screenshot_2020-03-26-17-28-15

“Yarın bizi beraber görenler; ‘kimdi o yanında ki ?’ diye sorarlarsa,  beni detaylı anlatma. Kısaca; ‘ömrümün kalanı..’ dersin! Ahh…” C.Süreya’ya bu dizeler için teşekkür ederim. Ahh…

Evren’e. ..

 

 

 

Katilimin parmağı ile bir ipucu bu!

Nefes alamıyorum.

Şehrime giriş çıkışlar kapandı!

Ve ben hasretin ilk paragrafında mahsur kaldım. Özlemin ikinci hecesine tutunurken adının harfleri boğazımda kaldı.

Tüm gün bir çuval gibiydim. Oturduğum yerden kalkamadım. Hava küplere binmiş girmiyordu burnumdan. Bedenime taş doldurmuşum da  Atlantis’i yutan sulara atılmışım gibi boğuluyorum bu anakarada…

Bir rüyanın tam ortasında uyanmışım… Hangisi gerçek hangisi düş, bilmiyorum.

İngiliz sicimine bağlı boynum salınırken gecede, biri ipi kesmiş… Düşmüşüm. Bir çuval gibi, boğuluyorum. Kıpırdayamıyorum. Sesim soluğum buz tutmuş, uyuşmuşum…

Olacaklar ya da olmasını dilediklerim gasp edilmiş. Cebren ve hile ile tüm ruhum, bedenimden çekilmiş. ..

Uykulu ve uyuşmuşum.

Yazan ben değilim,  katilimin parmağı ile ipucu bırakıyorum.

Bir can olabilir. Olursa…

Ah sevgili kaderim, tüm dualar bu an için miydi?..

Peki,  öyle olsun!

Screenshot_2020-03-27-13-33-17

“Kalbimin içersinde sen varken her şeye katlanabilirim.” Franz Kafka Milena’ya Mektuplar  kitabından. ..

Evren’e ve Aşk’a… 

 

 

Uykularını borçlandığın da benim…

“Sadece gözlerini kapat, güneş doğduğunda iyi olacaksın!”

Senin, benim ve hepimiz adına şifayı gecemize alıyorum. .. Ve ihtiyacımız olan ile iyilestirileceğiz… Yarayı açan pansuman olacak!

Parmakların yaralanmıştı bedenimi, şimdi o parmaklar merhemi  sürecek ve iyileştirecek. Göreceksin!

Elbette savaş yaraları gibi sevginin de yaraları iyileşecek!  Ve ben bu yara izleri ile hep gurur duyacağım. Duyacaksın!

Her iz, insanın kendine hatırlatmasıdır; yaşadığı gerçeği!

Seni sevdiğim baştan sona gerçek,  inanmalısın!

Huzurlu uykularını borçlandığın da benim…

Hadi dönüp durmayı bırak ve tavanda ki bakışlarını çevir bana. Usulca kapatıp gözlerini. .. Son görüntün benim yine. Soluğum ninni söyler,  dinle.

Güneş doğana dek güvende bedenin, bedenimle!

Screenshot_2020-03-25-21-28-45

“Nasıl aydınlanıyordu gün? Güneş doğunca mı? Kapılar açılınca mı? Kuşlar uçunca mı? Sen gelince mi?” Mutlaka sen gelince olmalı da karanlıkta kaç gün yaşanır, ya da ay?…

Aşk’a…

 

 

 

Gönüllere yüklenen umut sağolsun!

Bitti mi her şey?

Şefkatine sığınmıştım oysa…

Merhamet dilemiştim Tanrı’dan; önce bana sonra sana…

Gelmemiş mi daha?  Ah bu kargo firmaları,  ah bu kuryeler!  Evde yoktunuz diye mesaj da çekemiyorlar artık. ..

Desene iç oldu bizim Tanrı’dan gelen merhamet dolu paketimiz…

Olsun…

Canımız sağolsun be Can🐾

Yeniay’in kutlu olsun. Tüm evrene umutlu olsun!

Senin, benim, ailemin ve hepimizin canı sağolsun. ..

Sarılmaya hasret gönüllere yüklenen umut sağolsun!

Screenshot_2020-03-20-08-51-14

“Sahiplenmeye çalıştığın herkes ve herşeyin tutsağı olursun” diye okuyunca, bu yazıda paylaşmak da farz oldu.

Evren’e ve Aşk’a…

 

 

 

 

Hayra yorduğum kuş seslerine…

Ne çok severdim bu şarkıyı;  cheers darling!

Kadehlerin çınlaması…

Sosyal kısıtlama olayı tam zamanında geldi, hoşgeldi👒

Kanepemde kahveden ve çamaşır suyundan kafam güzel,  ki kafam kendinden bile güzel bi haldeyim. Yazıyorum. Okuyorum. Çok ender olarak da (evdekilerin sosyal tanımına uymak için bir şeyler seyrediyor gibi yaparken dalıp gidiyorum bize, hep bize…) bakar gibi yapılan seyretme halleri…

Buzdolabının en sadık müşterisiyim.

Uyuşmuş haldeyim, başım da bir zonklama, kalbim güm güm. .. Hayra yorduğum  bi sürü şey ile…

Pencereme gelen kumrular… Vıcır vıcır öten serçelerin sesleri… Pırıl güneşin yumuşaklığı… Gri bulutun serinliği. .. Geçen araçların sesleri… Telefona gelen firma paylaşımları… Gelen mailler. . Whatsapp mesajlarım. .. Dizimin tutan sızısı. .. Dişlerimi sıkmaktan zonklayan diş etlerim.. Uykunun göz kapaklarıma kurduğu çadır. .. Ve aklımda fikrimde biz!

Yaşam bitmiş de beni burada unutmuş gibi…

Kaç gün daha…

Screenshot_2020-03-19-23-48-08

“Biri sizi üzüyorsa, mutlaka mutlu ettiği bir başkaları vardır.” demiş Charles Bukowski… Şerefine Sevgilim!

Hiç Kimse’ye… 

Ya da ben öyle sanıyordum…

Yine rüyamda gördüm seni, bir hafta içinde hatırladığım iki rüya da esas oğlandın!  Canım benim.

Mücveri çok seven birine, ıyyy desen… Mücverden vazgeçer mi? Senden mi vazgeçer yoksa? Ya daaa… Senin yanında Mücver demekten ve yemekten mi vazgeçer?  Hadi bi düşün istersen😉

Küheylan! Dumanlı dağların eteklerine kurulmuş bir yaylada, bereketli toprağında, özgürce ve vahşi yaşar… Başına buyruk, teni kavruk. ..

Tamam tamam, epeydir görmediğim doğrudur ve özleme seviyem, bünyeme halisinasyon gösterecek derece yukarı çıkmış olabilir.

Hepinize gülüyorum şu an, düşünsenize ben son bir kaç yıldır şu an hepimizin yaşadığı gibi yaşıyordum. Öyle aile, sülale,  iş, güç, kanki gibi ortamı genişleten unsurlardan kısıtlı bir şekil hem de. Toplam bir elin parmaklarını geçmeyecek temasa sahip kadarıyla!

Çok değerli hepsi… Çünkü ender ve mucizeviler.

Burada uyumsuz tek şey; O.

O benim ortalığa çıkarmadığım gölge yanım, o benim arka bahçede keyfi sunan hamağım, arka sokakta ki cam kıran topum, gökyüzünde ki güneşi sobeleyen beyaz köpükten bulutum, tüm kirimize rağmen 20 saniye kuralı ile köpürterek yıkanıp arandığım sabunum, o benim sağ duyum, on görüm, böbreğim,  Alyuvarım,  dna iplikçiğim…

Ne benim ondan, ne onun benden vazgeçmesi olası değil. O benim, ben onun kaderiyiz. Nokta😍

Çünkü o benim gizli hazinem,  en değerli mücevherim! Canım o benim!…

Ya da ben öyle sanıyordum.

Screenshot_2019-11-20-13-08-49-1

“Gözdür alemi gezer de, meyil birine olur.” Ne güzel bir söz,  yazmasam paylaşmasam olmazdı. ..

Kendim’e ve Aşk’a ve Evren’e… 

Ve fakat gidemedim değil, gitmedim!

Benim de ayaklarım var, benim de bacağım tutuyor… Benim de canım; özgür kuşları, yumuşak pammuk gibi bulutları, başı dumanlı yeşil dağları, beyaz köpüklü okyanusları çekiyor.

Alıp başımı, omuzlarımı, kollarımı ve bacaklarımı elbette tüm organlarımın da içinde olduğu dişil gövdemi, gidemez miyim? Gitmez miydim sanıyorsun?…

Ve fakat gidemedim değil, gitmedim.

Kalmadım değil,  kalamadım.

Dualite!

Tüm dualarımda daima sen vardın. Neyi çok merak ediyorum  biliyor musun; sen hiç, benim için tanrıya, bir tek kere bile olsa; dua ettin mi?

Başka sorum yok, Sayın Hakim bey!

Screenshot_2020-01-07-00-35-42

‘Fakat Müzeyyen bu derin bir tutku’ adlı filmden bir sahneyi buraya bırakıyorum. Sahne repliği ile birlikte… An’ın duygusuna uygun olarak. Ahh Müzeyyen!

Kendim’e ve Aşk’a ve Evren’e… 

 

Bitene kadardan, yetere kadar dayandım!

Sizin hiç kollarınızda sevdiğiniz öldü mü?

Ruhunu nefes gibi içinizde yaşatmaya çalıştınız mı?

Yokluğunun ardından aylarca yıllarca, yas tutamayıp, bir hayalle yaşamaya çalıştınız mı?

Gitmesine izin vermekten başka çare bulamayıp,  zombi olmamasına karar vermek zorunda bırakıldınız mı?

Bittiğini bile bile, gittiğine inanmadan, mış gibi yapıp bir aşkın içinde tek başına doya doya yaşadınız mı?

Sevdiğinizi,  sevgilinin avatarına itiraf ettiniz mi hiç? O kavuk bile dile gelip, duyduğuna yemin edeceğim kadar güzel sözler söyledi mi size?

Kendini bir fırtınanın ortasında,  dımdızlak buldunuz mu, duşta şarkı söylüyormuşçasına eğlenerek hem de!

Hatırlayabildiğiniz tüm rüyalarda yuvadaş iken, gerçekte yoldaş bile olmadığınızın derin üzüntüsünü yaşadınız mı?

Her şeye rağmen, bitene kadardan  yetere kadar dayanıp, arkanızı dönmenize bile gerek kalmadan hızla uzaklaştığını gördünüz mü, canınızı bile vererek kaldığınız o mucizevi sevinin!

Onsuz hayat donarken, bensiz pekala neşeyle geçtiğine şahit olmanın utancını anlatabildiniz mi kendinize?

O halde canlarım,  siz gerçekten şanssızsınız!

Cesaretin ve aşkın gözünden bakılmadan yaşam, yoğurtsuz mantıya benzer. Aşkın içinde yoğrulan aşıklar, koşulsuz sevgiden koşulsuz kabule geçerler. Var ötesini siz düşünün.

Corona günleri acıkma hızıma yetişemiyorum😉 Yiyerek solumda ki boşluğu dolduramaz mıyım?

Screenshot_2019-11-17-17-55-13-1

“Aşk aşırı solcudur. Bu yüzden insanların sol yanını hedef alır. Ve aşk bu kadar solcuyken içinden sağ çıkmak imkansızdır!” Deniz Gezmiş’den yüreğine sağlık bir sözü seçtim, bugün.

Evren’e ve Aşk’a…

 

 

“Onu sevdiğini biliyorum ama bitti dostum!”

Korkuyor muyum? Evet!

Ayağa kalkıp yürümeye devam etmeliyim.

Bıraktım seni, teselli edecek bir dosta bahsedemeden ve cesaret etmeme yetecek teselliyi alamadan hem de.

Olsun, başa çıkabilirim.

Tecrit günlerinde aşk. Pardon ayrılık… Aman işte, ayrılıkta aşka dair…

Uzun zamandır cesaret edemediğimiz bir son ya da bir başlangıç bu!

Güneşli bir perşembeden cumaya gidiyoruz dolu dizgin. Bir yanım sigara bir yanım bahar bahçe…

Gülümseyen doğa adına, güneş pırıl ve kuşlar coşmuş. Bir virüs eksikti, artık o da geldi, her şey tamam!

Bir ben yarım, bir ben şaşkın!

Oldum olası karışamadığım kalabalığın karşı kıyısında, çöreklenmişim kanepeme yazıyorum: Hep sana, yalnız sana;  off…

Silkelen diyor zihnim, güneşin önüne gelen koyu gri bulut, serinletiyor odama giren havayı. Ama kuşlar geveze,  koro halinde devam  ediyorlar baharı müjdelemeye…

“Uzaklaşmak asla kolay değildir,  bırak gitsin.” diyor üstte ki ironik klipte…

“Onu sevdiğini biliyorum ama bitti dostum!” diye ekliyor şarkı.

Screenshot_2020-01-06-15-20-40

“Kırıldıkça değişirsin, değiştikçe güçlenirsin. Güçlendikçe umursamazsın; onlara teşekkür et!” Natsume Soseki’den paylaşımım. ..

Kendim’e… ve Aşk’a…

 

 

 

 

Burada, fütursuzca yol almak ile ilgili…

Tecrit günlerine devam…

En sevdiğim sayılardan biri ve asal ve asil bir sayı 19: Yani bugün.

Dünyayı dize getiren virüse takılan sayı da bu!

Enteresan. ☺

Eh malum tüm dünya evinde oturuyor, ya da ben öyle sanıyorum.

Hal böyle olunca, sosyal medyada harcadığım zaman artmış diye düşünülse de, pek değil. Burası hariç yazılanları okumak istemiyorum artık.  Burası tecrit bölgesi gibi. Hepimiz özerk kişisel alanlarımızda özgürce kendimizi gerçekleştiriyor ve interaktif olarak bazen etkileşiyoruz. Ve ben burada böyle fütursuz yol almaktan müthiş bir haz alıyorum! Burada olan diğer yazan arkadaşlara başarılar diliyorum. Ki başarı ne bu bağlamda?

Beğeniler, takipçiler ve yorumlar. Yani eski dünya düzeninde pek değeri olmayan etkileşimler sadece.

Ki bunlar, Çoğu zaman bana verdiği gayret sayesinde adım atabilmeme sebeptiler. Teşekkürü bir borç bilirim. İyi ki varsınız!  (Reverans)

Özlediğim dışarı yaşamı yerini sakındığım dışarı yaşamı aldı; bu sıralar benim için,  tek fark bu…

Biliyorum, çok sırdaşı ve fakat durum bu!

Evi süpürüp silmem gerekli ama canım istemiyor diye erteliyorum. Sanırım bu sefer başaracağım 😉💦

Kim bilir belki bir kaç esneme hareketi bile yapasım gelir ha, ne dersiniz?

Sigaranın yerine yemeyi koymamak için bir çözüm buldum. Planımda olup da adım atmadığım onlarcasından biri bu elbette: Çocuk kitabı!

Tasarımı bitmiş. .. Resimler yapıp boyayıp hikayelerini yazacağım. Üç seri, her seri dört kitap.

Burada paylaşırım, belki.

Elinde denizci feneri, Küheylan’ı arayan tarafımdan daraldım,  sıtkım sıyrıldı artık.

Her ilişki aynalık yapar ya kişiye, eh ben de fena değildim bu uzun ilişki eğitimi boyunca hani. Değiştim,  dönüştüm. Sadece biraz da icraat diyorum.

Kendime dönüyorum. Hep olduğum yere, merkezime! Sevgim, yüreğim aynı, olduğu gibi yerli yerinde…

Küheylan’ı soranlara yanıtımdır; Her şeyi göze almak ve gözden çıkarmak arasında ki ince çizgideydim… Ve siz bunun ne demek olduğunu iyi bilirsiniz!🐾

Screenshot_2019-11-01-12-08-46-1

“Aşk; tek kişilik bir cinayettir ve herkes kendine kıyar sevdiğini öldürmeden önce…” Haydar Ergülen’den an’a uygun…

Evren’e… ve Kendim’e…

Bırakıyorum artık, önce sigarayı…

“Eve giden yolumu bulacağım..”

Evdeyim. Kanepemde.

Güvende.

Tecrit günlerinde.

Yutkunsam boğazım acıyor. Nezlemin izleri ve baharın artistik halleri… Alerjik rinit darlamaya başladı beni. Öksürük ve hapşırma devam yani. Bi Covid19 eksik!

Oysa en sevdiklerimden uzaklaşmam gerekli… Şu yeni Corona virüsü yüzünden sigaraya bir son vermeliyim. Akciğer kapasitem sorunlu.. Son on yıla yakındır aktif olmayan koah beni az riskli gurubuna koyuyor. Sorunsuz geçirdiğim yıllar ile sigaraya başlamak hoş olmuştu. Yolun sonu! Paketim bitince, içmelere son vereceğim.

Bu şekilde düzenli bir programa uymalıyım.  Beslenmemi düzenlemeli ve egzersize başlamalıyım. Biraz disiplin; zihnime, ruhuma ve bedenime iyi gelecektir.

Peki.

Yeni bir yaşam düzeni ve esenlik için!

Nefes almam gerekli, akciğerim ve akıbeti için bu adımı atıyorum. Ki atılacak bir kaç adım da peşinden gelecek.

Yeni Dünya düzeni için yeni bir şablon,  hepsi bu!

Bırakıyorum artık, önce sigarayı. ..

Sırada ne var, bil bakalım!

Bir damla ışık, koca bir aydınlığı deler. Ve fakat, gölgeler güneşi lekeleyemez, bilirsin…

Tipinin ve soğuğun vurduğu bir istanbul gecesinden gülümsüyorum “pes etmek yok!”

Bahara hazırlanıyorum, sen de hazırlan bu yeni geleceğe. ..

Bilirsin; gelecek de bir gün gelecek!

Screenshot_2020-03-13-23-55-48

“Hepimiz aynı bataklıkta yaşıyoruz ama bazılarımız yıldızlara bakıyor!” Oscar Wilde’dan paylaşımı seçtim burada.

Kendim’e… 

 

Evrile devrile buraya kadar geldik!

Bekleme yapma!

Şu dizinin tüm sezonlarını seyrettim: YOU! 2021’i  beklememiz gerek gelecek sezon için. .. Bu mümkün mü?  Heyecanı damarda tutmak ve kaldığım yerden devam etmek mümkün mü?

Geçen seneyi düşünüyordum da; berbat bir kıştı ve 3 aydan sonra muhteşem bir bahar başlamıştı aramızda. .. Derken yaz koca bir fiyasko idi!

Evrile devrile buraya kadar geldik!

Daha nereye gideceğiz ki?!

Zurnanın zart dediği yerdeyiz artık bence.

Covid19 bahane değildi,  gerçekten merak ettim. Sadece sağlığını!

İyiymişsin, hep öyle kal!

O kadar.

Screenshot_2020-03-13-10-10-50

“Bekledi, bekledi, bekledi… Önceleri sabırla sonra delice bir huzursuzlukla, en sonunda gözyaşları ile…” Yakıcı Sır/Stefan Zweig’den bir paylaşım.

Küheylan’a…  

 

Ekmek ananın elleri gülümser…☺

“Gülümsemeni kaybetme, başka hiç birşey önemli değil!”

Anlamaya çalışıyorum… Baktığın yerleri… Gördüklerini… Düşünce sistemini… Duygularının çıkış yerini,.. Batışını… Analiz sonrası bulduğun fikri, tartmanı… Sonucu uygulamaya geçişini… Adım adım ilerleyişini…

Umrumda değil artık.

Seni sevmek ile seni yaşamak aynı değil.

Seni anlamak ile seni haklı bulmak ta aynı değil.

İnan değil.

Buruşmuş, yıllarca sana ekmek pişiren o eller… Bir bakmışsın,  iç içe geçmiş kucağında toplanmışlar. Öylece… Masum! Artık dokunacak tepsi yok. Kuzine yanıyor mu, bilmiyor. Un çuvalı kilerde,  gidilemez ya da ulaşılamaz.

Su içer gibi iki avucunu aç ve birleştir bir birine. Ve uzat o yaşlı ellere. Avuçlarının içine koy ve öp o elleri! Dudağını ve yanağını sür. Ve bırak yüzünü, avuçlarında ki ellerin üzerine. Öylece kal.

Hiç bir şey deme!

Ekmeği özle ve o kucağa başını bırak.  Bırak ekmeğin kokusu saçlarını okşasın.  Kokusu karışsın sabahına.

İşte o an, tüm açların hayali olur kokusu.

Sabah köşedeki fırından çıkan ilk ekmek kokusu. Soluduğum tüm anlarım adına. Hasretine katık bulayım gibi.

Dumanı üstünde sıcacık. Pazar kahvaltısına en çok yakışan…

Sahanda kırılmış iki yumurtanın kavalyesi…

Ev terliği kadar sıradan,  basit, önemsiz ve eskimiş.

At gitsin, yenisi alınır.

Ekmeği unut, kolesterol yolları kapatmış.

Öylece bırak eski ev terliklerini ve ekmek için görmediğin boynu bükülmüş o elleri…

Screenshot_2020-03-15-12-33-48

“Aklım mı? O yüzsüz bir misafir, hep sen de kalıyor…” C.Süreya’ya sevgiler buradan ve bu anda ki duygulardan…

Küheylan’a…

Bitmeyen bir soru bulmuşum…

Aslı nın Müzik Seçimi…

“Duyuyorum ama algılayamıyorum, bir daha söyle…” derdim bazen. Şimdi ise “Algılıyorum ama duymuyorum ki hiç bir şey!”

Hiç olmamış bir bize tutunmuşum gibi bunca zaman…

Ki bizden geçtiğim doğrudur.

Seninle aynı seviyedeyim yani; senin varlığını kabul ediyorum.

Öylece oturuyorum. Bu sonucu hazmetmek için bekliyorum.

Yine bir pistte tek başıma dans ederken bulmuş gibiyim kendimi… Ne saçma di mi?

Bitmeyen bir soru bulmuşum…

  • Sen de bu cümlenin imlecisin sadece…
  • Umarım yaşamında kendi cümleni bulur ve aynada gördüğünden memnun olursun.
  • Etkileşime girmeden, parmak ucumda yürümekten sıkılsam da “İyi misin?” diye soran yanını özlediğimi bilmesen olur bence…

Belki artık susmalıyım.

Screenshot_2020-03-13-09-54-00

” Beni anlamıyorlardı. Zarar yok. Zaten beni kimler anlamadı.”

Oğuz Atay’dan…
Küheylan’a…

“Bizden bi cacık olmaz!”

Bahar geliyor şehrime,  nazlı nazlı…

İklime düşen cemre, yüreklere de düşer elbet!

Aklımın deliren ekranında; son zamanlarımızı, fütursuzca görüntüler ile seyrediyorum.  Ah diyorum,  ahhh…

Olmayını oldurmak mı, var olanı çarpıtmak mı…

Bulunduğum noktadan bakıldığında, yenilir yutulur bir tarafı yok!

Kabullendim.

Argo olacak ama “Bizden bi cacık olmaz!” balım.

Ve fakat ben, sevinç ile baharı karşılıyorum. Olmazsan olma…

Silktiğim omzumu alıp, büktüğüm dudağımı sana bırakıyorum. Bize de sağ elimin bir parmağı ile işaret çakıyorum!

“Ne halin varsa gör!” diyerek hem de…

Screenshot_2020-02-01-21-19-55

“Bazen yanlış tren, seni doğru istasyonda indirir.” The Lunchbox’dan buraya yazsam ne fayda…

Küheylan’a…